A.Lincoln ile J.F. Kennedy Arasındaki Akıl Almaz İlişkiler!..

 

Dünyamızda insan beyninin çözemediği pek çok gizem vardır. Sonsuza kadar çözülemeyecek, belki de çözülmesi istenmeyen bu sırların çoğu mythoslarla birbirine karışmıştır. Gerçekte mythos ve gerçek birbirlerine karşıt kavramlar oldukları düşünülürse de, bazılarının bir araya gelerek anlam kazandığı da gözden uzak tutulmamalıdır… Mythosların gerçek dışı olduğunu bilim kabul etmiş olsa bile, bir şeylere inanmak arzusu taşıyan insanların onların mistisizme yakın durmuşlardır.

 

Sırrın bir başka tanımı olan gizem dinsel, kutsal veya herkesin kavrayamayacağı ölçüde derin anlamlı bilgi ile görgünün açıklanamayan gizli tutulmuş şeklidir. Tarih boyunca dinden ve inançtan soyutlanarak gerçekleri bulmayı, doğanın ve evrenin sırlarını çözmeyi ön plana alan bu tür çalışmalar felsefe ekollerinde öne çıkmıştır.

 

İnsanoğlu tarihin en eski evrelerinden bu yana çevresinde gördüğü her şeyden bir anlam çıkamaya çalışmıştır.

 

Evrenin niteliği ve gerçek özü nedir?

Evren bizlere neden böyle görülür?

Evrendeki yaşamın yeri nedir?

Evren ve yaşam nereden kaynaklanır?

 

Bazı insanlar bu tür soruların yanıtlarını, dini inançlarda, dini kitaplarda bulmaya çalışmış, bazıları da bilimi ön plana çıkarmıştır. Gerçekte bilim öncelikle tarafsızlık ilkesine, doğru çözüme, kanıtlamaya ve genellemeye dayanır. Bununla beraber bilimin objektif olup olmadığı da her zaman tartışılan bir konu olmuştur. Bilimsel kişinin teolojik ve metafizik düşünceden hangisine daha yakın olması da çok önemlidir. Bazıları gerçek olmasını istediği şeylere inanmıştır. Kuşkusuz, gerçek bilim adamı yanlış olabilir ilkesinden hiçbir zaman ayrılmamalıdır. Nitekim düşünür Popper “Potansiyel olarak yanlışlanabilir olmalıdır” diyerek bu tezden yana çıkmıştır. Bilimsel teorilerin olgularla uyum içerisinde olması ve onlar tarafından kanıtlanması da çok önemlidir.

 

Bütün bilimsel teorilere rağmen dünyamız ve yeryüzümüzün sırlarla dolu olduğunu da kabul etmek zorundayız. Dünyamızda insan beyninin çözemediği olaylar vardı. Bunlara bir örnek olarak ABD Başkanlarından  Abraham Lincoln (1809-1865) ile J. Jitzgerald .Kenndy  (1917-1963) arasındaki akıl almaz benzerlikleri ve ilişkileri gösterebiliriz.

 

Abraham Lincoln, Amerikan İç Savaşı sırasında Birlik’in ayakta kalmasını sağlamıştır. Bunun yanı sıra o devirde yaygın olan kölelik müessesinin ortadan kaldırılmasında,  kölelerin özgürlüklerine kavuşmasında büyük payı olmuştur.

 

John F. Kennedy 1964 seçimlerinde rakibi Arizona’nın Cumhuriyetçi senatörü Barry Goldwater ‘i ezici bir yenilgiye uğratırsa, istediği reform yasalarını Kongre’den geçireceğine inanmıştı. Onun bu planını engelleyecek en önemli sorun yardımcısı Johnson’un eyaleti Texas’tı. Bunun içinde yardımcılarını yanına alarak Texas’ta bir gezi düzenlemeyi planlamıştı.

 

Her iki ABD Başkanı arasındaki benzerlik ve ilişkiler yalnızca bir rastlantı mı?

