Kafam çok karıştı!
Allah’ım ne garip bir gündü! Bugün sakin kafayla oturup düşündüğüm de farkına vardım neler olmuş?
Polis adamın birini dövdü!
İş sonrasında biraz stres atmak için kısa metrajlı bir gece turu yapmak istedim. Malum çarşamba akşamı. İstanbul’da cuma, cumartesi gece hayatı olan insanlar dışarı çıkar, Beyoğlu’n da salınmak babında. Çarşamba geceleri ise biraz daha müdavimlerin gecesidir. Herkes birbirini tanır ve gidilen mekânlar dönüp dolaşılıp bir tavaf edilir, yani yaşam tarzı böyle olan insanlar için yoksa kimseye tavaf etsinler demiyorum sadece tercih edenler. İlk girdiğim mekân da içkimden daha bir yudum aldım ki, bir gürültü;
- Bütün ışıkları yakın laan…
Malum son zamanlarda bütün barlar aşağı yukarı her gece basıldığı için normal karşıladım. Aslında mutlaka olmalı arlısı, arsızı, hırsızı mutlaka var ve güvenliğimiz için bu tür uygulamaların biraz da arkasındayım. Ama nasıl uygulandıklarının değil…
İçeride olan 20’ kişiden 10’u turist ti. Polis hakaret ederek kimlikleri topladı .
Polis, barda oturup çok sakin bir şekilde bunun bir uygulama olduğunu ve normal olduğunu düşünerek sohbet etmeye devam eden turistlere dönerek;
- Sizin kimliğiniz yok mu oğlum? (yorumsuz) Eğer içeride kimliğini vermeyen biri kaldıysa kafasını gözünü kırarım dedi!
Kontrol bittikten sonra en sonda 35 yaşlarında bir Türk’ün kimliğini vermediği ortaya çıktı.
Adaletli düşündüğünüzde adam hatalı bir polis kontrolü yapılıyor, Polise bu konuda yardımcı olmak gerekir. Daha sonra polis adamı barın ortasına getirerek tüm turistlerin ve bizlerin gözü önünde öyle bir dövdü ki; inanın bakamadım bile canımın acısından. O kadar hırslıydı ki her tokadı öyle attı ve aşağıladı ki; inanamadım bir insan evladı nasıl böyle davranabilir diye? Bayılacağım zannettim bir an, küfürün en gün görmemişi de çabası! Bu durumda bir vatandaş olarak,
- Ne yapıyorsunuz memur bey?
Demeyi çok istedim ama yapamadım çünkü ağzımdan o an tek bir kelime çıksa kesin benimde ağzımı burnumu kıracaklardı. Sonra karakola gitsem kime şikâyet edeceğim bir güzelde orda dayak yersem diye de korktum açıkçası, adam kesinlikle hatalı ağır hakaretlerle de olsa bir şekilde kimliğini vermeyen kimse kalmasın dendi işte çıkarsana be ağabeycim neden köşede sinersin… Ya da memur bey siz zaten o kadar hakaret ettiniz niye 35 yaşında bir adamı herkesin içinde o kadar döversiniz şimdi ben bir vatandaş olarak neden böyle yapıyorsunuz günah değil mi diye mi? sorsam ya da vicdanen bir insanın hakkını koruyamadığıma mı? Üzülsem ya da ALLAH’A havale edip senden öyle bir çıkarsın ki mi desem?
Polis olmak bir ülkenin en hassas ve en onurlu mesleklerinden birisidir. Halk olarak; gecesini gündüzüne katıp bir sürü pisliğin içine bu ülkeyi korumak adına çekinmeden giren Türk polisine bizde destek olmalıyız. O kadar düzgün helal süt emmiş o kadar ahlaklı polislerimiz var aslına bakarsak ama maalesef bir elinde beş parmağı da bir olmuyor.
Türk polisinin önünde saygıyla eğilirim. Ama bunu yapan bu adamın önünde asla.
Kadın bir taksici gördüm!
Sarı saçlı orta yaşlı bir hanım taksici gördüm.
Peşinden koştum binip biraz hem biraz sohbet etmek hem de tebrik etmek için, ama yetişemedim. O an ne kadar mutlu oldum size anlatamam yaşasın kadın bir taksici gördüm.
Avrupa’da benzerleri çok var otobüs kullanan, taksici, hatta abartmıyorum kamyon şoförü.
Kadınları bu platform da görmek hem bir ülkenin medeniyet seviyesini hem de insanların bir birine duyduğu saygı ve sevgiyi ifade ediyor benim gözümde.
İnşallah kadın taksiciler, kadın otobüs şoförleri daha da artar ülkemizde, hem medeniyet adına güzel gelişmeler olur, hem de insanları fiziksel durumlarına göre işlere yakıştırma saçmalığı ortadan kalkar ve herkes yapabileceğine inandığı işi hiçbir ayrım gözetmeksizin yapabilir hale gelir.
Yolda kedi buldum, Adı: PAKİZE!
Bu kadar duygu karışıklığı yaşayınca insan bir duygusal oluyor ki; sormayın efendim. Sonra her şeye bir sev ve koruma geliyor. Gün boyunca bunları kafamda tahlil etmeye çalışıp o kadar yordum ki beynimi; usul, usul evime dönerken ‘’ Pakize ‘’ ile karşılaştım henüz çok küçük.
Sokak kedisi olmasına rağmen biraz ilgilenilmiş sanırım öyle çok hırçın değil kaçmıyor biraz da laftan anlıyor.
Evimde herhangi bir hayvanı hiç beslemeyi düşünmemiştim yani hayvan sevgim var ama evde beslemek bana göre olmadı bir şekilde.
Uzun lafın kısası o kadar üzücü şeyle karşılaşmışken ‘’ Pakize ‘’ de hazır peşimden geliyorken aldım onu.
Sonra komşuma uğradım onların kedisiyle biraz oynasın hem de biraz bana alışsın artık benimle yaşayacak diye, çok eğlendi Pakize ve komşu kedisi Boncuk. Henüz bir kedim olduğunun tam olarak farkında olamadığım için unuttum Pakize’yi komşuda, ama emin eller de bugünde Boncuk’la eğlenecek. Akşam işten çıkışta buluşacağız, Pakize ile… Eğer anlaşırsak ve benle kalmak isterse kalacak. İstemezse ve ben ona en iyi şartlarda bakacağıma emin olamazsam yerine bırakacağım.
Efendim hoş’ça sevgiyle, insanca…
Emre Yasin HOŞ / www.hurriyetport.com
Yayın Tarihi: 2011-03-20 16:08:53
Yorum yazın
Yorumunuzun yanında gösterilir.
Gizli tutulacaktır.
Eğer bir siteniz varsa, buradan link verin.