Suudi Arabistan Orta doğunun en büyük ve zengin ülkesi.

Nüfusu 28 milyon.

Yaklaşık 7 milyon kadarı yabancı.

Kısa süre önce bu ülkeyi ziyaret ettim.

Bu ülkenin en büyük hastane gruplarından birisi olan Almana Hastaneler grubunun sahibi Mansour Al Almana’nın daveti üzerine gittim.

Amaç özellikle estetik plastik cerrahi konusunda ne tür bir işbirliği yapabiliriz sorusuna cevap aramaktı.

İlk kez bu ülkeye gittim.

Gitmeden önce kafamda bu ülke ile ilgili var olan bazı bilgilerin doğru olmadığını fark ettim.

Tabiî ki benim uzmanlık alanım sağlık alanı olduğu için bu konulardaki bilgilerden bahsediyorum.

Hastanelerin oldukça gelişmiş olduğunu gördüm.

Teknolojinin geldiği en son noktalar hastanelerinde mevcut.

Her tür cihaz, lazer, sağlık enstrumanı fazlasıyla hastanelerinde mevcut.

Nüfusunun yaklaşık olan dört de biri yabancı olan bu ülkede özellikle sağlık alanında çalışan personelin % 90 ı yabancı.

Örneğin benim ziyaret ettiğim Almana Hastanelerinde toplam 500 doktor doktor görev yapıyor ve bunların 480 tanesi yabancı.

Yani Mısırlı, Ürdünlü, Hindistanlı, Filipinli, Alman, İngiliz Meksikalı, Amerikalı, Bangladeşli, Endonezyalı… doktorlar görev yapıyor.

Kendi doktor sayıları yetersiz fakat son yıllarda sayıları onların da hızla artmakta.

En azından şimdilik yabancı doktor ihtiyaçları çok fazla.

Benim mesleğim ile ilgili olarak ise durum aynı.

Ülkede sadece 20 civarında Suudi Arabistanlı Estetik Plastik Cerrah mevcut.

Diğerleri biraz önce saydığımız ülkelerden gelmişler ve burada çalışıyorlar.

Ülkede Estetik Plastik Cerrahiye olan ilgi oldukça fazla.

Dünyanın gelişmiş ülkelerinde ne tür estetik ameliyatlar yapılıyor ise bu ülkede de aynısı yapılıyor.

Fakat halkın gelir düzeyi çok yüksek olduğu için bir çok insan bu tür ameliyatlar için başta Amerika olmak üzere gelişmiş Avrupa ülkelerini tercih ediyorlar.

Ne yazık ki Türkiye Dünyada bu alanda en gelişmiş ülkelerden birisi olmasına rağmen bu ülke halkına bu konuda bir seçenek sunamamışız.

Sayın Mansour Al Almananın beni ülkesine davet etmesinin nedeni ülkesinden dışarıya bu amaçla giden insanlara kendi hastanesinde güzel bir olanak sunmak.

Yani sağlık göçünü yapabildiği kadarı ile bloke edebilmek.

Benim bu daveti memnuniyetle kabul etmemin nedeni bu büyük ülkede ne yazık ki yeterince tanıtılamamış olan türk estetik plastik cerrahisinin potansiyelini aktararak bu insanlara Türkiye alternatifini takdim etmek.

Ülkelerimiz arasında sıcak dostluk ilişkilerinin de olduğu 28 milyonluk bu büyük ülkede Türk Estetik Plastik Cerrahisinin önemli bir boşluğu doldurabileceğini ve yalnızca bu branşda değil sağlığın diğer alanlarında da çok olumlu işbirliği imkanlarının kurulabileceğini gördüm.

  


Doç Dr Hayati Akbaş / Hurriyetport.com

drhayati@hotmail.com

www.fbm.com.tr

  

Yayın Tarihi: 2011-03-20 16:01:04