Cinsellik Sapıklığa Dönüştü!..
Aklı başındaki insanlar birbirlerine soruyor; Türkiye’de cinsellik sapıklığa mı dönüşüyor? Ülkemizde bu konuda neler oluyor ve neden hepsi birbirinden çirkin sapıklıklar yaşanıyor? Yalnız Türkiye’de mi? Dünyanın birçok yerinde de bir ahlak çöküşünün ivme kazandığını hayretle görüyoruz.
Bizi yönetenlerin, siyasetçilerin üzerinde durmaları ve önlenmesi şart olan, vahşete dayalı sapıklıklarla yeterince ilgilendiklerini hiç sanmıyorum. Gündemimiz mecliste onaylanan anayasa tartışmalarına, referanduma ve ardından da olası erken seçime endekslenmiş… Meclis konuşmalarını izledim; kürsüde olumlu konuşan muhalefet hatiplerinin sözlerine kulak asılmadı, söylenenler, yapılan uyarılar ortada kaldı. Sonunda herkes bildiğini okudu ve liderlerinin talimatına göre de oylarını kullandılar!..
Türkiye’de kanayan bir yara var ve basının bazılarını ortaya çıkardığı cinsel bunalımlar yaşanıyor. Örnek derseniz; bunların hangi birinden söz etmeli!..
Siirt’te yedi ilkokul öğrencine tecavüz eden yaşını başına almış insanların olduğu haberi basında yer aldı. Ardından yine Siirt Pervari’de 15 yaşındaki bir kızın zorla pornografik fotoğraflarını çeken yaşları 13–14 arası sekiz öğrenci şantaj yapıyor, cinsel arzularını tatmin edebilmek için kendisinden bebek getirmesini istiyor… Çaresiz kız da sapıklara 2–3 yaşında yakını iki bebeği getirmiş… Küçük sapıklar bebeklere tecavüz etmiş, birini de öldürmüşler…
Manisa’da 14–16 ikisi kız biri erkek üç çocuk korkutularak 31 kişi tarafından tecavüze uğramış…
Isparta’nın Atabey ilçesindeki yetiştirme yurdunda kalan 16 yaşındaki bir kıza kürtaj yapıldığı da basında yer alan haberler arasında… Babası olayın örtbas edilmeye çalışıldığı iddiasıyla savcılığa suç duyurusunda bulunmuş…
İzmir’in Urla ilçesindeki bir ilköğretim okulunda erkek öğrenciyi taciz eden üç öğrenci tutuklanmış…
Ankara’nın Çubuk ilçesinde 6 yaşında oğluyla yaşan bir kadının evini basan altı kişi kadına tecavüze yeltenmiş…
Sapık âşıktan korunmak üzere doğunun en uç noktasına kaçan bir yuva öğretmeni korunmasını istemesine rağmen öğrencilerinin gözleri önünde öldürülmüş…
Türkiye’deki sapıklık bununla da kalmamış, babalarından, ağabeylerinden hamile kalan kızlar, torunlarını taciz eden dedeler… Sonra da örf adet, töreden söz edenler, ne olduğu anlaşılamayan bir kasetten ötürü ahlak dersi vermeye kalkanlar…
Bunlar su yüzene çıkan örnekler… Ya çıkmayanlar, aile içerisinde ört bas edilenler? Onların gün yüzüne çıktıklarını sanmıyorum…
Yakalanan sapıklar, uyum yasalarına göre az ceza görüyor, ancak tecavüze uğrayanların yaşamları boyunca yaşayacakları ruhsal bozuklukları, dengesizlikleri kim hesaba katıyor? Aileler çocuklarını okula göndermekte endişe duyuyor ve işin en acı yönü de öğretmenine güvenemiyor. Öğrencisine sarkıntılık eden, tutuklanan öğretmeler de bu ülkede yaşıyor. Acaba içlerinden kaçı ortaya çıkarılıyor veya kendilerinden şikâyetçi olunuyor. Onu tam olarak bilemiyoruz…
Avrupa uyum yasaları diyoruz; cezalar bir takım indirimlerle azaltılıyor; gerekçe de çocuk hakları!.. Siirt de olduğu gibi yaşları küçük diye tecavüzde bulunanların ailelerine geri verilmesi de bir başka garabet örneği… O zaman bu işin cezası yokmuş diyen diğerlerinin bu tür sapıklıklara yönelmeyeceğini kim garanti edecek? Sanırım yaşı küçük sapıklar uygar ülkelerin hiç birisinde toplum içerisine salınmazlar.
Özellikte Siirt’te yaşananları ve Siirtlileri üzen olaylar karşısında hükümet ne yapacak diye bekledik. Oysa suçlanan medya oldu!.. Aradan bir yıl geçmiş bunu niye gündeme taşıyorsunuz diye basına kızıldı!.. Pervari Belediye Başkanı’nın söyledikleri ise çok daha korkunç; “ Pervari küçük yer, hepimiz akrabayız. Biz olayı kapattık, kimse huzurumuzu bozmasın. Kapattıysak kaymakam, savcı, polisten habersiz yapmadık.”
