Galatasaray’ın Stadı Tepkilerle Açıldı!
Dünyanın birçok ülkesinde eskiyen veya ihtiyacı yeterince karşılayamayan stadyumların yenilendiği bir gerçektir. Galatasaray yönetimi de bu yönde hareket ederek, yıllar öncesi Seyrantepe’de yeni bir stat yapmaya karar vermişti. Geçen yıldan itibaren bu konun üzerine eğilerek, futbol takımının ligdeki başarısızlığını, büyük paralarla transfer edilen yabancı futbolculardan yararlanılamayışın sorumluluğunu üzerlerinden atabilmek için yeni stat projesine sarılmışlardı.
Galatasaraylıların mabedimiz, yerli ve yabancı rakiplerinin ise Ali Sami Yen cehennemi diye isimlendirdiği, Türk futbolunda önemli yeri olan Ali Sami Yen Stadyumunun tarihe gömülmesi hem acı hem de çok üzücüdür. Galatasaray’ın tarihinde Ali Sami Yen stadı birçok zafere tanık olmuştur. Hepsinden öte; Ali Sami Yen’in daha on beş yaşında lise öğrencisiyken Galatasaray’ın kurucusu olduğu da kısa bir süre sonra unutulacaktır.
Hafıza-ı beşer nisyan ile maluldür.
Seyrantepe’deki Stadına, bu konuda yapılan itirazlar sonucu Ali Sami Yen Spor Kompleksi deniliyorsa da yeni stadın üzerinde “Türk Telekom Arena Stadı” yazılı… Bundan böyle Galatasaray’ın oynadığı maçlarda hep bu isimle anılacak.
Gerçekten çok acı… Galatasaraylılar bunu nasıl içlerine sindirecekler?
Sırası gelmişken; bazılarına sormak gerekir; Ali Sami Yen’i neden yıkıma terk ettiniz? Stat futbol oynamaya elverişli değil miydi?
Mecidiyeköy’ün en değerli yerindeki stadyum acaba getirim uğruna mı yıkılıyor? Kuşkusuz, bir süre sonra aynı yerde iş merkezleri, alış veriş merkezleri kurulacak ve bunu kimler yapacak? Sağlanacak rant nereye gidecek? Yeni yapılanmadan kimler sebeplenecek?
Kuşkusuz, TOKİ’nin rant hesapları olmasıydı, Seyrantepe’deki yarıda kalmış stadın yapımını üstlenir miydi?
Sakın Galatasaray ruhu, sevgisi, aşkı demeyin, gülerler adama…
Bir de Seyrantepe’deki stadın ilk yapımını üstelenen Mimar Eren Talu gerçekten iflas mı etti, yoksa birileri rant kavgası sonunda stadın yapımını elinden mi aldılar?
Bütün bunlar Galatasaraylıların sorması gereken sorular…
Yeni stadyumun çevre yolları, kavşaklar tam olarak düzenlenmeden erken açılmasında, Galatasaray Başkanı Adnan Polat’ın kongre öncesinde oy kazanma isteğinin büyük payı olmalıdır. Buna AKP hükümetinin, yaklaşan seçim nedeniyle oy kaygısı da eklenince stadın erken açılması doğal oluyordu.
Stadın açılışında Galatasaray’ın Ajax ile oynaması karalaştırılmıştı. Maç öncesinde görkemli bir de gösteri düzenlenmişti; dansçılar, devasa davul soloları, havai fişek gösterileri ile her şey çok güzeldi. Ne var ki, keyifli maç izleyeceğini sananlar yanıldılar… Açılış maçı bir kenara atıldı, statta beklenmedik olaylarla karşılaşıldı. TOKİ Başbakanı’nın Galatasaray’ı aşağılayan, yersiz konuşmasının ardından, stadın yapımıyla ilgili gerçekleri taraftarlardan gizleyen Adnan Polat’ın konuşmasında ezilip büzülmesi bir anda seyircinin tepkisini çekti. O ana kadar Adnan Polat, stadı Galatasaray’ın yaptığını söylüyordu. Meğer gerçek öyle değilmiş…
Islıklarla başlayan tepkiler üzerine, alışmadığı bir durumla karşılaşan Başbakan ve yanındaki bakanlar stadı terk ettiler. Çıkarken de hoşgörüden uzak sözleri ise hiç de yakışık almıyordu!..
“Bu yapılanlar nankörlüktür…”
“Bu saygısızlığı yapanlarla aynı ortamda bile bile oturmak doğru değil…”
“Yapılanlar çok ayıp ve saygısızca”…
“Nankör kuş beyinliler…” “Şerefsizler, yuhalayanlar kahpe Galatasaray taraftarı…”
“ 100’lerce trilyon harcandı o stadyum için, rüya gibi bir proje gerçekleşti. Başbakan sayesinde. İdrakten mahrum sefillere yazıklar olsun…
“Bu stadın bugünlere gelmesinde tüm zorluklara göğüs geren Başbakanımıza bu haksızlığı yapanlar utanmalıdır. Yaşananlar asla unutulmayacak. Bu Türk sporunun kara lekesidir. Keşki hiç gelmeseydim de bu organize olayları görmeseydim. Umarım Galatasaray camiası bu ayıbı ne yapıp ne eder temizler…”
Ne garip ki, bakanlardan birisi de “Cumartesi gününe kadar Galatasaraylıydım. Şu an ilişkilerimi gözden geçiriyorum!” demiş. İnsana sorarlar; Galatasaraylı olsan ne olur olmasan ne olur?
