Medyatik doktorlar derken kastım medyada yer alan, medya yolu ile düşüncelerini, fikirlerini, tabiî ki mesleki anlamda, topluma anlatan doktorları kastediyorum.

Bu anlamda elbette ki bende medyatik doktorlardan birisiyim.

Medyatik doktor olmak olumlu bir özellik midir yoksa olumsuz bir özellik midir vs diye düşünüldüğünde bunun olumlu ya da olumsuz bir şey olduğunu ima etmemek gerektiğini düşünüyorum.

Burada önemli olan medyada farklı şekillerde zaman zaman yer alan bizlerin mesleklerimiz ile ilgili konularda konuşurken uymamız gereken bazı kurallar olduğunun bilinmesidir.

Ne yazık ki bazen bilerek ya da bilmeyerek bu kuralları ihlal ediyoruz.

Tıp mesleği ve doktorluk çok özel bir pozisyon.

Bütün meslekler tabiî ki özeldir ve kutsaldır o işi yapanlar için.

Ama kabul edelim ki doktorluk ekstra bazı özelliklere sahip.

Tıbbi anlamda bir yardıma ihtiyacı olan herkes için ‘’doktor’’ çok şey ifade eder.

Hepimiz mutlaka hasta olmuşuzdur.

Tıbbi yardım almışızdır.

Bizi tedavi eden bir doktora karşı duyduğumuz hisleri hatırlamaya çalışalım.

Çok özel bir duygudur o.

Bu duygunun içinde güven vardır.

Teslimiyet vardır.

İnanç vardır.

Sırdaşlık vardır.

Vs…

Bu nedenlerledir ki Dünyanın her yerinde insanların doktorlara bakışı çok özeldir.

Bizlere karşı olan duygular tabiî ki bizim şahsi özelliklerimizden değil mesleğimizin insanlığın var olduğu ilk günden beri biriken saygınlığından kaynaklanmaktadır.

İnsanlar bize çok güveniyorlar ve inanıyorlar.

Medyada yer alarak insanlar ile bu yolla diyalog kurabilen meslektaşlarımızın binyıllar içerisinde oluşmuş olan bu duyguları zafiyete, erozyona uğratabilecek tavır davranış ve söylemlerden çok uzak durması gerekir.

Ne yapmamız gerekir?

Kendi mesleğimiz ile ilgili insanları doğru bilgilendirmemiz gerekir.

Anlattığımız her konunun insanların anlayacağı şekilde yalın sade ve bilimsel olması gerekir.

İçerisinde abartı olmaması gerekir.

Bireysel tanıtım olmaktan ziyade branşımızın tanıtımı ve bu alanda toplumun birinci elden uzman bir kimse tarafından bilgilendirilmesi esas alınmalıdır.

Konuşmanın içeriği o alanda uzman olan diğer meslektaşların itirazına yol açabilecek oranda tartışmalı olmamalıdır.

Konuşma içeriğinde mümkünse ‘’ ben bu konuda en iyiyim’’ yada ‘’benim tekniğim bu konuda en iyi’’ anlamına gelebilecek ifadelerde bulunulmaması gerekir.

Yine bir konu hakkında konuşurken olumsuz algılamalara yol açabilecek şekilde hastaların ismi yada diğer meslektaşların ismi anılmamalıdır.

Özellikle canlı yayın şeklinde olan programlarda mümkün olduğunca mesleğimizin saygınlığına gölge düşürecek söz tutum ve davranışlardan kaçınılmalıdır.

Hiç kimse ile canlı yayında tartışma ortamına girilmemeli ve zorunlu bir şekilde böyle bir durumla karşı karşıya kalınsa bile mesleğin saygınlığına yakışır bir şekilde tartışma noktalanmalıdır.

Bunların hepsi önemli elbette ama, belki daha da önemlisi bir meslektaşımız medyada konuşma yada yazma durumunda kaldığında kendi uzmanlık alanının dışına mümkün olduğunca çıkmamalıdır.

Uzmanlık alanı dışında insanları bilgilendirmeye kalkmamalıdır.

Etik ve bilimsel kaidelere dikkat etmek koşuluyla aslında medyatik doktor olmak iyi bir şey olmak demektir.

Aksi takdirde medyatiklikte doktorlukta toplumun yararına değil zararına çalışan bir silah haline dönüşebilir.

Bu konuda başta ben olmak üzere bütün meslektaşlarımızın çok dikkatli olması ve insanların bizlere karşı olan o çok özel duygularını ve güvenlerini zafiyete uğratacak medyatik davranışlardan özenle kaçınması gerekir. 

 

 

 

 

Yayın Tarihi: 2011-03-20 16:03:37