 

 İşte, insan beyni bunu yanıtlayamıyor. Bilim burada tüm teorilerine karşın sessiz kalıyor, susuyor...

 

Abraham Lincoln 1846 yılında İllinois eyaletinin tek Whig temsilcisi olarak seçilmiştir.

John F.Kennedy ise 1946 yılında Massachusetts eyaleti Demokrat Parti adayı olarak 

seçilmiştir.

 

Aralarında tam yüz yıllık bir süre var...

 

Abraham Lincoln 1860 yılında ABD Başkanlığına seçilmiştir.

 

John F.Kenndy 1960 yılında ABD Başkanlığına seçilmiştir.

 

Aralarında yüz yıllık bir süre var...

 

Abraham Lincoln ve John F. Kennedy’nin isimleri yedişer harften oluşmaktadır.

 

Abraham Lincoln ve John F. Kennedy insan hakları savunucusu olarak tanınmışlardır.

 

Özel yaşamlarında her ikisinin de eşleri Beyaz Saray’da yaşarlarken hamilelikleri düşükle sona ermiştir.

 

Her iki Başkan da kafalarına sıkılan birer kurşunla öldürülmüştür.

 

Abraham Lincoln ve John F.Kennedy Cuma günü öldürülmüşlerdir.

 

Abraham Lincoln’un sekreteri Kennedy isimli bir kişi idi.

 

John F. Kennedy’nin sekreterinin ismi de Lincoln idi.

 

Her iki Başkanın katili güneyliydi

 

Her iki Başkanın yerine geçenler ise yine güneyli olmuştur.

 

Abraham Lincoln ve John F. Kennedy’nin yerlerine geçenlerin isimleri altı harfliydi.

 

Her ikisinde soyadı Johnson idi.

 

Abraham Lincoln’nin yerine geçen Andrew Johnson 1808 doğumluydu.

 

John F. Kennedy’nin yerine geçen Lyndor Johnson 1908 doğumluydu.

 

Arada tam yüz yıl var.

 

Abraham Lincoln’u öldüren John Wilkes Booth 1839 doğumluydu.

 

John F. Kennedy’ i öldüren Lee Harvey Oswald 1939 doğumluydu.

 

Başkanlara öldüren her iki katil üç isimle tanınıyordu. Her iki katilinde isimleri on beş harflidir.

 

Abraham Lincoln “Kennedy” isimli bir tiyatroda öldürülmüştür.Bazı kaynaklara göre de Ford tiyatrosunda öldürülmüştür.

 

John F. Kennedy “Lincoln” marka bir arabada öldürülmüştür.

 

Abraham Lincoln’nu öldüren John Wilkes Booth tiyatro binasından kaçmaya çalışırken yakalanmıştır.

 

John F. Kennedy’i öldüren Lee Harvey Oswald ateş ettiği binadan kaçtıktan sonra bir tiyatroda ele geçirilmiştir.

 

John Wilkes Booth mahkemeye çıkmadan önce öldürülmüştür.

 

Lee Harvey Oswald da mahkeme öncesi merdivenlerde öldürülmüştür.

 

Abraham Lincoln ve John F. Kennedy arasındaki benzerliklerin en inanılmazına gelince;

 

Abraham Lincoln öldürülmeden bir hafta önce Monroe Maryland isimli bir kadınla tatile gitmişti...

John F. Kennedy ise yine öldürülmeden bir hafta önce Marilyn Monroe ile tatilde bir araya gelmişti...

 

ABD’nin bu iki başkanı arasındaki benzerlikler rastlantı mı?

 

Acaba insanoğlunun yazgısını bugün bilemediğim, çözemediğimiz, beynimizin yetersiz kaldığı bir güç mü yönetiyor?

 

Yazıma Alfred de Musset’in bir sözü ile son vermek istiyorum;

 

Gecenin kara pelerini herkesi aynı şekilde örter.”

 

 

erdemyucel2002@hotmail.com

 

Yayın Tarihi: 2011-03-20 15:50:04