Ağzından çıkanı

duy be insanoğlu!

Son günlerde televizyon ekranlarında bir klasik haline gelen “izdivaç yapalım; yuva kuralım; bir arada boşanalım” tadında ki evlilik programlarının seviye ayarlarında hissedilir ölçüde kaymalar yaşanmakta.

Bir anda nerede ise bütün kanalların, mantar gibi pırtlayan evlilik programlarına umut bağlamaları reyting mekanizmasını fazla zorlayınca, olur olmaz herkesin ekranlara aday çıkarılmasına olanak tanıyor.

Eh iş böyle olunca da olmadık muhabbetlerin içine dalıyoruz bir anda…

NEFİS TERBİYESİNDEN YOKSUNLAR

Hadi gençleri bir yana koyalım; cahildir, hayat tecrübesinden yoksundur, falan filanla atlatılacak olayların, yaşını başını almış, aksakalına, takma dişine kavuşmuş, eleklerini unsuz bırakıp duvarlara süs diye asma vakti gelmiş bir sürü tonton, yaşlı görünümdeki, nefis terbiyesinden yoksun kişilerden vuku bulması insanı daha da bir irrite ediyor…

Hafta içi magazin sitelerine baktığımızda bu programlarda meydana gelen ilginç, komik görünüşlü, ama bir o kadar da insanı evlenmekten tiksindirecek haber ve videoları izlerken durumun ne kadar vahim olduğunu, toplumun nasıl bir ahlak erozyonuna uğradığını görmek en acısı…

Düşünün; bundan diyelim 10 yıl önce aile arasında aşktan-meşkten, sevgiliden bahsederken, ya da bir filmde öpüşme sahnesi izlerken yüzü kızaran insanımız şimdi ekranlara çıkıp alenen kendine, (çok kaba bir tabir olacak ama genellikle kendileri bu şekilde adlandırıyorlar) 5–6 çocuğu olduğu halde genç karı-kız aramakta olduklarını beyan etmekteler.

PAZARLIĞA DÖNÜŞÜYOR HERŞEY

İş bu kadarla kalsa iyi… Onlar bunu beyan ederken, karşı tarafta mal-mülkün sevdasında, takılacak altından, alınacak eşyadan, oturulacak evden konuşup pazarlık yapılırken insanın onur ve şahsiyetini nasıl ayaklar altına aldığını birebir canlı izleme durumunda kalıyoruz.

Hele ki olay cinselliğe döküldüğünde iğrençliğin, kendini bilmezliğin had safhasında buluyorsunuz kendinizi…

Geçen bu programlardan birini izlerken bir konuşmaya şahit oldum. 3 defa evlenip boşanan bir kadın, kendine talip olup gelen bir yaşlı beye, “İktidar mısın muhalefet mi? Ben tam 3 kez muhalefet gördüm, iktidara hasretim, artık iktidarda olacak koca istiyorum” dedi. Karşısındaki adamın yaşadığı kısa bir şaşkınlıktan ve seyircinin hafiften bir uğuldamasından sonra gelen cevap şu:

Allaha şükür aslan gibi iktidarım, hiç muhalefete düşmedim.” (Tabii ben bunu esprili bir şekilde yumuşatarak yazdım, esas sarf edilen cümleler bana göre daha kırmızı noktalıydı.)

HERŞEY ALENEN KONUŞULMAZ

Şimdi olayı anladınız mı durumun ne kadar vahim olduğunu…  Bunu çoluk-çocuk milyonlarca kişi izliyor, ağzınızdan çıkan lafların bir toplumun ahlak yapısında nasıl yaralar açacağını, ya da çekilen dizilerin, filmlerin içeriğine dikkat edilmediğinde toplumu nasıl derinden etkileyeceğini…  

Ekranın her şeyin alenen konuşulacak bir yer olmadığının, namahrem konuların kişilerin kendi aralarında konuşulacak şeyler olduğunu birilerinin en yakın zamanda hatırlatması şart oldu!..

Funda ERKOÇ

 

Yayın Tarihi: 2011-03-20 15:36:16