İdam cezası haktır!...

 

Türkan, Ahmet ve Dilruba… Bu üç isim ve geride bıraktıkları vahşet ötesi hikâyeleri hiçbir zaman unutulmayacak!  Tabi onların cıvıl cıvıl bakan gözleri ile objektife verdikleri resimlerinin yanındaki başı öne eğik bundan sonraki hayatında yaşayacaklarının düşüncesi ile bacakları titreyerek linç edilme korkusu ile polislerin korumasında yürüyen o şerefsiz yaratığın resmi de… 

O üç küçük yavrucağızın bir bayram sabahı şeker toplamak için evden çıkışlarının tam 2. yılında, medyaya yansıyan yakalanma görüntüleri ve olayın meydana geliş hikâyesi insanın beyninde yer ediyor.

Tarifi imkânsız bir üzüntü içinde biz bu kadar üzülüyorsak, acaba aileleri ne haldedir! İnsan hep bunu düşünüyor… Ben ki, kanımı emen bir sivrisineğe şaplağı patlatıp bu dünyadaki ömrüne son verdikten sonra acaba bunun da bir ailesi var mıydı? Evde bekleyen çoluğu çocuğu tadında vicdan azabı çekerken nasıl yaratıklar var çevremizde önce öldürüp sonra gömdüğü yerde arkadaşları ile alem yapabilen vicdanlarla aynı dünyada aynı havayı teneffüs etmenin ağırlığı içindeyim…

İNSAN MÜSVEDDELERİ İŞ BAŞINDA

Tecavüzcüleri ilaçla hadım uygulaması yapalım, yok efendim yapmayalım, bu insan haklarına aykırı karşıt görüşlerinin hala ortalıklarda tartışma konusu olduğu şu dönemde atı alan Üsküdar topraklarında misali içlerindeki sapıkça arzuların yanına vahşeti de ekleyip, ortaya karışık bir katliam çıkaran yaratığımsı insan müsveddeleri tam gaz yasaların o dayanılmaz hafifliği içinde işbaşında…

Tek tesellimiz hapishaneye düştüklerinde içerideki diğer hükümlülerin onlara karşı gösterecekleri şefkat oluyor! Artık diyoruz ne varsa mahpushane yasalarında var… Ama devlet baba onları f tipine koyunca her şey bitiveriyor bir anda… “Besle kargayı oysun gözünü” atasözü bu örnekler için yazılmış desenize!

Aslında bir ibret-i âlem olsa da o yaratık gibi vahşete, tecavüze yatkınların sonlarının nasıl olacağını bir görebilseler acaba teşebbüs ederler mi bu işlere?!..

ÖLÜP ÖLÜP DİRİLECEK

İdama hayır diyenler şimdi neler düşünmektedir? Bir oy verdik kanunların insan hayatı ile oynamasına mani olduk! Hiçbir insan idamı hak etmez diyenlere aslında bu 3 minik yavrunun yaşadıklarını flashback olarak izletme imkânı olsa ya da aynı şeyleri kâbuslarında görmeyi sağlasak o hayır oyunu aynı rahatlıkla verebilirler miydi?

Eskiden gazetelerin üçüncü sayfalarında yer alan, şimdilerde ise sekiz sütuna manşet boy gösteren kimine göre medyanın abartısı “canım münferit olaylar bunlar” diyenlere inat, vahşetleri, katliamları tecavüzleri gördükçe o yaratıklara karşı içimdeki hırs gittikçe artmakta, tavuk kesermiş gibi insan kesen, bütün pis arzularını başkalarının üstünde tatbik etmeyi kendine vazife bilen, bütün bu ŞEREFSİZLERE idam aslında bir haktır ve bunu hak ettikleri içinde kullanılmalıdır… İlk defa Burhan Kuzu ile ortak bir düşünceyi paylaşıyorum, idam cezasını koyacaksın, bir kenarda duracak, insan hayatına göz dikenler bilecek ki bir kenarda duruyor idam… Ha caydırıcıdır, değildir o başka mesele ama şunu da bir düşünün; kıydı mı vahşice bir cana, bilecek hep bir kenarda duruyor o idam… Katlettiği can bir kez ölecek  ama o işi yapan şerefsiz, idam korkusu ile mahpushanede her gün ölüp ölüp dirilecek …

 

Funda ERKOÇ

Yayın Tarihi: 2011-04-04 04:20:45