Alkolle muhabbetim…

Geçenlerde ona yolda rastladım. Oldum olası hiç sevmem bu musibeti, o yüzden hemen yolumu değiştirmeyi düşünürken birden pat diye önüme çıkıp “Selam nasılsın” diye lafa girdi.

“Pardon” dedim tanıyamadım (yalandan, hani tanıdım da tanımamazlığa geldim)

Ya ben alkol hatırlamadın mı? İyi-kötü arkadaş muhabbetlerinde çok sık da olmasa bir araya gelmiştik, hani az da olsa hatır gönlümüz var değil mi” dedi. Eh o kadar da kaba değiliz, “selamını alayım bari” dedim. Baktım çok dertli, omuzları düşmüş, bitkin, yılgın, umutsuz gibi bir hali var… “Hayırdır” dedim “Ne oldu sana?”… “Aman sorma” dedi “Çok dertliyim, gene zamladılar beni perperişan oldum” diye başladı içini dökmeye…

YUFKA YÜREKLİYİM BEN…

Yufka yürekliyim ben, biraz baktım öyle süklüm-püklüm karşımda, tamam kötü de arada iyilik de yaptığı falan oluyor… Mesela mikropları öldürüyor, eh kozmetik ürünlerine katkısını unutmamak lazım… Hadi bari onların hatırına biraz laflayayım rahatlasın dedim…

Oturduk bir yerde, ben çay istedim, o da bolca su ve buz, bir de bilumum meze!  Yılışık şey hemen atladı, “Sende su isteseydin karıştırıp içerdin belki beni, o zaman daha iyi anlardın” diye… “Yok” dedim “Ben böyle iyiyim, sen anlat derdini, belki anlatınca rahatlarsın… Hatta çocukluğuna falan dön, belki bir yerden yakalarım seni olur ya sende yola gelir bulaşmazsın kimseciklere…”

“Aman nerden başlayayım ki” dedi “Anamı babamı bilmem! Kendi kendime var olmuşum, o yüzden hep ufakken piç diye arkamdan laf ederlerdi o zaman gün gelecek ben size o piç kimmiş neymiş göstereceğim derdim azmettim, büyüdüm, bütün dünyayı ele geçirdim, şu an herkes önümde titriyor, nereye gitsem başköşedeyim, el üstünde tutuluyorum, beni görünce milletin gözleri bir başka parlıyor” diye konuştu ve sözlerine devam etti:

HER ŞEYİ BENDEN BİLİYORLAR

“Bazıları benim için (alkol her kötülüğün anası) diyorlar ama ben anneliğe hazır değilim ki… Daha yaşım çok genç, alınıyorum bazen bu laflara, yapmasınlar öyle bana yaşlı muamelesi, zaten günahımı da alıp duruyorlar… Her şeyi benden biliyorlar, ben bir çocuk kadar masumum… Sadece insanları neşelendirmeyi seviyorum, koca koca adamları hoplatıp zıplatırken bende memnun oluyorum… Ama kardeşim bir rahat bırakmıyorlar işimi yapayım. Hele Türkiye’de zam üstüne zam… Yeter artık isyan edesim geliyor… Ulaşmakta zorluklar yaşıyorum büyük kitlelere, hele bir de başlarına ne gelse benden bilmiyorlar mı?.. İşte o beni daha da derinden yaralıyor…”

Bunları anlatırken salya sümük ağlayıp duruyordu…

Hani bilmesem bu musibetin nasıl bir canavar olduğunu, oturup ben de onunla ağlayacağım. O kadar acıklı ki hali ama yer miyim ben bu numaraları… Açtım ağzımı, yumdum gözümü hakkında düşündüklerimi bir bir yüzüne başladım vurmaya…

İNSANLARI KUKLA ETMİŞSİN

“Bak kendi ağzınla dedin; sen bir piçsin ve bunun verdiği ezikliğin, boynu büküklüğün acısını hep mutlu huzurlu insanlardan çıkarıyorsun. İnsanları kukla etmişsin elinde, istediğin gibi oynuyorsun, yuvaları yıkıyor, işlenen suçlara yandaşlık yapıyorsun… Sen başlı başına bir kandırıkçısın, önce eğlendiriyormuş gibi yapıp, sonra da sürüm sürüm süründürüyorsun insanları… Milyonlarca insan senden nefret ediyor ama sen pişkinsin oğlum, sana ne deseler alınmazsın üstüne… Çekil git karşımdan, utanmanda yok senin… Deminden beri ben böyleyim, yok şöyleyim deyip kendini övüp duruyorsun… Az bile sana yapılan zam beter ol! Yıktığın yuvaların, söndürdüğün ocakların, yaktığın insanların gazabı üstünde olsun senin, yetmedi mi insanları üzdüğün…”

YASAKLAR HER ZAMAN TATLIDIR

Baktım birden ayağa kalktı, “hah” dedim belki aklı başına geldi, gidip af dileyecek canını yaktığı herkesten…

Ama ne gezer! “Ohhh” dedi “Kendime geldim, ne olduğumu hatırladım birden… Amacımı hatırladım, kimmişim, neymişim göstermeye devam edeceğim herkese… Gücünüz yetiyorsa yasaklatın beni… Ama unutmayın yasaklar her zaman tatlıdır” diye göz kırpıp bir çırpıda yok olup gitti…

 Tabi bütün hesabı da bana yükleyerek…

Funda ERKOÇ/hport.com.tr

 

Yayın Tarihi: 2012-04-08 15:40:54