Sarayda Taht Kavgası

 

Kültür ve Turizm Bakanlığı yönetimindeki müzelerle ilgili haberlerin basında yer almamasından yakınıyorduk...

 

Sen misin yakınan, gazetecilik diliyle bomba gibi bir haber basında patladı…

 

Topkapı Sarayında, Sultan III.Selim’e ait olduğu ileri sürülen bir taht, müze müdürü lojmanına taşıttırılmak istenmiş, ancak lojmanın kapıları bu tahtın içeriye girmesini engelleyince işlem yarıda kalmış!..

 

Radikal’in yazdığına göre; 1 Nisan şakası gibi olay…

 

Zamanlama kötü olmuş…

 

Kültür ve Turizm Bakanı İzmir birinci sıra adayı iken bu olay kendisine oy kaybettirir mi diye düşünenler olabilir?

 

Bakan Ertuğrul Günay anında olaya el koymuş; Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdür Yardımcısı Zülküf Yılmaz’ı özel talimatla olayın tahkiki için görevlendirmiş…

 

Topkapı Sarayında meydana gelen olayla ilgili olarak Ertuğrul Günay; ”Kimsenin gözünün yaşına bakmam. Topkapı Sarayı benim en çok önem verdiğim mekânlardan biri… İnceletiyorum. İddialar doğruysa gereğini yaparım” demiş.

 

Müze Müdürü savunmasında çelişkili ifadeler kullanmış…  Önce “taşıtma diye bir şey yok, ardından da bizim bu mobilyaları koruma altına almamız gerekiyordu. En sıhhatli yer olarak lojmanı düşündüm (!), şimdi o eser depoda” demiş…

 

Topkapı Sarayı Müze Başkan Prof. Dr. İlber Ortaylı’nın söyledikleri daha da vahim;

 

“Bakan Bey arayıp söyledi. Çok mahcup oldum, bilgim olmadığı için. Soruşturuyoruz. Lojman kapısından girmeyince geri gönderilmiş. Arkadaş Harem ile lojmanı karıştırmış sanırım. Lojmanda benim yerim yok. Ankara’dan kütüphanemi getirip lojmana koymuştum. Dışarı attırmış. Adamın kitapla işi yok. Burada lojman olması doğru değil. Seminer odası yapılmalı.”

 

İlber Ortaylı’nin söylediklerine bakılırsa müze müdürü ile aralarının hiç de iyi olmadığı, çekiştikleri açıkça görülüyor. Bu çekişme daha önce de basına yansımış, ilgililer nedense üzerinde durmamışlardı…

 

Burada önemli bir nokta ortaya çıkıyor; bazı müzelerde uygulanan başkanlık sistemi nedir, neye yarar? Böyle bir yapılanma ilk kez Atilla Koç’un bakanlığında uygulamaya konulmuştu. Yersiz bir uygulamadır. Ertuğrul Günay, öncelikle bu sistemi ortadan kaldırmalıdır. Topkapı Sarayında da müze müdürü, ya başkanın emrine girip onun sekreterliğini yapacak ya da kişiliğini ortaya koyacak… Müze müdürü kendi kişiliğini, bilgisini ortaya koyunca da müze başkanı ile çatışması kaçınılmaz olacaktır.  Dünyanın hiçbir yerinde böylesine ikili bir sistem görülmez… Bazılarına paye verilecekse ona diyecek sözümüz yok…

 

Olaya müzecilik yönünden bakarsanız akıl alacak gibi değil…

 

Mızrak çuvala sığmaz derler ya; tahtın(!) lojmana taşınması gibi bir olayın tevili imkânsız görünüyor… Anında fotoğraflar çekilmiş, anlaşılan birileri de basına servis etmişler; Müze personelinden yedi kişi tahtın ucundan tutmuş götürüyorlar… Bir başka karede taht denilen nesne (!) müdür lojmanının merdivenlerinden yukarıya çıkarılmaya çalışılıyor…

 

Bu arada aydınlatılması gereken bazı noktalar da var… Müze müdür lojmanı ile yanında bulunan ve bir zamanlar inşaat bürosu olarak kullanılan, büyük olasılıkla depo niteliğindeki mekânın girişi aynı merdiven ve aynı kapıya sahiptir. Acaba müdür bu koltuğu lojmana değil de oradaki mekânda mı koruma altına almayı düşünmüştü? Asıl aydınlatılması gereken nokta da bu olmalıdır. Kaldı ki, müze müdürü Yusuf Benli deneyimli bir müzecidir… Böyle bir olayı yapması akıl dışıdır. Acaba saraydaki iki başlılıktan şikâyetçi olan birileri, müze müdürünü provoke mi etti?

 

Sultan III. Selim tahtına yeniden dönecek olursak; öncelikle bunun bir taht değil koltuk olduğunu belirtmekte yarar vardır. Topkapı Sarayı Hünkâr Sofasında, baldakinin altında, padişah mahallinde korunan bu koltuk, Sultan III. Selim zamanından çok sonraki yıllara aittir. Büyük olasılıkla XVIII. yüzyılın sonuna veya XIX. yüzyılın ilk yarısına tarihlendirilir. Müze envanter kayıtlarında da Sultan III. Selim’e aittir diye bir kayıt yoktur. Müzeye ne zaman geldiği veya sarayın müzeye dönüştürüldüğü yıllarda dışarıdan satın alınıp alınmadığı da bilinmemektedir. Üzerindeki döşeme kaplamaları da sonraki yıllarda Kemal Çığ veya Hayrettin Örs’ün müze müdürlüğü sırasında diğer bazı eşyalarla birlikte kumaş kaplatılmıştır. Ayrıca kumaş kaplamalar üzerindeki bezemeler de Sultan III. Selim zamanına benzemiyor. Ayrıca bu koltuk geniş ve yayvandır, padişahın tahtı ise daha dar boyutlardaydı.

