13 Eylül’de kim
neyi kazanacak?
Referandum yaklaşıyor mecliste uzlaşamayan büyüklerimiz(!), er meydanlarına inip birbirlerine el-ense çekmeye başladılar bile.
Hergün bir yerde, güneşin altında bir yudum su hasreti ile kavrulmuş oruçlu halkımıza, “evet mi hayır mı söyle nedir senin cevabın” şarkısını döndürüp, döndürüp çalışıyorlar.
Kendi kafalarında tasavvur ettiklerini millete metazori kabul ettirme telaşı sardı bu büyüklerimizi. Sadece seçim dönemlerinde fikri sorulan vatandaş da iki derede bir arada kalmış, neyin ne olduğunu bilmeden bir kayığa binip okyanuslara yelken açma modunda… Kimsede bu kayık su alır mı diye düşünecek hal kalmadı. Her yerden bir el yapışmış vatandaşın yakasına, “evet deme sakın cısss olursun”, “hayır deme aman feleğini şaşırırsın”; iki ucu açık değnek, hangi yerinden tutasın da yanmayasın…
KIYAMET Mİ YAKLAŞIYOR?
Durum bu sefer gerçekten vahim galiba… Verilen demeçlere bakınca insan ister istemez tırsıyor… Baksanıza ne diyorlar, “Mezardakiler bile oy kullanmalı bu sizin son şansınız.”
Kıyamet mi yaklaşıyor acep? Basacağımız mühür dünyanın sonunu mu getirecek ne? Baksanıza iş çok ciddi galiba, kahvehanesi-çayhanesi, pazarı-çarşısı, treni-otobüsü, hatta kabristanlar bile oy ziyaretinin hedefi (ne de olsa ölülerinde oy hakkı var ya) daha oy kullanma yaşına ermesine yıllar olan kucaktaki sabi-sübyan bebelere bile tercihi soruluyor. Onlar da kendi lisanları ile “agu” diye renklerini belli ediyorlar!..
Televizyon ekranları kutupları ayrı, mümtaz yazarlarımızı masaların etrafına toplayıp “evet-hayır” yarışması yaptırıyor. Sinirden kıpkırmızı olmuş, kulakları tıkanmış, tansiyonları fırlamış cengâverler, müthiş bir hırsla birbirlerine kılıç sallayıp bu vatanı kıyametten kurtarmaya çalışma savaşındalar…
OF ALLAHIM ÇOK GERİLDİM
Facebook’u, Twitter’i bile aydın kesimin borazanı olmuş, ya evet borusu ötüyor, ya hayır borusu… Artık rüyalarımız bile çok değişti. Uykunun tam ortasında aksakallı dedeler sık uğrar oldu, onların gündemi de aynı “evlat evet de, sen gel beni dinle hayatını kurtar” diyen mi istersiniz, “esas gel sen beni dinle hayır de cennetin kapısına adın kazınsın” diyen mi istersiniz
Of Allahım çok gerildim… 13 Eylül’de ne olacak ki? Evet, yerine abe yes desek hayır yerine abe no desek bu kıyameti kandırabilir miyiz ki acaba?
Yoksa bir bilene mi danışmalı? Tamam, şimdi buldum. Erkân Yolaç bu işin kompetanı, ne de olsa onca sene elde mikrofon “evet-hayır” yarışması yapmadı mı? Durun ama galiba bu da olmadı. O yarışmada “evet” de desen kaybediyordun “hayır” da desen kaybediyordun, kazanan hep kasa oluyordu.
“Eee o zaman ne olacak şimdi? 13 Eylül de kim neyi kazanacak?”
Funda ERKOÇ