Herkes akraba olduğuna göre tecavüze uğrayan kızlar da akraba kızları değil mi? Ne alâ memleket; olayın gizli kalması için tehdit veya şantaj yapılacak, ilçenin huzuru bozulmasın diye olay kapatılacak!.. Acaba böyle bir mantık içerisinde şimdiye kadar neler kapatılmıştır? Bilemeyiz…
Eskilerin meşhur sözüdür; “Şecaat arz ederken merd-i kıpti sirkatini söyler.”
Son taciz olaylarından birisi de ne garip yine Siirt’te ortaya çıktı. İlköğretim öğrencisi 13 yaşındaki bir kıza tecavüz ve şantaj suçlamasıyla 3’ü tutuklu, 7 sanık Siirt Ağır Ceza mahkemesinde yargılanıyorlarmış…Sanıklar kıza yaptıkları tacizleri cep telefonuyla görüntülemişler!..
Tecavüz olayları anlatmakla bitmiyor. İşte size bir başka örnek; Samsun’da 2008 yılında ortaya çıkan olayda lisede okuyan 16 yaşındaki bir kız kendisinin ve 13 yaşındaki kardeşinin eniştesinin tacizine uğradığını şikâyet etmiş. O günden bugüne kadar süren dava sonunda enişte (!) 17.5 yıl hapis cezasına çarptırılmış…
Ağrı’da sevdiği gence kaçarak resmi nikahla evlenen genç bir kadın da 19 yaşındaki erkek kardeşi tarafından öldürülmüş…Böylece ailenin namusu aklanmış!.. İstanbul Kumkapı’da evli ve iki çocuklu bir adam kendisinden ayrılan sevgilisini öldürmüş… THP kaptan pilotu uçağının hostesinin güzel koktuğunu söyledikten sonra oda spreyini eteğinin altına sıkarak tacizde bulunmuş… Meğer tacizin böyle romantik örnekleri de varmış…
Basına yansıyan son örneklerden birisi de Fethiye’den gelmiş…Orta öğretimde okuyan iki sevgili depoda sevişirlerken bir arkadaşları onları cep telefonuyla çekmiş ve sonra da ilişkilerine ortak olmuş!.. Ardından çekilen resimler okulda dolaşınca gerçek ortaya çıkmiş. Öğrenciler okuldan atılmış, atılanlardan resmi çeken de intihar etmiş ve zor kurtarılmış…
Okullarda ortaya çıkan bu skandalların üzerine Milli Eğitim ve İçişleri Bakanlıkları müfettiş göndererek olayları inceletmeye başlamış… Bu olayda müfettişler ne rapor verirse versin okullardaki başıbozukluk son safhada… Ülkenin başında başlayan kavgalar en alta okullara kadar ulaştı… Öğrencisine söz geçiremeyen okul yönetimi, ihmaller, denetimsizlik, sokaklara başıboş terk edilen çocuklar, tinerciler… Bir de bunlara çok çocuk yapın önerisi eklenince söylenecek söz kalmıyor…
Milli Eğitim Bakanlığı yetersiz mi kalıyor derseniz evet yetersiz kalıyor… Devletin bu konuya duyarsızlığı, bireysel olay diye bakması da çocuklardaki vahşet duygusunu körüklüyor…
AKP’li iki kadın milletvekilinin son yıllarda Türkiye’yi sarsan tecavüz olaylarını içeren kapsamlı çalışmasının ortaya acı bir tablo çıkardığını basından öğreniyoruz. Buna göre üç cinsel saldırıdan biri 2–5 arasındaki çocuklara yapılmış, ensest ilişki yaşı ise 6’nın altında başlıyormuş…
Gerçekten acı ve üzücü bir tablo…
Türkiye’de her şeyden önce alınması gereken tedbirler olmalıdır. Bunun başında aile içi ve okullarda cinsel eğitim verilmesi, cezaların caydırıcı hale getirilmesi, mağdurların devlet tarafından korumaya alınması ilk akla gelen çarelerdir. Ayrıca radikal çözüm olarak da tecavüzcülerin tedavisi veya hadım edilmeleri bir başka çözüm yoludur. Tecavüzden ağır ceza alanların mesleki unvan veya ruhsatlarının iptali ile mal varlıklarına el konulması da düşünülmelidir. Yasalarda örnek almaya çalıştığımız Avrupa ve ABD’de bu konuda çok ağır hükümlerin olduğunu neden görmüyoruz?
erdemyucel2002@hotmail.com
Yorum yazın
Yorumunuzun yanında gösterilir.
Gizli tutulacaktır.
Eğer bir siteniz varsa, buradan link verin.