MEDYATİK DOKTORLAR!

Televizyonda izliyorum.

Adının yanında doktor titri var.

Heyecanlı bir şekilde şişman hastalarını nasıl zayıflattığını anlatıyor.

Sadece anlatmakla kalmıyor onların resimlerini reklâm katalogu şeklinde hazırlamış canlı yayında herkese gösteriyor.

Şişman bir kadın resmi ve hemen yanındaki sayfada aynı kadının zayıflamış halinin görüntüsü.

Gerçekten de dramatik fark var resimler arasında.

Çok zayıflamışlar.

Önceki halinde 140 kg olduğunu ama 6 ay içerisinde bu kadını 70 kg zayıflattığını etkileyici bir şekilde anlatıyor.

Doktor rakamları açıyor.

Her insanı her ay kilosunun % 15 i kadar rahatlıkla zayıflatabildiğini söylüyor.

Bunları kendi özel yöntemiyle yaptığını anlatıyor.

Tabi bu arada sorular geliyor.

Bu kadar sürede bu kadar çok kilo verilirse sarkma olmaz mı diye soruyorlar doktora.

Hayır diyor doktor.

‘’Benim yöntemimle zayıflarsanız kesinlikle sarkma olmaz’’.

Bu arada kırışıklıklardan bahsediyor.

Yüzdeki.

Onlardan kurtulma yöntemlerini anlatıyor.

Anlattığı şeyleri burada tekrarlamak istemiyorum.

Ama şunu söylemek istiyorum.

Anlattığı şeylerin hiçbiri doğru değil.

Doğru değil.

Çünkü doktor hiç bir konuda uzman değil.

Ama stüdyoda hiç kimse itiraz etmiyor, edemiyor.

Nasıl etsinler ki konuşan bir doktor.

Konu ne olursa olsun. Neticede bir doktor konuşuyor ve mutlaka bu doktorun bir bildiği vardır.

Söylediği şeyler doğrudur diye düşünülüyor.

Oysa öyle değil.

Bazı meslektaşlarımız ne yazık ki doğru yapmıyorlar.

Uzmanlık alanları dışında ve bilgi sahibi olmadıkları konularda fikir yürütüyorlar.

İnsanlara yanlış bilgi veriyorlar.

Bunun faturası ise yalnızca bu bilgileri kullanan kimselere yada bu meslektaşlarımıza değil bütün doktorlara kesiliyor.
Güven erozyonu oluyor.

Peki bunun çözümü nedir?

Çözümü şu;

Hiçbir meslektaşım kendi uzmanlık alanı dışında iddialı açıklamalarda bulunmayacak.

Televizyonlar hangi konuda halkı aydınlatmak ya da bilgilendirmek istiyorlarsa o konunun uzmanı meslektaşlarımıza ulaşacak.

Onlar konuşacak.

Bütün doktorlar kendi uzmanlık alanları dışında en iyimser şekli ile yarım bilgiye sahiptir, tam değil.

Hepimizin ‘’yarım imam dinden, yarım doktor candan eder’’ lafını hiç unutmaması lazım.

Hiçbir medyatik doktorun görevi insanları candan etmek olmamalıdır çünkü.

Medyatik de olsalar doktorların ilk görevi insanlara zarar vermemektir!

Doç Dr Hayati Akbaş / Hurriyetport.com

drhayati@hotmail.com

www.fbm.com.tr

 

Yayın Tarihi: 2011-03-20 16:03:49