Arulis!..
Kuşkusuz, Arulis’in ne anlama geldiğini sizler gibi ben de merak etmiştim… Arulis, Gaziantep’te 1987 yılında kurulmuş, Müze Dostları Derneği’nin yayınladığı, yörenin arkeolojisini, tarihini tanıtmayı amaçlayan bir derginin ismi. Ayrıca arkeolojinin ana noktalarından nümizmatiğe, epigrafiye ve toplum tarihini açıklayan etnografya’ya yer veren bir derginin ismi
Arkeoloji ve sanat tarihi eğitimi almış olmama ve bu konuda araştırmalarım olmasına rağmen doğrusunu söylemek gerekirse Arulis’in ne anlama geldiğini ben de bilmiyordum. Geçtiğimiz yıl Gaziantep Müze Dostları Derneği yöneticilerinden ve aynı zamanda değerli müzecilerimizden Fatma Buldan bilimsel bir dergi çıkaracaklarını söyleyerek benden yazı istemişlerdi. Kendilerine o sırada çalıştığım konulardan “Chora (Kariye) Mozaiklerinin İncil ile Bağlantısı” konulu yazımı iletmiştim.
Dergiye ne isim vereceklerini bilmiyordum; elime geçtiğinde isminin Arulis olduğunu gördüm. Merakla Fatma Buldan’ı arayarak Aurulis’in ne anlama geldiğini sordum. Böylece Arulis’in Gaziantep’e 60 km uzaklıkta antik bir kent olduğunu öğrendim. Şimdiye kadar Arulis antik kenti hakkında yayınlanmış bir kitaba ve bir makaleye rastlamamıştım. Gezginlerin notlarında da Arulis’i açıklayan sözlere de rastlamamıştım. Belki vardı ama ben görememiştim. Anadolu arkeolojisini araştıran, kazılar yapan yerli ve yabancı kuruluşlar henüz bu şehrin üzerine eğilmemişler… Meşhur sözdür; iş başa düştü derler… Sanırım bu çalışma Gaziantep Üniversitesi ile Gaziantep Müzesinin yapacağı çalışmayı bekleyecek…
Gaziantep arkeolojisi denildiğinde ilk akla gelen, birkaç yıl öncesi sular altında kalan, mozaikleri ve yerleşim alanlarıyla Roma’nın doğudaki en uç noktası olarak gündeme bomba gibi düşen Zeugma olmuştu. Derginin yayınından sonra dilerim Arulis üzerinde kazılar başlar ve yöredeki yeni bir antik kent gün yüzüne çıkarılır… Dergiyi yönetenlerin bu çalışmaya önayak olacağına ve bazı kurum ve kuruluşları harekete getireceğine inanıyorum. Böylece Gaziantep, Zeugma’dan sonra Arulis ile ismini arkeoloji ve kültür alanında bir kez daha duyurur ve kamuoyunun dikkatlerini üzerine çeker…
Başlangıçta Arulis’in Gaziantep Müzesi ile bağlantısı olduğunu sanmıştım. Sonradan baktım ki, Gaziantep Müze Dostları Derneği’nin çabasıyla yayınlanan bir dergi…
Atatürk, cumhuriyetin ilanından sonra arkeolojiye önem vermiş, Anadolu’nun çeşitli yerlerinde kazılara başlatmıştı. Bunların başında Ankara Orman Çiftliğindeki küçük bir Frig tümülüsü, Alacahöyük, Kültepe, Boğazköy ve Ahlatlıbel kazıları gelmektedir. Atatürk’ün kurmuş olduğu Türk Tarih Kurumu yayınlara ağırlık vermiş, ardından Eski Eserler ve Müzeler Genel Müdürlüğü ile ona bağlı müzelerin yayınları izlemiştir. Örneğin İstanbul Arkeoloji Müzeleri’nin, Ayasofya Müzesi’nin, Ankara Anadolu Medeniyetleri Müzesinin, Konya Müzesinin, Karaman Müzesi’nin ve Kayseri Müzesinin yıllık, müze gibi isimler alan bilimsel içerikli dergileri bunların başında gelmiştir.
Eski Eserler ve Müzeler Genel Müdürlüğü’nün her yıl periyodik olarak yayınladığı, önce Türk Arkeologya ve Etnografya dergisinin yerini alan Türk Arkeoloji Dergisi ile Etnografya Dergilerinden söz etmemek haksızlık olur. Bütün bu dergilerde yapılan son arkeoloji araştırmaları, yeni buluntular ve Türk kültürünü yansıtan değişik yörelerin etnografya bilgileri büyük bir boşluğu doldurmuştur.
İstanbul’da kurulmuş bulunan yabancı devletlerin Arkeoloji Enstitülerinin yayınları da onları tamamlamıştır. Alman Arkeoloji Enstitüsünün İstanbulen Mitteilungen, ile Fransız Arkeoloji Enstitüsünün Anatolıa Antıqua, Travaux et Recherches en Turquie isimli bilimsel dergileri de beğeniyle karşılanmalıdır. Ne var ki, yabancı enstitülerin dergileri yayınlarını sürdürürken müzeler kendi çabalarıyla çıkarmaya çalıştıkları dergilere müzelerin büyük bir çıkmaza girmesinden ötürü son vermek zorunda kalmışlardır. Anıtlar ve Müzeler Genel Müdürlüğü ise her yıl Türkiye’de yapılan kazılara, araştırmaları içeren Kazı Sonuçları Toplantısı, Müze Kurtarma Kazıları Toplantılarında, Araştırma Sonuçları isimli kitaplarda sempozyumlarda sunulan tebliğleri yayınlamakla yetinmişlerdir.
Arulis, bundan böyle dört ayda bir yayınlanarak bu boşluğu dolduracak nitelikte bir dergi olmaya adaydır. Bu sayıdaki Murat Uğurluer’in “Ramazanoğlu Ahmed Bey Adına Adana’da Basılan Sikke” ile “Bir Fotoğraftan Hareketle II. Dünya Savaşı Sırasında İskenderun’a Sığınan Fransız gemileri”, Cesur Özkeleş’in “746’da Diyar-ı Erzurum’da Üç Sultan”, Engelbert Winter’in “Jüpiter Dolichenus Kültü ve Doliche’nin Steli”, Kutalmış Görkay’ın “Zeugma’da Bir Adak Steli”, A. Tuba Ökse’nin “Orta Fırat Havzası Tunç Çağı Mezarlıklarının Bölge Tarihine Yansıttıkları”, tarafımdan yazılmış olan “Chora (Kariye Mozaiklerinin İncil ile Bağlantısı”, Rıfat Ergeç’in “Gaziantep Arkeolojisi”, Coşkun Köysu’nun “Karayılan’a ait Fotoğraf ve Hikâyesi” başlıklı makaleleri yer almaktadır.
Arulis dergisini, hiçbir karşılık beklemeden yayın hayatına sokarak büyük bir boşluğu dolduranlara başarılar dilerim.
erdemyucel200@hotmail.com
Yayın Tarihi: 2011-07-16 22:34:22