Ponpon Kızlardan Tahrik Olan mı Var?
Amerika ve Avrupa ülkelerinin çoğunda spor sahalarında maçlardan önce, devre aralarında kızlardan oluşan bir gurup dansçı kız gösteriler yaparak ara boşluğunu doldururlar. Bu kızların ellerindeki tüylerden oluşan ponponlara hareket verdiklerinden ötürü de onlara ponpon kızlar ismi yakıştırılmıştır. Türkiye’de alışılagelen bir durum olmamakla beraber uluslararası düzeydeki maçlarda ponpon kızların gösterilerine olanak tanınmıştır. Bu tür gösteriler izleyicilerin büyük çoğunluğunun hoşuna da gitmiştir.
2010 Dünya Basketbol Şampiyonasında da Ukraynalı ponpon kızlar Ankara’da devre arasında gösterilerini sürdürüyorlardı. Bu durum Başbakan ve ailesinin Türkiye-Yunanistan maçına gelişine kadar sürdü. Ne var ki o maçta izleyiciler devre arasında ponpon kızları boşuna beklediler. Birbirleriyle ponpon kızlar tatile çıkmış diye bu olayı espri konusu bile yaptılar…
Uluslararası Reuters ajansı ponpon kızlar olayını veya skandalını tüm dünyaya duyurdu… Kısacası bu sansür olayı bizlerin arasında kalmadı; dünya ülkeleri ponpon kızlar boykotuna tanık oldular;
“Çoğunluğu Müslüman olan ancak resmen layık bir ülke olan Türkiye’de bu olay tartışma yarattı. Ponpon kızlar turnuvanın diğer maçlarında kalabalığı eğlendirdi ama Türkiye’nin Yunanistan ve Rusya maçlarına Başbakan ve başörtülü karısı katılmıştı. Olay hakkında bilgisi olan bir kaynak, hükümet yetkililerinin, kökleri Islama dayanan AK Partili yetkililerin katıldığı maçlarda ponpon kızların çıkmaması için gayri resmi olarak ricada bulunduğunu söyledi. Dansçılar hiçbir hükümet yetkilisinin katılmadığı Fildişi Sahili maçanda sahadaydı.”
Ponpon kızları beğenen de beğenmeyen de olabilir; ancak tüm dünyada ponpon kızlar seyirciyi coşturur, onların stresini atar. Basketbol’un ana vatanı olan ABD’de ponpon kızlar önemli bir sektördür. Bizde bazı gariplerin düşündüğü gibi kızlar kötü niyetli değildir ve bunları dansçı olarak yetiştiren okullar vardır.
Türkiye’de yapılmakta olan 2010 Dünya Basketbol Şampiyonası için inisiyatif tamamen bizim elimizde değildir. Şampiyonanın hazırlık çalışmaları yıllar öncesinden başlanmış, programları yapılmıştır. Hazırlıkları ve maçları uluslararası kuruluş olan FİBA üstlenmiştir. Şampiyonaya katılan takımların ne zaman gelecekleri, nerede konaklayacakları, nerede antrenman yapacakları ve maçlarda çalınacak şarkılar bile en ince detayına kadar onlar tarafından hazırlanır. Bizlere de onların alacakları kararlarına uymak kalır... Biz yalnızca emniyeti sağlamakla yükümlüyüzdür. Türkiye Basketbol Federasyonunun da bir yıldır bu önemli turnuvanın başarılı olabilmesi için elinden geleni yaptığı biliniyor. Bunun için turnuvanın simgesinden başlayarak tanıtım filmlerine, reklâmlara ve salonların düzenine kadar her şey en ince detayına kadar gözden geçirilmiştir.
2010 Dünya Basketbol Şampiyonası tanıtım yönünden de büyük önem taşıyordu. Türkiye’ye yalnızca turnuvaya katılacak takımlar değil, onların taraftarları da geldi. Avrupa Birliğine girebilmek için yıllardır onun bunun lûtfunu bekleyen Türkiye için bu turnuva belki de mihenk taşı olacaktı. Öyle de olmalıydı.
Şampiyonanın açılış töreninde dünyaca ünlü yorumcumuz Fazıl Say piyanosunun başında olacaktı. Bizde pek az bir azınlığın tanıdığı, ancak dünyaca ünlü piyanistimiz iktidarı tenkit eden demecinden ötürü yerini arabesk sanatçımız(!) Müslim Gürses’e bıraktı…
Şimdi sormak gerekir; uluslararası kültürel platformda Fazıl Say’mı, yoksa Müslim Gürses’mi tanınır?
Ne var ki bu olayın üzerinde pek fazla durulmadı… Skandal Türkiye-Rusya maçında yaşandı… Başbakan’ın ailesiyle birlikte maça gelmesi, takımımızı teşvik etmesi takdirle karşılandı. Ancak o maçta ponpon kızlar ortalarda yoktu, bazılarına göre Kappadokia’ya tatile gönderilmişlerdi. Kuşkusuz, Başbakan, ponpon kızlar gösteri yapmasın dememiştir ama bizde öyle işgüzarlar ve yalakalar var ki… Hoş görünmek, aferin almak için devre arasında ponpon kızlar ortadan yok oldular, gösterilerini yapamadılar!..
Benzeri bir başka skandal İstanbul’da oynanan ABD-İran maçında yaşandı. Maçın devre arasında gösteri yapan ponpon kızlar mini etek yerine pantolon ve bol tişört ile ortaya çıkarıldılar!.. Kayseri’de de şalvarla gösteri yaptıkları söyleniyor!..
Ponpon kızların giysilerine takılanlara sormak gerekir; tüm dünyada üç aşağı beş yukarı aynı giysilerle oynayan ponpon kızlar neden sansür edildi? Şimdi ister misiniz seyirciler, aman bu maça hükümetten kimse gelmesin diye dua etsinler!...
Kuşkusuz sansürcülerin dayandıkları nokta İslami ülkede erkeklerin tahrik olma düşüncesidir!..
Tanrı bizim erkeklere ne biçim cinsel güç vermiş ki, her şeye tahrik oluyoruz… Kadının saç telinden ayak tırnağına kadar!...
Acaba ponpon kızları sansürleyenler madalyonun bir de tersini düşünüyorlar mı?
Basketbolun oynandığı salonda zencisinden beyazına, sarışınından esmerine kadar atletik yapılı, şişkin pazulu, uzun boylu birçok sporcu erkek var. Onların görüntüleri kadınlarımızı kızlarımızı tahrik eder mi? O zaman onları da eşofmanla oynatmak akıllarından geçiyor mu?
Ne derseniz deyin Avrupa Birliğine girebilmek için epey bir yol aldığımızı bu şampiyona bize gösterdi!..
Ne diyelim haydi hayırlısı…
erdemyucel2002@hotmail.com
Yorum yazın
Yorumunuzun yanında gösterilir.
Gizli tutulacaktır.
Eğer bir siteniz varsa, buradan link verin.