Cinsel Sapıklar Hadım Edilecek mi?

İster kabul edin, ister etmeyin Türkiye’nin önde gelen sorunlarından birisi de sapıklığa yol açan cinsel sorunlardır. Basında çıkan bu yöndeki haberleri izlediğinizde, bunun ne kadar yaygınlaştığını ve adeta sıradanlaştığını görürsünüz. İnsan yaradılışının bir duygusu olan cinsellik bastırılamayınca veya doğru mecrası kısıtlanınca bu içgüdünün sapıklığa dönüşmesi ne yazık ki, kaçınılmaz oluyor. Aile içerisindeki ensest ilişkilerden, töre cinayetlerinden, berdelden ne kadar söz ediliyor ki? Basında okuduklarımız, yalnızca her geçen gün artan cinsel sapıklıkların yalnızca su yüzüne çıkanlarıdır.

Ya çıkmayanlar?

İşte sorun da buradan kaynaklanıyor. Bunun önüne nasıl geçilecek?

Öncelikle ahlaki düzenlemenin yapılmadığı, baskı altındaki dürtülerin giderilme çarelerinin aranmadığı, eğitimin yetersiz kaldığı ortamlarda cinsel sapıklıkların artması sosyolojik olarak doğallaşıyor. Buna bir de yasalarımızın yetersizliği eklenince durum daha da içerisinden çıkılmaz boyutlara ulaşıyor. Ne garip bir ülkede yaşıyoruz ki, cinsel sapıklara yasaların veremediği cezayı ya yakalananların içerisine tıkıldığı cezaevinde diğer hükümlüler veriyor, ya da son Nuri Leflef örneğinde görüldüğü gibi utanç intiharı ile sonuçlanıyor.

 

Bizler için artık hayal olan Avrupa Birliğine girebilmek için aklımızca uyum yasaları çıkardık, olmadık taklalar attık ve sonunda Türkiye’yi suçlular cenneti ilan ettik. Yapan yaptığı ile kalıyor, acısını zavallı mağdurlar çekiyor. Örneğin belki de “Sakın haa!. İdam etmeyin” dediklerinden önce Apo için idamı kaldırdık, sonra da iyi hal diyerek zaten çok az olan suçluların cezalarını indirmeye başladık. Olaylar öylesine traji-komik bir hal aldı ki, polisin bin bir güçlükle yakaladığı suçluları savcılar veya hâkimler ellerindeki yasalara göre serbest bırakmaya başladı. Başta terör olmak üzere hırsızlık olayları derken cinsel suçlarda da büyük patlamalar yaşanmaya başladı. Nihayet nasıl olduysa iki duyarlı AKP’li Hanım milletvekili, Alev Dedegil ile Aşkın Asan ortaya çıkarak çocuk tecavüzlerine çok ağır cezalar getiren bir yasa teklifi hazırlamaya başladılar. Bu yasa teklifi meclisten geçer mi bilemem? Büyük olasılıkla da  Başbakan okey derse çıkar, yoksa çıkmaz!..

 

Hanım milletvekilleri haklı olarak “suçlu yakalanırsa cezaevinde yatıyor, çıkınca da kaldığı yerden devam ediyor. Oysa saldırıya uğrayanın travması yaşamı boyunca devam ediyor” diyorlar. Yerden göğe kadar haklılar.

Hanım milletvekillerinin hazırladıkları yasa teklifine göre: Suçu ikinci kez işleyen kişi kimyasal olarak hadım edilecek, mal varlığına el konulacak, varsa diploması iptal edilecek ve saldırdığı kişiyle aynı şehirde yaşamayacak… Böylece “TCK’nun “Cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar” başlığı altında yer alan 6. bölümün 102, 103,104 ve 105. maddelerinde değişiklik yapılmasını istiyorlar. Yasa teklifinin ağırlıklı noktası saldırganların hadım edilmesidir. Bunu da Osmanlı Saraylarında bir zamanlar yapılan, günahsız suçsuz zencilere uygulanan vahşiyane şekilde değil de çağdaş biçimde olmasını istiyorlar. Kısacası, suçlunun vücuduna kimyasal madde enjekte edilerek onun kendi başına cinsel ilişki başlatma yeteneğini ortadan kaldıracak biçimde…

Yasalaşırsa bu teklifi çoğu kişi gibi ben de canı gönülden onaylıyorum. Ancak yasa teklifinin kapsamı daha da genişletilmeli, yalnızca çocuklarla sınırlı kalmamalı, cinsel saldırıya uğrayan diğer suçlulara da uygulanmalıdır. Bazı hukukçu ve doktorlar böyle bir cezanın insan haklarına, hukuka aykırılığından söz ediyorlar. Oların yakınlarının başına böyle bir cinsel saldırı gelmiş olacak ki, ahkâm kesiyorlar… Oysa hukukun üstün olduğu, idam cezasının uygulandığı ABD’nin altı eyaletinde böyle bir yasa uygulanmaktadır. California eyaletinde 1997’den bu yana, Iowa, Florida, Louisiana gibi eyaletlerde de kimyasal yönden hadım etme yöntemi uygulanmaktadır.

Bu yasa teklifi bizde uygulanırsa sonuç ne olur bilinmez ama erkekliğine (!) son derece düşkün olan, küçük yaştaki çocuklarına “göster amcana pipini” diyerek övünenler (!) üzerinde olumlu sonuçlar vereceğini sanıyorum. Bence hadım edilmiş olanların da üzerine “Hadım edilmiştir” yaftası konulmuş olsa belki de sözcüğün tam anlamıyla kaymaklı kadayıf olur…

İnsanların hadım edilme olayı bizlere pek de yabancı değildir. Cinsel ilişkiye girebilmek için cinsellikten mahrum edilen kişilere tarihte “ hadım” isim verilmiştir. Sözlükler de hadım veya iğdiş edilmiş tanımlarını getirmiştir. Osmanlı saraylarına, sadrazam, vezir, gibi üst düzey yöneticilerin konaklarında kadınlara zarar vermesin (!) diye esir pazarlarından alınan zenciler kimyasal değil de, yumurtalıklarını burularak veya kesilerek hadım edilmişlerdi. Şanıyla şöhretiyle övündüğümüz Osmanlının üzerinde pek durulmayan bir vahşet tablosuydu hadım edilmek… Osmanlı tarihindeki hadım edilmeleri, harem ağalarını, hadım olmuş üst düzey paşaları bir başka yazıma bırakarak aradaki ince bir noktaya değinmek isterim. O zamanlar suçsuz zenciler, sahibinin kadınları ile cinsel ilişkiye girmemesi için hadım edilmişlerdi. Bugün meclise sunulan yasa tasarısında ise; çocukları cinsel sapıklardan kurtarmak için hadım edilmeleri öngörülmüştür. Arada büyük bir fark var; tabii anlayan…

 

erdemyucel2002@hotmail.com

 

Yayın Tarihi: 2011-03-20 15:53:41