Yargıtay’ın Kararına Söyleyecek Söz Yok!..

 

Kadınlara şiddetin her geçen gün biraz daha arttığı Türkiye’de Yargıtay 14. Ceza Mahkemesinin onayladığı karar her şeye tuz biber ekti! Çoğu kişi gibi bende bu karar pes dedim…

 

Olay cümlemizin malumu… Güneydoğu’da 13 yaşındaki bir kız çocuğu 26 kişinin tecavüzüne uğruyor Mardin 1. Ağır Ceza Mahkemesinin kız çocuğu kendi rızasıyla koca koca adamlarla ilişkiye girdiği kararı Yargıtay tarafından onaylanıyor. Karar başta Cumhurbaşkanı ve siyasiler olmak üzere günlerdir hukukçular ve basın tarafından tenkit edildi.

 

Böyle bir hukuk dışı karar olabilir mi?

 

Mardin 1.Ağır Ceza Mahkemesinde 3 yargıç ve bir savcı… 14. Ceza Dairesinde 5 yüksek hâkim ve bir Yargıtay savcısı… Toplam 10 hukukçu…

Verilen karar yüz kızartıcı… Kendi isteğinle kendini sattırdın, kendi isteğinle ilişkiye girdin anlamında bir karar!.. O zaman tecavüzcülerin başını neden ağrıtıyorsun! diye bir kızı suçlamadıkları kalmış!..

 

Bir de bizim hukukta iyi halden söz ediliyor ya, insan söyleyecek söz bulamıyor, 13 yaşındaki kıza tecavüz edenlerin iyi halinden söz ediliyor!..

Nereden anlamışlar tecavüzcülerin iyi halini?!

 

Tecavüzcüler arasında asker, memurlar, eğitimci, iş adamları, bankacı ve işçiler var.

 

Yerel mahkeme saldırgan sapıkları korumak için mi bu kararı verdi?

 

Hadi mahkemenin bulundukları ildeki tecavüzcüleri hatır gönülle koruduğunu varsayalım, ya Yargıtay böylesine bir kararı nasıl onaylar? Şaşmamak elde değil…

 

13 yaşındaki kız çocuğunun hayatını karartan bu tecavüz olayında kızı düşünen yok mu? Devlet vatandaşlarını korumakla yükümlü değil mi?

 

Böyle bir karar onaylanınca memleketimizdeki sapıkların nasıl olsa bir şey olmuyor diyerek iştahları daha kabarmaz mı?

 

Türkiye’yi aşağılayan bu karar dış dünyada da yankılandı; neredeyse Türkiye tecavüzcüler cenneti dedirtecek nitelikte…

 

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinde Türkiye’yi temsil eden tek yargıç Prof. Dr. Işıl Karakaş da Vatan’a yaptığı açıklamasında tepkisini dile getirmekte gecikmedi;

 

13 yaşındaki bir çocuğun böyle bir durumda kendi rızası olur mu? Kendi rızasıyla olmuştur demek hukuk dışı bir yorum gibi gözüküyor. Hem hukukçu olarak hem de mantıken baktığım zaman çocuk kendi rızasıyla birlikte oldu demek hakikaten çok tuhaf bir durum.”

 

Toplumsal bir utanç davası olan bu olayda 13 yaşındaki çocuğun rızası olduğunu söylemek tamamen hukuk dışıdır. Yargıtay 14. Ceza Dairesi Başkanının yapılan yanlış karardaki hatasını meşru göstermeye çalışması ise olayın bir başka üzücü yanıdır. Meğer Adli tıp kızın tecavüze karşı koyabilirdi raporu varmış! Koskoca adamlara karşı 13 yaşındaki kız karşı koyacak!..

 

Gülerler; böyle bir rapor ve kararı yazanlara…

 

Hani adalet mülkün temeliydi?!..

 

Türkiye’de Yargıtay’ın aldığı karar tartışılırken İsveç’te bir tecavüz olay yaşanmış ve Mahkeme “15 yaşın altında birisiyle birlikte olmak her ne koşul altında olursa olsun çocuk tecavüzüne girer” kararını vermiş. ABD’deki tecavüz olaylarında mahkemelerin verdiği kararı o hukukçular bilmiş olmalıydı…

 

Tecavüze uğrayan kız çocuğu dört kez ameliyat geçirmiş, bedensel olarak oturamadığı söyleniyor. Ruhunda meydana gelen fırtınaların, depresyonların bir ömür boyu süreceği de açık…

 

Kuşkusuz, Türkiye hukuk yönünden bir kez daha ağır bir yara aldı. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin Türkiye’yi yine mahkûm edip tazminata bağlayacağı da açık…

 

Bunun sorumluları kimler?

 

Devlet olası bir tazminatı ödeyecek ama bunu da kararı verenlerden tahsil etmelidir. Böyle bir olay o kararı verenlerin veya tecavüzcülerin yakınlarının başına gelmiş olsa acaba ne yaparlardı?

 

Kısacası yargının kararı; rıza ile tecavüzü savunmadan başka bir şey değil…

Bu olayda Televizyon programında Okan Bayülgen’den hiciv yönü ağır asan bir tenkit gelmiş; “Bu tecavüzcü listesi korkunç… Bu 26 kişi o şehrin ileri gelen adamları, ben orada olsam bana da tecavüz ederler!”

 

Hiç şaşmam; böyle adalet olursa, ona da tecavüz ederler!..

 

Bu çirkin olayda ünlü düşünür Paskal’ı anımsamamak elde değil; “Adaletin kuvvetli, kuvvetlilerin de adaletli olmaları gerekir.”

 

erdem@hport.com.tr

 

Yayın Tarihi: 2012-03-04 03:34:57