Kadının, Kadına Yaptığı!..
Türkiye’de garip işler oluyor…
Şaşmamak elden gelmiyor; cehalet mi, ahlaksızlık mı, yoksa kışkırtma mı belli değil… Kadını aşağılayan, ahmak yerine koyan deli saçması konulara değinmek bizim işimiz değil ama ne yaparsın!...
Şeytan dürttü bir kere…
Günlerdir bazı televizyon ekranlarında, basında, örtülü mörtülü bir kadın peydah oldu. İstanbul Fatih ve Eyüp Belediyelerinin muhafazakâr aile danışmanı olduğunu söyleyerek zinanın (!) ortadan kalkması için, kendince çözüm bulmuş erkeğin dört kadın almasının yasallaşmasını istiyor. Ayrıca bazı belediyelerde kadınlara yönelik konuşmalar yapıyor, seminerler düzenliyormuş.
Eli yüzü düzgün, yüzüne bakılır cinsten de bir kadın!...
Bu kadının söylediklerinden ben utandım…
Adı geçen belediyeler, bizimle ilgisi yok diyerek bizleri bilgilendirmeye çalışıyor. İnsan düşünüyor; bu kadının belediyelerle ilgisi yoksa nasıl olur da onların adını vere vere devrimlere, çağdaşlığa karşı demeçler verebilir. Bizim yazılı ve görsel basınımıza da söyleyecek bir şey bulamıyorum; abuk sabuk konuşan bir kadını ne diye muhatap alır, basında yer verirsiniz?
Deli saçması diyip geçin…
Böylesine saçma sapan haberleri okuyunca bizleri de bir şeyler yazmaya mecbur bırakıyorlar…
Çağdışı görüşlerini etrafına topladığı cahil kadınlara anlatıp onların beyinlerini karıştırıyor. Cahil kadınlar dedim diye kimse kızmasın; cahil olmasalar oturup onu dinlemezler.
Kaset skandallarının ortaya çıkmasından sonra bu kadının arz-ı endam etmesi rastlantı mı?
Yoksa birileri onu dürtüp hadi bizim kaçamakları yasallaştır mı dedi…
Bilemeyiz…
Çok eşliliği savunan bu kadın; “Zaten çok eşlilik var. Erkeklerin yüzde seksen beşi eşlerini aldatıyor. Bu muhafazakâr kesimde imam nikâhlı, diğer kesimlerde metres adını alıyor” demiş… Ardından da eklemiş; “Erkek dördüncü kadına kadar imam nikâhıyla evlenebilir. Ancak ikinci, üçüncü ve dördüncü eşler suiistimal ediliyor. Boş ol dendiği zaman da kadın ortada kalıyor. Bu nedenle çok eşlilik yasalaşmalı. Yasanın çıkması demek, erkeğin malvarlığına ortak gelmesi demek… Erkek olsaydım çok eşli olurdum. Zengin kariyerli, parası olan ve cinsel gücü fazla olan erkek çok eşliliği seçebiliyor. Hiçbir kadın fakir bir adamın ikinci karısı olmaz” diye buyurmuş!.. Bu arada Türkiye’deki kadınların yüzde sekseninin dayak yediğini de söylemeden edememiş…
Erkek olsaymış çok eşli olurmuş!... Ardından da ekliyor; cinsel gücü fazla olan!...Oldum olası dikkati etmişimdir, kadın erkek fark etmez, bunların(!) çoğunun aklı hep belden aşağıdadır… Memleketimizdeki cinsel bunalımın tipik örnekleri…
Ne yazık ki, ülkemizde onun gibi düşünenler, bilmedikleri şeriata imrenen zavallılar da yaşıyor. Bunun en başta gelen nedeni Kuran’ın Nisa Suresini ya anlamayarak yorumluyorlar ya da anlamak işlerine gelmiyor… Kuran çok eşlilik konusuna doğrudan değinmez, yalnızca yetim haklarıyla ilgili olarak dolaylı söz eder. O yıllarda Arapların kabile savaşları sırasında pek çok erkeğin öldüğü, eşlerinin ve çocuklarının ortada kaldığı da bilinmektedir.
Erkeğin dört kadın almasının yasallaşmasını isteyen akılsız, zekâ seviyesi gelişmemiş kadınlara verilen kadın hakları demek ki, pek bir işe yaramamış…
Zekâ seviyesi gelişmemiş insanlar için kullanılan meşhur bir sözcük vardır. Bunlara “nato kafa nato mermer” denir!..
Demek ki, sözün bittiği yerdeyiz… Kadınlar yönünden bir trajedi yaşanıyor… Kısacası bir kadın ortaya çıkıyor veya çıkarılıyor, nikahlı eşin üzerine kuma alınmasını yasallaştırmak istiyor!...
Buna karşılık bir başka kadın da ortaya çıkı, aynı haklara sahibiz, ben de nikâhlı eşimin üzerine başka bir koca istiyorum dese ne olacak? Sanırım erkek kadın çoğu kişi kaba etine batırılmış çuvaldız gibi havaya sıçrarlar!..
Kadınların aşağılanmasına karşı çıkan kadın örgütleri, hemcinslerine yönelik bu aşağılanmaya karşı nasıl tepki gösterecekler? Onu da çok merak ediyorum!..
erdemyucel2002@hotmail.com
Yayın Tarihi: 2011-05-29 02:14:42