Hurriyetport.com

Anasayfa


  • Arama:

Funda Erkoç

Pet Shop'ları STOPlayalım!

İnsan bazı şeyleri ancak birilerinin sizi uyarması ile fark ediyor! Mesela ben şimdiye kadar kim bilir kaç kez önünden geçtiğim petshoplar da aslında nasıl bir dram yaşandığını daha yeni öğrendim…

Kerimecikler...

Geçen hafta yağlı kapıların kulpları ile ilgili yazı yazmıştım! Eee şimdi o yağlı kapıların birici kerimeleri hakkında yazmazsam olmaz dimi…

Yağlı kapının kulpları…

Şu iki cinsi yaz yaz bitmiyor vallahi! Kadını yazıyorsun erkeğe hak geçiyor, erkeği yazıyorsun kadına… Bitmiyor bu iki cinsin maceraları!

Kadın düşmanı kadınlar

Geçen gün şimdiye kadar yazdığım bütün yazılarımı gözden geçirdim de; erkekleri ne kadar çok eleştirmiş, yerden yere vurmuşum! Hani sanki dünyanın tek kötüsü onlarmış da kadınlar sütten çıkmış ak kaşık gibi, bembeyaz pırıl pırılmış gibi…

İdam cezası haktır!...

Türkan, Ahmet ve Dilruba… Bu üç isim ve geride bıraktıkları vahşet ötesi hikâyeleri hiçbir zaman unutulmayacak! Tabii onların cıvıl cıvıl bakan gözleri ile objektife verdikleri resimlerinin yanındaki bacakları titreyerek linç edilme korkusu ile polislerin korumasında yürüyen o şerefsiz yaratığın resmi de…

Seçmece, seçilmece...

Her dört yılda bir denen, ama bir türlü o dört yılı tamamlayamadan 2-3 yılda bire düşen seçmece seçilmece mevsimi gene geldi çattı… Topçusu, popçusu, türkücüsü, gazetecisi, kamucusu derken temayül yoklamaları ile kim, nerede, ne iş yapar diye parti tabanlarına sorup soruşturmalar başlamış bulunmakta…

Ruh ikizi diye bir şey varmış!

Geçenlerde bir filmi izlerken öğrendim; insan en mutlu olduğunu sandığı ya da aşktan gözünü kör eden biri ile birlikte olduğu anda bile hala ruh ikizini ararmış…

Kadının adı yok...

Rahmetli Duygu Asena ne güzel yazmış “Kadının Adı Yok” diye! Günümüz Türkiyesi’nde nerede ise her gün işlenen kadın cinayetlerinde isimler hükmünü yitirmiş, sonuçlar hep aynı… Ya bir bıçağın keskin ucunda, ya da bir tabancanın namlusunda akıp giden bir hayat…

Sultan’ın sayesinde sevmeye başladım…

Hayvan severler Başbakanın “Gözlerinde şefkat gördük! Biz onu yanlış tanımışız” türünden mesajları basına vermişler… İlginç geldi bana, neden bu kadar şaşırdılar acaba? Bir başbakan hayvan sever olamaz mı?

Her ölüm acıdır!

Her ölüm acıdır, ama bazı ölümler insanın hayatında büyük yer eder… Bazen pişmanlık gelir ardından, bazen vicdan azabı!

Vicdanının sesini dinle!

Boşuna dememişler vicdanının sesini dinle seni doğru yere götürür! Ama bazıları o sesi duyamayacak kadar sağır olmuş! Sanırım yaşlılık da etki etmiş duruma...

Bir elmanın iki yarısıyız!

Erkekler ve kadınlar elma denen meyveyi tamamlayan iki varlık! Biri olmadan diğeri yaşayamaz denilen, ayrı olduklarında da birlikte olduklarında da sorunları peşi sıra sıralayan bu canlılar topluluğu kendi aralarında ikişerli şekilde gruplanabilirler…

Osman ve baloncukları…

Düşünsenize bir dizide bir Osmancık var bende dâhil bütün millet aman Osman ağlamasın aman Osman ezilmesin aman Osman üvey anne elinde eziyet görmesin diye üstüne tir tir titrer olduk…

İyi bir hızar lazım!

