Bu ülkede tartışmasız bir Perihan Mağden gerçeği vardır; Usta bir köşe yazarıdır.

 Ama içinde kopan fırtınaların zehiri beni o kadar çok üzdü, kalbimi kırdı ki; bunu beni okuyan beni seven dostlarımla hurriyetport.com aracılığı ile bir kalemde herkesle birden paylaşmak istedim.

Geçen gece marjinal bir gece kulübünde karşılaştım. Kendisi ve yakın çevresi ile aramızda geçen konuşmaları önce vicdanıma sonra sizlere olan saygımdan dolayı, noktası ve virgülüne kadar yazıyorum.

 

Perihan MAĞDEN’ in yakın bir arkadaşı kulüpte yanıma yaklaşarak bana hangi gazeteyi okuduğumu sordu?

La monde dedim… La monde dememin sebebine gelince son derece samimi, çünkü bana bu soruyu neden sorduklarını öğrenmem gerekiyordu... Bu bir araştırma olabilir çok güzel!  Ama sebebini bende bilmeliydim…

Daha sonra çocuğa tekrar dönerek espri yapmak istediğimi Hürriyet, Takvim, Posta ve işim gereği bazı magazin gazetelerini okuduğumu ve bir de hafta sonları Radikal okuduğumu söyledim. Ve bunu neden sorduğunu cidden merak ettiğimi ve eğer benimle paylaşırsa çok mutlu olacağımı da ekledim. Herhangi bir cevap alamadım ve biraz daha üstüne gitmek için ve bu araştırmanın asıl amacını öğrenebilmek için. Çocuğa dönerek,

        - Ne yani? Bana sebebini söylemen için Frankfurter Allgemeine zeitung ya da Bild okuyorum demem mi gerekiyor? dedim.

Çocukta bu hoş samimiyetim ve hissettiği küçük birikimlerim karşısında yanında duran orta yaşlı hanımefendiye dönerek başparmağıyla;

       - Sen bunu tanıyor musun? Dedi.

       - Maalesef Tanımıyorum. dedim

       - Perihan MAĞDEN ‘’ o ‘’ dedi.

       - Gerçekten mi? Çok sevindim, tabii ki ismen tanıyorum ve zaman zaman yazılarını takip ediyor ve çok olmasa da kirlenmemiş bir köşe yazarı olduğunu düşündüğümü ve Radikal‘de yazdığı içinde gözümde bir yeri olduğunu söyledim.

       - “Neden tanışmıyorsun? Korkma Tanış” dedi. Bende neden korkayım olur mu öyle şey, memnuniyetle deyip elim uzattım.

Bundan sonrasını ikili diyalog halinde kesintisiz olarak sizlerle paylaşmak istiyorum…

      - Merhaba Perihan Hanım sizinle burada karşılaşmış olmak ne güzel, çok memnun oldum.

Bistro‘ da beni kolumdan kendine doğru çekerek…

      - Burada ki ibn… leri tercihi hemcinsi olan insanları kastederek görüyor musun?  Hepsi zavallı ve hepsi hürriyet, milliyet okuyor.

       - Perihan Hanım insanların tercihlerine saygı duymak zorundayız ve siz kendi görüşünüzde olan insanlara daha çok sevgi duyuyorsunuzdur bu çok normal, ama diğer görüşlere de saygı duymak zorunda değil miyiz?

      - Hayır! Bunlar Hürriyet ve Milliyet okuyacak kadar zavallı sonra sen bunların doğru ve mantıklı ilişkiler yaşamasını nasıl beklersin bunlar Avrupa'nın elli sene gerisinde olan ibn.. ler.

     - Perihan hanım Avrupa’nın gerisinde olduğumuz kesin, bunu hepimiz biliyoruz ama bu sadece buradaki insanlara yormanızı doğru bulmuyorum, sonuçta biz toplumun her bireyi olarak gerideyiz ama birde şöyle bakmakta fayda var, burası Avrupa’ya göre daha oryantal bir ülke orda da marjinallerin ya da diğerlerinin beğenmedikleri hoşlanmadıkları tarz ve görüşler vardır. Bunları sadece hemcinsinden hoşlanan insanlara yaftalamaya gerek görmüyorum, ayrıca Avrupa’dan birçok marjinal turist Türkiye‘yi ziyaret edip hayran kalıyor. Bazı milletlerin elli sene gerisinde olmamız önemli değil, sadece bazı şeyleri daha iyi uygulayabilir ve mantıklı adımlar atabiliriz. Bu gerçekler karşısında, biz toplum olarak gerçekler ile yüzleşmekten ziyade yaşayıp unutuyoruz…

   -  Sen kimsin peki bana neyi anlatıyorsun? sen Avrupada’kileri gördün mü ? Git gör birde bunlara bak ne halde reziller…

   - 12 ülke ve 20 nin üzerinde büyük şehirde bulundum yine söylüyorum. Biz farklıyız mutlaka gelişmemiz gereken konular var ama kendi kültürümüzü ve değerlerimizi geliştirmeliyiz mesela ülke olarak biraz daha insanların hayatlarına saygı duymayı öğrenebiliriz… Ama bu bir tercihi eleştirmekle olmaz.

 El işareti ile yanındaki insanlara çekin şunu başımdan be diyip beni de elinin tersiyle itti ve daha konuşmama izin vermeyerek “seni buradan attırırım” dedi. Ben de yapamayacağını kibarca söyledim ve o en azından buna ikna oldu.

Yorumsuz Perihan MAĞDEN… Yorumsuz…

Siz benden bu kadar basit bir tavır ile kaçmasaydınız. Ben size şu soruları soracaktım?

Ben Avrupalı yazarların düşünme ve söyleme özgürlüğü olduğunu sanıyorum ve tartışma platformlarının… Siz bir Türk yazar olarak Avrupa’nın kaç sene gerisindesiniz?

Siz bu insanların hepsini ibn… diye aşağılarken neden onların mekânın da bu kadar içip ayakta duramayıp ağzınıza aldığınız kelimelere dikkat etmediğiniz halde yine saygıyla karşılanıyorsunuz? 

Çünkü zavallı dediğiniz insanlar size zarar vermez? Başka yerde denediniz mi? İçeride eğlenenlere oros… demeyi?

Ya da sizin tartışma platformunuzda sıkıldığınızda kaçıp yanınızdakilere çekin şunu demek mi yönteminiz?



Emre Yasin Hoş / Hurriyetport.com  

 

 

Yayın Tarihi: 2011-03-20 16:07:53