Şehir-Siz
Mahreminin mezarlığında
toprak örtmesin üzerimi
Aynı zamanda farklı denizlere, farklı masalardan bakarken birdenbire bastıran bir yağmur... Birdenbire anıları depreştiren. Bir dakikada maziyi muhabbete katıveren bir yağmur; yazın son çırpınışlarında. İçimizde iz bırakan yağmur... Bir yağmur bulutu daha yükseklerden geçerken; aklımda bir gün doğumu, bir gün batımı... Fotoğraflar sonbahar rengi, bakışlarında... İçimizde hep gelecek özlemi... Benim geleceğim, hep beklediğim sen... Senin geleceğin? Gittin...
Birbirine tahammül edemeyen ve birbirinden nefret eden iki benliğim var şimdi. Bana yokluğunun gözlerinden bakıyor; o yaralı günlerim, patlayan yanardağlarım, göğsüme sıkışmış lavlarım. Ay ışığı vuruyor her gece koynuma ve yoksulluğum ayyuka çıkıyor. Acımı uyutsun diye yeni yalanlar kuruyorum kendime. Birdenbire bastıran bir yağmur, yokluğunda bozkırlaşan topraklarımı çamurlaştıran.Yoksun...Yüzün kaldı hayallerime miras.
Harami bir gecede, bir rengin sessiz dağılışında, unutulmuş bir bayram yerinde; yalnızım, kimsesiz; aklımda yüzün, cayır cayır yakar hasretin. Düş de olsa hep sevdim, rutubetli hayalini. Yüzünün engebelerinde geziyorum; bir ülke geçiyorum suretinde, zaman kırılıyor, dil değişiyor, adım değişiyor. Zaman yokluğun oluyor, sözler sevdayı yakıyor, adım öteki oluyor... Kentleri anlıyorum daha da, her çağda başka başka isimleri. Senin zamanına ayak uyduramamış bitik bir kent gibiyim; semalarımda yağmur bulutları, içimizde iz bırakan bir yağmur. Silmiştim ve yokluğa sürmüştüm oysa seni.Yağmur bulutlarına saklamışım meğer. Yazın son çırpınışlarında, anıları depreştiren bir yağmur... Seni başkalarına, beni sana bağlayan bir yağmur. Muhabbetin demine adını asılı bırakan bir yağmur... Adın bir şeyin tadı gibi dilimde, bir şey gibi unutulmaz...
Ve sen şimdi başka bir tene yapışırken ve ben sevda pençesine düşmüşken... Yağmur bana yalnızlık yağdırıp seni başka kollarda kuruturken... Adım ötekiye çıkmışken... Mahreminin mezarlığında toprak örtmesin üzerimi, kanadınla ört beni... İlk defa uçabildiğim kanadınla, dokunmadan hiç, öpmeden dudaklarından ve ırmak saçlarında yıkanmadan... Seninle geçen zamanın anısına, saadet versin bu hayran ruha kanadının gölgesi...
Figen GÜÇLÜ
Yayın Tarihi: 2011-03-20 15:52:00
Yorum yazın
Yorumunuzun yanında gösterilir.
Gizli tutulacaktır.
Eğer bir siteniz varsa, buradan link verin.