Devleti yönetenler kızıp stadı terk etmeden önce düşünmeliydiler. Bu tepkiler neden yapıldı diye… Bu protestolardan kendilerine faydalı dersler çıkarılır mıydı? Memleketteki bazı olaylar toplumu germişti. Geçim sıkıntısı, işsizlik bir yana, içki içenler ve içki içmeyenler gibi bir ayırımın yapılması, aksırıncaya tıksırıncaya kadar içsinler sözü, içkinin yasaklanacağı korkusu, Kars’taki heykel olayı, “Muhteşem Yüzyıl” dizisine yapılan yersiz tepkiler, salıverilen Hizbullahçıların buhar olması…
Başbakan da yapılan protestolara sert tepki göstermiş ve “Seyrantepe Stadı’nın A’dan Z’ye yatırımında, Galatasaray Kulübü’nün 1 Allah kuruşu yoktur. Tamamıyla TOKİ tarafından yapılmıştır. Stadın kullanma hakkı Galatasaray Kulübüne tahsis edilmiştir ama henüz anlaşma yapılmadı…” demiştir. Bu sözleriyle de Galatasaray Kulübü Başkanı Adnan Polat’ı adeta yalanlamıştır.
Türk Telekom Arena’ya 600 milyonluk yatırım yapıldığı da basında yer alan haberler arasındadır. Harcanan bu kadar para nereden verildi? Kişilerin kendileri mi, yoksa devlet tarafından mı verildi? Devlet tarafından verildiyse bu para milletin ödediği vergilerden sağlanmadı mı?
Necati Doğru stadyumların maliyetiyle ilgili bir araştırma yapmış… Onun çıkardığı hesaplara göre Türk Telekom Arena 315 milyon TL’ye mal olmuş. Fenerbahçe’nin Şükrü Saraçoğlu Stadı 100 milyon dolarmış. Olimpiyat Stadı 140 milyon dolarmış… İngiltere’de Glaskow Stadı 100 milyon Euro imiş...
O zaman Arena stadı için harcanan para biraz fazla değil mi? Neden bu kadar pahalıya çıktı?
Başbakan’ın sözleri bir anda Galatasaray camiasında şok etkisi yapmıştır. Galatasaraylılara şimdiye kadar söylenenler, demek ki, doğru değilmiş… Adnan Polat her fırsatta ortaya çıkarak, stadı biz yapıyoruz dememiş miydi? Futbol tabiriyle ters köşeye yatmak buna değil de neye denir?
Meğer stadın yapılışında Galatasaray’ın verdiği bir Allahın kuruşu (!) yokmuş… (Böyle bir para birimini hatırlayan beri gelsin.)
Stadın devri Galatasaray’a yapılmamış… Ortada resmi bir belge yokmuş…
Adnan Polat, gerçeğin ortaya çıkmasıyla protestoyu yapanlara sinirlenmiş, protestocuları kameralarla tespit edip bir daha stada sokmayacağız demez mi? İnsana sorarlar; sen kim oluyorsun da, belirli ölçüde protesto eden insanların maç izlemesine engel oluyorsun?
Sözcüğün tam anlamıyla; özrü kabahatinden büyük…
Türk Telekom Arena stadında gelişen olaylar ve protestolar, sözüm ona demokrasimiz adına bir gerçeği daha ortaya koymuştur; o da demokrasiyi tam olarak hazmedemeyişimizidir. Demokrasilerde övgü olduğu kadar terbiye çerçevesinde protesto da vardır. Her ikisini siyasetçiler karşılamak zorundadır. Aksi durumlarda insanların tepki özgürlükleri ellerinden alınmış, biat etmiş, tepkisiz bir toplama dönüştürülmüş olurlar…
Osmanlıya heves edenlerin unuttukları, özellikle cülus törenlerinde sık sık kullanılan bir sözü sırası gelmişken yinelemekte yarar var sanırım;”Mağrur olma padişahım, senden büyük Allah var.” Bu söz ile tahtta oturanların bir gün o yeri terk edecekleri hatırlatılır. Büyüklük kompleksine girmemeleri hatırlatılır.
Demokrasilerde sabır ve hoşgörünün büyük yeri vardır. Halkın gönlünü kazanacak davranışlarla oy kazanmalıdırlar. Bunu en iyi yapanlardan birisi de rahmetli Turgut Özal’dı. Kendisini hicveden bir tiyatro oyununa gitmiş, oyun sırasında gülmüş ve sonra kulise giderek oyuncuları kutlamıştı… Kısaca kızıp salonu terk etmemişti.
Merak ettiğim bir konu da protestolardan sonra Fenerbahçelisi, Beşiktaşlısı, Trabzonlusu, Bursalısı, Kayserilisi acaba hepimiz Galatasaraylıyız diye tribünlerde bağıracaklar mı? Belli mi olur; bazen bir kıvılcım bir araya gelmez denilen insanları da bir araya getirebilir… Meşhur sözdür; rüzgâr eken fırtına biçer…
erdemyucel2002@hotmail.com