Allahıma şükür normal
yaşama dönebildik…
Allahıma şükür normal yaşama döneli tam bir hafta oluyor! Upuzun bir bayram tatili nedeniyle yurdumun her yanında gezme-tozma dışında her şey durmuştu…
Bazen düşünüyorum acaba bizim milletimiz kadar tatil sever başka bir millet daha var mı? Bu kadar uzun bayram-seyran tatilleri bize ne katıyor, ya da neler alıp götürüyor?..
Fazla bir getirisi yok, dış turizmin tavan yapması dışında ama neler alıp götürdüğü, bayram sonrası ölümlü trafik kazalarından belli… Sanki 9 gün bayram yapmamışız da savaşa girip şehitler vermişiz, yüzlerce ölü ve bir o kadar da yaralı!
GEZMELERDE OLAYIM
Bu tatiller ne kadar uzun olursa kazalar çoğalıyor, ocaklar sönüyor. Günler önce başlayan uyarılar kulak arkası yapılıyor, “Aman iznimin bir dakikası bile evde falan geçmesin, gezmelerde olayım” aç gözlülüğü sonucu ebedi bir yolculuğa çıkıveriyorlar. İşin kötü yanı bu yolculuk sadece gidiş biletli, ne yapsanız da, ne etseniz de geri dönüş bileti kesmiyorlar oradan…
Bayramda kimi arasanız bulamıyorsunuz. Yakın zamanda el öpecek kimse de kalmayacak etrafta… Kimisi, “Aman fazla masraf olmasın, 10 kuruş masraf yapacağıma 5 kuruşa tatile çıkarım” diyor kimisi de “İlla modaya uymak lazım, geri kalırsam arkadaş ortamında konuya hâkimiyet kuramam, hava mı da atamam” telaşında…
HEM UCUZ, HEM FİYAKALI
Bu sene neresi gözde, herkes nereye kaçar-göçer, iyice takipler yapılmış ve en popüler yerin Mısır’ın o mistik havası olduğuna karar verilmiş… Sonuçta hem ucuz, hem de fiyakalı bir yer piramitler, tapınaklar… Kızıldeniz’de mercanlarla yüzmeler çok cazip gelivermiş bizim uzun tatil aşığı Türk popülâsyonuna!
Kimileri bu tatilden mutlu mesut dönerken, kimileri de dolandırıcıların tuzakları sayesinde bayramı zehir tadında yaşamışlar… Eeee size kim dedi bayram günü unutup ananelerinizi, kendinizi atın gezmelere diye!
Aslında adı bayram, yoksa sokaklarda oluşan görüntülere bakarsanız bir yabancı gözü ile vahşetin ta kendisi! İnancımız gereği kurban keserken insanın ne kadar vahşi bir canlı olduğu kendinden aciz bir hayvana nasıl zulüm içinde acı çektirip sonra da sadece muhtaçlara verilecek etleri bencilce, “Dünya kadar para verdim bir de ona buna mı dağıtıcağım” zihniyeti ile kavurup yediğini gördüğümüz bir bayram…
SAÇMAYA BOĞUYORUZ
Bir an önce keseyim seni telaşı içinde hayvanları ürküterek, panikleştiren, sonra da onları sakinleştirme çabası içinde eline ne geçerse kafasına çakan, yetmediğinde de pompalı tüfekleri ile saçmaya boğan bir milletin parçasıyız biz bayramlarda…
Yolda giderken yanımdan geçen danaya asılmış 3 adamın sopalarla hayvana öldüresiye vuruşlarını görüp, “Ne vuruyorsun be” diye bağırdığımda, trene bakan ineklerden beter bön bön bana bakan adamlara yaptıklarının yanlış olduğunu, hayvanlara eziyet etmeden sevap kazanmak gerektiğini anlatamamanın ezikliğini yaşadığım bu bayramda hayvan severlerin haklı baş kaldırışına destek vermek geldi içimden ama bir şartla!
Ey hayvan sever dostlar insanların acımasızlığında ezilen hayvancıklara arka çıkarken insanlara yapılan zulümleri kulak arkası etmeyin, sırf kediyi-köpeği değil insanları da sevin, muhtaç olanları koruyun…
Ve hiçbir şeyi moda olsun diye değil, kalpten isteyerek, inanarak sahiplenin!
Funda ERKOÇ
Yayın Tarihi: 2011-03-20 15:34:32