 

Bu koltuğun bir de öyküsü vardır. 1980’li yıllarda Emel Sayın bu koltuk üzerinde uzanarak reklâm klipi çektirmişti. Televizyonda bunu gören dönemin Kültür Bakanı Cihat Baban müze müdürü Afif Süreyya Duruçay’ı anında görevden almıştı… Bir süre sonra 1992’de İstanbul’a gelen Michael Jackson bu koltuğun üzerinde oturarak çekim yaptırmak istemiş, Müze Müdürü Ahmet Menteş’ten izin alamamış, klip çekiminden vazgeçmişti…

 

Önceki yazılarımdan birisinde müzelerin hali-pür melâli demiştim. Gerçekten doğru söylemişim; bu son olay da bunu kanıtlıyor…

 

Kültür ve Tabiat varlıklarını koruyan müzelerin son on, on beş yıldır büyük bir karmaşa içerisinde olduğunu konuyla ilgili akademisyenler ve müzeciler biliyor, söylüyor ama anlayan, dinleyen yok. Başbakan’ın, Kültür ve Turizm Bakanı’nın yanında deneyimli, bilimsel niteliği olan müzecilerden oluşmuş bir danışman da yok…

 

Cumhuriyetin kuruşundan 2000 yıllarına kadar geçen süre içerisinde özveriyle çalışan, varını yoğunu ortaya koyan müzeciler artık kalmadı. Eski müzeciler kurtarma kazılarıyla, müzelere kazandırdıkları eserleri ve yayınlarla ön plandaydılar. O zamanlar çalışmalarıyla gündeme gelen İstanbul Arkeoloji, Bodrum Sualtı Arkeoloji, Ankara Arkeoloji, Efes Arkeoloji ve Topkapı Sarayı gibi müzelerin ön plana çıkan çalışmaları, aldıkları ödüller, müzecilerin kişisel çabalarıyla gerçekleşmiş, Bakanlık da bunları kendine mal etmişti… Bugün onların çoğu, görevlerinden ayrıldılar, özel müzelere, üniversitelere geçtiler. Bazıları da emekli oldu… Üniversitelerin arkeoloji ve sanat tarihi bölümlerini bitiren birçok yetenekli öğrenci de müzelere  atama sistemindeki çarpıklıktan ötürü ilgi alanları dışında başka yerlerde iş bulabildiler!..

 

O zaman sormak gerekmez mi; bunca eğitim, bunca uğraş neye yaradı?

 

Topkapı Sarayı bu olayla gündeme geldi ama müzelerin çok daha başka sorunları da var. Öncelikle bunların üzerinde durulmalıdır.

 

Bunların başında Topkapı Sarayı Müzesi’nde 49 yıldır hizmet veren, geçmişi 105 yıl öncesine inen Konyalı Lokantasının turizm ruhsatı iptal edilmiş. Bakanlığın iptal yasasında sağlık kurallarına uyulmamasından ötürü turizm imajımız zedeleniyor denilmiş. Böyle olunca da turizm ruhsatı kaldırılmış. Fatih Belediyesi’nin verdiği ruhsatla hizmet devam ediyor. Ancak turizm ruhsatı olmadığından içki servisi yapılmıyormuş…

 

İçki servisi yapılmaması için çevrilen dolaba bakın…

 

Topkapı Sarayı’nda Kraliçe Elizabeth’den ABD Başkanlarından sayısız devlet adamının ağırlandığı lokantada hijyene uyulmuyormuş! Gülerler insana…

 

Topkapı Sarayı Müze Başkanı Prof. Dr İlber Ortaylı bu konulara neden sessiz; merak ediyorum doğrusu… Sürekli çıktığı Habertürk ekranlarında veya yazdığı Milliyet Gazetesi’nde neden sorunları gündeme taşımaz diye!..

 

Rehberlerden, tanıdığım bir dostumun gönderdiği mail de içler acısı bir başka noktaya değiniyor.

 

“Müzeler Haftası dolayısıyla,  müzelerin bedava olmasının şanssızlığına uğradım. O gün İstanbul’da dört büyük gemi vardı ve bütün öğrenci grupları Topkapı Sarayını işgal etmişlerdi. Hazine dairesinde 1 saat 45 dakikada, 2 kişilik grubumu ancak içeriye sokabildim.”

 

Bakanlık bazı müzelerde rehberlere, gruplara kulaklıkla anlatma zorunluluğu getirmiştir. Bir bakıma rehberlerin anlattıklarının birbirine karışmaması yönünden yerinde bir uygulamadır. Ancak müze görevlileri müze içerisi ile müze bahçesini birbirlerine karıştırmaktadır. Bununla da ilgili şikâyetler yine rehberlerden gelmektedir.

 

İstanbul’un 2010 Avrupa Kültür şehri fiyaskosundan sonra müzelerimizin hali pür melali…

 

Günümüzde gerçek müzecilerin olmadığı yönetimlerde bakalım daha ne falsolarla karşılaşacağız…

 

Topkapı Sarayı Müzesi Müdürü görevden alınırsa sorunlar çözülecek mi?

 

 

erdemyucel2002@hotmail.com

Yayın Tarihi: 2011-06-06 06:13:51