Çeşit çeşit odun var biliyor musunuz? Kimisi eğitimli, kimisi eğitimsiz… Hele bazıları yüksek lisans bile yapmış ama bir türlü kendini yontup, şekil verip işe yarayan bir nesne haline getirememiş!

Kalpler taş bağladı, vicdan sürgüne gitti!

VEFA… Bu kelime şu son zamanlarda sizce ne anlam taşıyor? İstanbul da bir semt ismi olmaktan yada leblebi tarçın ile müthiş bir kombinasyon yaratan vefa bozasından başka…

Bir tren masalı!..

Oldum olası tren yolculuklarını severim… Raylar üstünde yılan misali kıvrılırken, ağır çeliğin çıkardığı ses insanı alır uzak diyarlara, anılara doğru yola çıkarır…

Sosyalleşme zehiri!

Diyanet İşleri başkanı ilk demeçlerinden birinde veciz bir söz ederek dedi ki; sosyal paylaşım siteleri zehirli bir ağ gibi uzak durulması faydalıdır.

Yumurtanın dili olsa…

Yumurta son günlerin en popüler protesto aracı! Normalde pek sevmem beyazını ama sarısına asla hayır da dememişimdir… Yumurta tavaya da konuyorum, kafaya da diyor, bizzat kendi verdiği röportajında…

Çifte değil üçte standart!

Haksızlığa uğradığımız, başkalarına bize yapılandan farklı muamele yapıldığı zamanlarda, “Çifte standart var kardeşim, bana niye öyle de buna başka türlü” diye isyan ettiğimiz çok olmuştur…

Yalakalığımız tescillenmiş!

Dünya gündemine bomba gibi düşerek her ülkenin siyasetinde, artık Allah ne verdiyse irili ufaklı tahribatlar yapan meşhur WikiLeaks dokümanları maşallah pehlivan tefrikası gibi… Oku oku bitmiyor, bitmeyecek gibi de gözüküyor…

Kadına şiddete: Hayır!

25 Kasım kadına şiddete hayır haftası idi… Çeşitli etkinlikler yapıldı, elde pankartlar yollara döküldü, ama bu insanlık ayıbında bir avuç kuru kalabalığın cılız çıkan sesinden öteye giden bir durum olmadı!

Allahıma şükür normal yaşama dönebildik…

Allahıma şükür normal yaşama döneli tam bir hafta oluyor! Upuzun bir bayram tatili nedeniyle yurdumun her yanında gezme tozma dışında her şey durmuştu…

Zeynep Gülfem bebekten mektup var…

Geçen hafta televizyon ekranlarında, gazetelerin ön sayfalarında bir haber vardı; 8 aylık hamile bir kadın sevgilisi tarafından başından vuruldu…

Öfke toplumu olmuşuz vallahi de, billahi de!

Etraf pimi yarı çekili el bombası tarzı insanlarla kaplı, onlara yapacağınız hafif bir temasla pim yerinden fırlıyor ve ondan sonrası eyvah ki, eyvah!..

Alkolle muhabbetim

Geçenlerde ona yolda rastladım. Oldum olası hiç sevmem bu musibeti, o yüzden hemen yolumu değiştirmeyi düşünürken birden pat diye önüme çıkıp “Selam nasılsın” diye lafa girdi.

Vay anam vay

Şöyle etrafıma bakıyorum da, “Vay anam vay” diyorum… Toplumca görgüsüzün teki olmuşuz da, gören-duyan olmamış, zaten nasıl görüp duysunlar ki, milletin gözü kararmış, kulağı tıkanmış…

Geliyorlar! Sessiz ama derinden…

Ayık kafa ile düşünemeyen bir millet olmuşuz… Yeni yeni farkına varmaya başladım bu durumun! Bir tuhaflık var bizde, üstümüze ölü toprağı serilmiş gibi her şeye tepkisiz kalır olmuşuz…

Ağzından çıkanı duy be insan…!

