Şehir-Siz

Şiirinin rengine kendisi
karar verebilmeliydi

Adam ay ışığında renklenmiş şiirler okurdu kendisine, her gece. Harflerin emek emek kelime dokuduğu. Her şiirde, her kelime bambaşka bir imge. İmgeler dünyasında aymaya çalışıyor, gerçeklere; imgeler çokluğunu siper ediyor ikiyüzlülüğüne. Şiire soyunuyor... Aynada görmekten iğrendiği sureti; cümle heykeltıraşlara taş çıkaran şaşaalı maskeleri. Satıraralarına gizlediği ruhu, maskelediği gerçekleri. Utanıyordu; kendisine ihanetten.
Çok şey söylemek isteyip de susuşları. Neydi bu sessizlik? Yoksa isyan bayrağıyla gölgelenmiş kara sözcüklerin yaratacağı depremlerden kaçış mıydı? Kalabalıklarda soyunamayışı, gerçeklerine hep saklanışı, kendisine örtüklüğü! Yoksa kapana mı sıkışmıştı harfleri? Seviyorum diyebilmeliydi, ‘istemiyorum’un lezzetini tatmalıydı, eksikliklerinden utanmamalıydı ve şiirinin rengine kendisi karar verebilmeliydi. Kurtulmalıydı prangalardan ve kendi köleliğini satmalıydı; haraç mezat pazarlarda. Acısını ayıklıyordu, her gece ve söz veriyordu kendisine; intihara sürükleyecekti tüm yalanlarını ve tepeden tırnağa gerçek olacaktı.
Bir gölün karnında yeşeren lotus çiçeği gibi kıpırtısız duruyordu, yatağında. Yarın için cesaret topluyordu heybesine. Gün doğuyor ve madalyonun diğer yüzünde çaresizce konuşuyordu yine kendisiyle. Geceden kalma, gözünden düşme denizlerde yüzdürüyor; mutlu son denemelerini... Biliyordu batacaklarını; acımasız gözlerde kopacak ilk fırtınada. Yine de geri durmuyordu, mutlu son denemeleri yapmaktan. Ay ışığında renklenmiş şiirler okuyordu kendisine adam. Şiirlerden çalıntı beylik sözlerden mamul; bitmek bilmez paragraflar; zihninde sürer gider; günden ertesine ve ulaşamaz sesi karmaşasından öteye... Maden göçüğü gibiydi; içinde onlarca ceset her gün beter çürümekte ve okuyamıyordu yarınlarını. Kendisine ihanetti bu hayat; kendisine ah'lıydı...
Ah!!!
Benim şairliğim, gurbette şimdi... Yoksa bir anlatırdım ki en kallavisinden şöyle, daldırıp dilimi adamın gerçeklerine....Ve umut; tecavüze uğramış bir kadın gibi kapatıp rahmini sonsuzluğa, her gün binlerce umutla dönen dünyaya yokluğunun manifestosunu ilan ediyor....

Figen GÜÇLÜ

 

 

Yayın Tarihi: 2011-03-20 15:54:32