Devlet Tiyatrosunda Skandal!..
Türkiye skandallar ülkesidir diyenlerimiz aramızda var mı bilemiyorum ama skandallar skandalı kovalıyor. Siyasete bakıyorsunuz ara sıra, orada da skandallar yaşanıyor… Magazin basınına bakıyorsunuz baştan aşağı skandal.. Yandaş denilen basının da ondan aşağı kalan yanı yok… Televizyon dizileri, tartışma programları, tarih sohbetleri hakeza…
Kısacası çok sık kullandığımız skandal, Fransız dilindeki “scandale”, Yunanca’da “skandalon” sözcüğünden türemiştir. Kamuoyunda büyük yankılar uyandıran, utanç veren önemli olaylar için bu sözcük kullanılır. Daha doğrusu bu sözcükle alışılagelmiş kurallara aykırı davranışların, hareketlerin kamuoyunda tepki görmesi tanımlanmak istenmiştir.
Geçtiğimiz günlerde Ankara Devlet Tiyatrosunda “Genç Osman” oyununda yaşanan skandal basında yer aldı. Başbakan’ın kızı bir arkadaşıyla oyunu izlerken, sahnedeki sanatçılardan birinin kendisine yönelik bir davranışına kızarak salonu terk etmiş!.. Salondan çıkarken, Türk Polis Teşkilatının kuruluş yıldönümü nedeniyle oyunu izleyen 150 civarındaki emniyet mensubunun da salonu terk etmesi basında yer alan haberler arasındaydı…
Ne olmuştu?Başbakanın kızı neye kızmıştı?
O salonu terk ederken emniyet mensupları neden kalkıp gitmişlerdi?
Olayın hemen ardından Başbakan’ın kızı “Facebook” sayfasında tiyatroda yaşanan krizin nedenini açıklamakta gecikmedi:
“Kimse bana kalkıp da bu çağda tiyatroda normal bir şekilde sakız çiğnemenin oyuncuya saygısızlık olduğunu söylemesin!. Biraz dünya görmelerini tavsiye ederim.Ben sanatı seven, önemseyen ve sadece izleyici olmakla kalmayıp hobi olarak uygulamasında da olan biri olarak bana o terbiyesizliği yapan oyuncuya diyorum ki, sen istediğin kadar başörtülülerden nefret et, görmeye tahammül etme; dünyanın gerçeklerini değiştiremeyeceksin!... Ben sanatı sevmeye, tiyatroya gitmeye ve bu sırada başörtülü olmaya da devam edeceğim!. Bununla ilgili ne yapacaksın? Her başörtülüye laf atarak mı yaşayacaksın? Böyle hoşgörüsüz, kaba bir tavrı sanatın neresine sığdırıyorsun? Madem sen önünde sakız çiğnenemeyecek kadar yüce ve saygıdeğer bir sanatçısın, nasıl olur da insanların giyim tercihlerinden dolayı onlara yüzlerce seyircinin önünde laf atıp onları üzecek kadar hoşgörüsüz, kaba, sığ düşünceli ve çağın gerisinde kalmış olabilirsin? Hani sanatçılar modern, özgürlükçü, insan severdi? Ne sen, ne sanat camiamızda maalesef çokça rastlanan senin gibileri, saygıdeğer sanatçılar değilsiniz! Son olarak başörtülülere ve sizden farklı olan herkese alışsınız iyi olur. Çünkü biz hep burada, gözünüzün dibinde olacağız.”
Kısacası sahnedeki sanatçıya zehir zemberek sözler ve topluma başörtüsü ile verilen mesajlar… Olayın neden kaynaklandığını bilmiyoruz ama anlaşılan oyuncu kendisini izleyen hanımın sakız çiğnemesine içerlemiş, sahnenin kenarına gelerek ağzıyla sakız çiğner gibi yaparak sakız çiğnememesi için uyarıda bulunmuş…
Tiyatroda sakız çiğnenir mi? Çiğnenmez tabii… Her şeyin bir usulü, adabı vardır… Yurt dışında iyi bir eğitim almış hanım kızımız kuşkusuz bunu biliyordur… Yanılmış işte… Ağzındaki sakızı unutmuş, oyuna kendisini kaptırmış olmalı…
Ancak çoğu kişi gibi benim de anlayamadığım bir nokta; sakız ile başörtüsünün ne ilgisi var… Genç Osman oyununu yalnızca başı açık olanlar mı izliyor? Başörtülü olanlar salona geldiğinde aynı olaylar yineleniyor mu?
Ağızdaki sakızla başörtüsü arasındaki bağlantı nasıl kurulmuş?
Tiyatroda yaşanan bu skandal bana bir fıkrayı anımsattı. Adamın biri arkadaşına “Hava bulutlu” deyince diğeri kızmış, “sen bana kaz mı demek istiyorsun?”
—Bunu da nereden çıkarıyorsun?
—Bulut yağmuru yağdırır, yağmur olunca sular birikinti yapar, o su birikintilerinde de kazlar yüzer. Sen bana kaz dedin!..
Bakanın kızı, olayı “Facebook” a taşımasaydı o gün yaşananları kimse bilmeyecekti. Şimdi cümle âlem biliyor…
Olayın kahramanı Tolga Tuncer’e şimdi ne ceza gelecek?
Yoksa oyunculuk yaşamı bitecek mi?
Ankara’dan başka bir yere mi postalanacak?
Bundan sonra Devlet Tiyatrosu’nda rol alabilecek mi?
Soruşturma sonrası 657 Sayılı Devlet Memurları yasasına göre uyarı veya maaştan para kesme cezasıyla mı kurtulacak?
Basından öğrendiğimiz kadarıyla Başbakan’ın kızına hakaret ettiği gerekçesiyle hakkında hemen soruşturma başlatılmış. İzmir’den birinci sıradan milletvekili adayı gösterilen, İzmirlilerin kendisini büyük özveriyle beklediği(!) Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay, hemen oyuncuyu makamına çağırarak uyarmış… Gerçekte kendisini bir güzel fırçalamış olmalı…
Başbakanın kızıyla birlikte salonu terk edenlerin düşünemedikleri bir nokta, para verip oyunu izleyenlerin seyretme hakları zedelenmedi mi? Sahnedeki oyuncuların moralleri bozulmadı mı? Salonu terk eden polislere de hak vermek gerekir; terk etmeseler belki onları da bir atama beklerdi… Ankara gibi bir yerde görev yaparken neden sakızdı, başörtüsüydü diye rahatlarını kaçıracaklar!...
Bazen bizim insanımız kraldan çok kralcı olur… Bu böyle gelmiş böyle gider…
erdemyucel2002@hotmail.com
Yayın Tarihi: 2011-04-15 15:10:26