Evlilik programları evlenmekten tiksindirir mi? Son günlerde televizyon ekranların da bir klasik haline gelen izdivaç edelim yuva kuralım bir arada boşanalım tadında ki evlilik programlarının seviye ayarlarında hissedilir ölçüde kaymalar yaşanmakta.

Hayatına bir çizgi, adına da kader!..

Kader bu işte seçemiyorsun ki istediğin hayatı, doğuştan her birimize bahşedilmiş yaşa yaşayabildiğin kadar sende, ister memnun ol ister kahrol, kimsenin umurunda değil ki…

Ayılar ve dayılar

Doğ, büyü, bin bir umutla oku, yetmedi yurtdışında master yap, dizi dizi diplomayı as boynuna, gel vatana başla şimdi iş aramaya… Arayan, Mevla’sını da bulur, belasını da misali ara dur… Sonuçta ne Mevla’dan, ne beladan ses yok.

Sultan’ın sayesinde sevmeye başladım…

Hayvan severler Başbakanın “Gözlerinde şefkat gördük! Biz onu yanlış tanımışız” türünden mesajları basına vermişler… İlginç geldi bana, neden bu kadar şaşırdılar acaba? Bir başbakan hayvan sever olamaz mı?

Yoktan var olanlar!

Düşünsene mütevazı bir ailede doğmuşsun, yıllarca ezilip büzülmüşsün, bir baltaya bırak sap olmayı, çivi bile olamamışsın ne olacak benim bu halim diye kara kara yas tutarken bir anda gündemin tam orta yerine güm diye oturmuşsun…

Fatmagül’ün Suçu Ne?

Haftalardır magazin gündeminde tek konuşulan konu “Fatmagül’ün Suçu Ne”! “Allah Allah” dedim bu Fatmagül de ne yapmış da gazetelerin internet köşelerinin dokuz sütuna manşetlerini işgal eder dururmuş merakı uyandı içimde…

Bu ülkede kadın olmak ne zormuş kardeşim!

Çile daha doğmadan başlıyor, doğusu batısı fark etmez derdin ölene kadar bitmez… Zorlu yarışı kazandın embriyo olup finish’e doğru yol aldın dışarıya bir kulak kabarttın o an duyduklarınla geleceğinin farkına vardın.

Sanatçının egosu insanı çıldırtıyor…

Merak ediyorum bu kadar gözde büyütülen bir ünlü ile sizi aynı eve koysak acaba ne kadar dayanabilirsiniz? Ben iddia ediyorum sakin bir yapıya sahipseniz en fazla 3 gün, benim gibi tez canlı bir yapıda iseniz de o egoya ancak 1 gün dayanabilirsiniz…

Erkekler neden aldatır kadınlar neyi bekler?

Bu günkü çok ehemmiyetli konumuz, erkekler neden aldatır, kadınlar neyi bekler? Derin mevzu vesselam! Çözmek zor bu işi, fazla derine inmeden ufak bir analiz yapalım en iyisi…

13 Eylül’de kim neyi kazanacak?

Referandum yaklaşıyor mecliste uzlaşamayan büyüklerimiz! Her gün bir yerde güneşin altında bir yudum su hasreti ile kavrulmuş oruçlu halkımıza evet mi hayır mı söyle nedir senin cevabın şarkısını döndürüp döndürüp çalışıyorlar.

Survivor

Var mısın Yok musunda ki o sevecen birbirine bağlı ağabeyli ablalı, dayılı halalı popülâsyona açık hava ve güneş hiç ama hiç yaramamış…

Seviye Ayarı

Kimin eli kimin cebin de ,hesabı kitabı olmayan bir yaşam ve o yaşamın başrol artistleri yada nam-ı diğer figüranlarının yaptıkları insana bütün bunlar şaka mı yoksa gerçek mi dedirtiyor ……..