Hepinizin bildiği gibi 20 Haziran Cuma gecesi Türk A Milli Futbol Takımı, futbol tarihine geçecek, inanılmaz bir zafer kazandı.

Maç bittiğinde saatler zaten gece yarısını geçmiş, tarih 21 Haziran Cumartesi olmuştu. Dünyadaki tüm Türkler gibi ben de sevinç kutlamaları içinde uykusuz bir gece geçiriyordum. Nasıl uyuyabilirim ki? Maçın 119. uncu dakikası oynanırken tüm ümitlerimizi yıkan golü yiyerek mağlup duruma düşüyoruz.120 dakika bitiyor. 2 dakika uzatma oynanıyor ve bitime 10 saniye kala kendi kalelerinden bizim yarı alanımıza uzatılan bir topta 2 Hırvat oyuncu birden ofsayta düşüyorlar. Kendi yarı alanlarında kalsalar top yere inince zaten maç bitecek. Ama ilahi bir güç onlara bu hatayı yaptırıyor ve top serbest vuruş yapmak üzere bize geçiyor. Hakem saatine bakıyor, bitiş düdüğünü çalmak için düdüğünü ağzına götürüyor. Fakat düdüğü çalmasına fırsat kalmadan kalecimiz Rüştü Rençber uzun bir vuruş yaparak topu rakip ceza alanına gönderiyor.Top yere değince düdük çalacak ve mağlup olacağız derken Semih Şentürk, o topa yere düşer düşmez öyle bir şut atıyor ki tarihi bir gol olarak Hırvat ağlarını sarsıyor. Tüm bu olaylar hakemin bitiş düdüğünü çalmasına fırsat kalmadan oluyor. Sonra......Sonrasını hepiniz biliyorsunuz.Tüm dünyanın bildiği gibi...Penaltı atışlarında rakibini yenen millilerimiz yarı finale çıkıyorlar. Avrupanın 4 büyük takımı arasına giriyorlar.


Tüm dünyadaki Türk'ler kutlamaya başlıyorlar bu başarıyı.

Saat 01.28 cep telefonum çalıyor.

Açıyorum.

Karşımda 'Hocam ben Doktor Albay Mecit. Bakü'de bayram ederik. Sevincimizi bölüşmek için aradım' diyor.

Anımsıyorum tabii  Doç.Dr. Alb.Mecit Oruçoğlu Mesimov'u. 10-12 Mayıs 2008 tarihinde Türk Plastik Cerrahi toplantısını Baküde yapmıştık.(Türkiye-Azerbaycan I.Plastik Cerrahi Günleri.)  Dr.Mecit o toplantıda Karabağ çarpışmalarında yaralanan Azerbaycan askerlerine uyguladığı ameliyatlardan örnekler sunmuştu. Çok başarılı ve yetenekli bir cerrahtı. Konuşmasından sonra kendisini tebrik ederken bana 1974 Kıbrıs Barış Harekatındaki durumumu ve anılarımı hatırlattın demiştim. Çünkü harekatın Mesul cerrahı olarak benzer durumlarla çok karşılaşmıştım.

İşte sevgili okurlarım ,Azerbaycan'lı Doktor Albay Mecit Oruçoğlu Mesimov ile aramızda böyle bir iletişim ve kader arkadaşlığı bağı kurulmuştu.

Milli zaferimizden sonra bu kardeşim Türkiye saati ile 01.28 ( Azerbaycanda 03.28) de beni arıyordu.

Tebrik etmek değil sevincini bölüşmek için.

Bu ne büyük bir dostluk,kardeşlik bağıdır?

Bu ne biçim bir Türk olduğunu ilan etme gururudur?

 Bu telefondan çok duygulandım aziz okurlarım. Olayı sizinle de bölüşmek istedim.

Orada bir ülke var, bizim milletimizin yaşadığı bir ülke.

Gitmesek de görmesek de o halk bizim halkımızdır.

Bizim kardeşlerimizdir
.

''Bir Millet, İki Dövletiz''
  diyen Rahmetli Heydar Aliyev'i saygı ile anıyor, sevgili Dr.Mecit kardeşimize nice sağlıklı başarılı yıllar diliyorum.


  Sağlıcakla, hoşçakalın.

 Doç.Dr.Harun Özkan / www.hurriyetport.com

Estetik-Plastik Cerrahi Mütehassısı

 www.harunozkan.com.tr Yayın Tarihi: 2011-03-20 16:09:24