Dikkat !!!!!
Güneş Işını Cilt Kanserlerini Tetikleyen En Büyük Etkendir!
Merhaba sayın hurriyetport.com okurları.
Bu yazımda sizleri, yazın güneşli günlerinde bekleyen büyük bir tehlike konusunda uyarmak istiyorum.
Cilt kanserleri 65 yaşından sonra insanların hemen hemen yarısında görülür. Yaşlanmış ve dış etkenlerin tahrişlerine karşı koyamayacak şekilde yıpranmış, incelmiş cilt’lerde kolayca kanser oluşmaktadır.
Şunu demek istiyorum.
Tahrişler ve bazı iç, dış etkenler cildin koruma mekanizmasını yıkarak cilt kanserlerinin ortaya çıkmasına sebep oluyorlar.
Tahriş yapan dış etkenlerin en başında da güneş ışınları gelmektedir.
İkinci sırayı ise giysilerin sürtme etkileri ve kaşımalar almaktadır.
Yaşlı kimselerde ortaya çıkan ve güneş lekeleri denilen açık ya da koyu kahve renkli lekeler cilt kanserine dönüşme potansiyelli yerlerdir. Tıpta biz bunlara SENİL KERATOZ diyoruz. Bu tür lekeleri olanların direkt güneş ışınından kaçınmaları gerekir.
Cildimizin rengini melanin denilen hücreler verir. Bu hücreler melanosit denilen ve derinin en alt tabakasında yerleşmiş olan özel hücreler tarafından üretilirler. Melanin hücrelerinin bir görevleri de vücudu güneş ışınlarına karşı korumadır. Bu hücreler güneşli mevsimde çoğalırlar ve cildimiz bronzlaşır.
Ancak bronzlaşma uğruna güneş ışınında fazla kalma durumunda bu koruma bariyeri yetersiz kalabilir. Yani her şeyin fazlasının zararlı olması gibi… Bu kural SOLARYUM içinde geçerlidir.
Peki… Ne yapalım?
Yazın tadını çıkarmayalım mı?
Güneş demek sağlık demek değil mi?
Hani güneş giren yere doktor girmezdi?
Çok haklısınız bu soruları sormakta.
Ancak bu sözler atmosferdeki ozon tabakası delinmeden önce geçerliydi…
Şimdi ne mi yapalım.
İşte önerilerimiz.
- Yukarıda belirttiğimiz senil keratozlu yaşlı kimseler güneş ışınından mutlaka korunsunlar.
Gölgede ve şemsiye altında güneşlensinler.
Güneşe çıkacakları zaman geniş kenarlı şapkalar ve uzun kollu giysiler giysinler.
- Özellikle Çocuklarda ve gençlerde cilt üzerine güneşten koruyucular yani SPF (Sun Protection Factor) kullanılmalıdır.
- Güneşten koruyucu faktör hem UVA hem de UVB ye karşı koruyucu olmalıdır. Üzerindeki yazıyı mutlaka okuyunuz.
- Güneşten koruyucular suda erimeyen türden ve 45-60 koruma faktörlü olmalıdır.
- SPF kremleri ile bronzlaşma kremlerini karıştırmayınız sakın. Bu iki tür kremin etkileri birbirlerinin tam aksi yöndedir. Yani bronzlaşma kremleri güneş ışınından koruma amaçlı değil daha çok güneş ışını almak ve daha çabuk bronzlaşma amaçlıdırlar.
- Tüm bu önlemleri alsanız bile uzun süre güneş altında kalmayınız. Güneşlenme süresi bir saati geçmemelidir.
- Özelikle yüksek tansiyon ve kalp hastaları ile 50 yaşın üstündekiler 10.00-16.00 saatleri arasında denize ya da havuza girmesinler.
- Güneş altında kan sulandırıcı ilaçlar ve alkol almayınız.
Hepinize bol güneşli ve sağlıklı günler diliyorum efendim.
Doç.Dr.Harun Özkan
Estetik Plastik Cerrahi Uzmanı
Yorum yazın
Yorumunuzun yanında gösterilir.
Gizli tutulacaktır.
Eğer bir siteniz varsa, buradan link verin.