Yontulmamışlara
iyi bir hızar lazım!
Çeşit çeşit odun var biliyor musunuz? Kimisi eğitimli, kimisi eğitimsiz… Hele bazıları yüksek lisans bile yapmış ama bir türlü kendini yontup, şekil verip işe yarayan bir nesne haline getirememiş! İşte bu kendini yontamamışlar için hızar lazım, belki biraz olsun yontulup bir şekle şemale girerler.
Neden mi bahsediyorum! Tabiî ki senelerce okul sıralarında dirsek çürütüp bir meslek sahibi olunca da kendini adam olmuş sananlardan… Okul eğitimini bırakın, evde aile eğitimi görmemişlere kadar herkesten…
Ortalıkta diplomasını iş yeri duvarına asmış, maroken koltuklarında gerinerek oturan, adam oldum havasında yaşayanlar var; ama gel gör ki olay, hayatı toplum kuralları içinde yaşamaya geldi mi ! O diploma için bunca sene dirseklerini nasır bağlatanların orman kanunları içinde her türlü kural ihlalini yaptıkları bir gerçek…
BİRAZ DA SUÇ AİLEDE
Aslında biraz da suç aile eğitiminde, sanırsam anne babalarının yaptıklarını çocukken beyinlerinde kopyalayanlar, büyüdüklerinde de aynı hataları yapmaları ve bu hataları sanki kendilerinin yaptığı yetmezmiş gibi çocuklarına da aşıladıkları kesin…
Etrafıma bakıyorum da ne çok örnek var! Sokakları tuvalet zannedip duvar dibi harekâtına girişenler mi istersiniz? Yoksa tükürüktü, balgamdı gibi her şeylerini asfaltlara resim sergisi gibi açanlarımı? Son model arabalara kurulup yolların hâkimi benim diyenleri unutmayalım, kırmızı, yeşil, sarı hak getire… Onların bir bildikleri gazın pedalı… Hele o cep telefonunu kulaklarını yapıştırıp, tek elle direksiyon sallayanlara ne demek lazım?! Sanki kaçıyor telefon, bekle be adam varınca aç şu telini…
EŞEKLERİNİN SÜNNET KUTLAMASI
Hele 100 binlerce lira verip aldığınız o muhteşem konutlardakilere ne diyeceğiz! Hala toplu halde nasıl yaşanır onu bile öğrenememiş ama, hasbelkader lüks daireye sahip olup, ev benim, istediğimi yapar öyle de yaşarım diyenleri!
Pencere balkon her bir delikten halıyı örtüyü sallayıp, sigara külünü savuran, kapalı otopark olmasına rağmen son model arabalarını gelişi güzel ortalığa koyup, başkalarının yerlerini gasp eden, olur olmaz saatlerde eşeklerinin sünnet kutlamasını yapan, çocuğu, alt kattakini kafasını delecekmiş gibi tepinirken “evladım ne yapıyorsun” diyemeyen, hatta çocukla bir olup devasa cüsseleri ile Kırkpınar pehlivanları gibi güreş tutup, maç yapıp, kapısına çıkıp efendice “beyefendi ayıptır yaptığınız lütfen” dediğinizde, “hade len yemişim ayıbını” diyenleri çok görmüşüzdür…
İşte bütün bu orman kanunları ile yaşayan odunlar için hızar lazım belki biraz yontulurlarsa adama benzerler…
Funda ERKOÇ