Kadın düşmanı kadınlar

 

Geçen gün şimdiye kadar yazdığım bütün yazılarımı gözden geçirdim de; erkekleri ne kadar çok eleştirmiş, yerden yere vurmuşum! Hani sanki dünyanın tek kötüsü onlarmış da kadınlar sütten çıkmış ak kaşık gibi, bembeyaz pırıl pırılmış gibi…

Olacak iş değil! “Biraz objektif yaklaş” dedim kendime. Sanki olup biteni görüp duymasan, dünyanın bir tek iyisi kadın milleti diyeceksin… Oysaki itiraf etmeliyim bu dünyayı parmak ucunda oynatan, erkekleri kuklaya çeviren, sömüren, dahası kendi hemcinsine olmayacak kötülükleri yapan kadınlarımız yok mu?

Aman hem de nasıl, Sürüsüne bereket…



DİŞLERİNİZİ ÇIKARTMIYOR MUSUNUZ?

 

Mağdur olan bir kadını, hele ki sizden bir basamak yüksekte ise “Hah işte elime fırsat geçti” diye kendi basamağınıza indirmek için o sivri dişlerinizi çıkartmıyor musunuz?  Aşağı çekmek için kendinizi daha da alçaltarak saldırmıyor musunuz? Karşı cinsin hatalarını ört bas ederken kendi hemcinsinize yapılanları, ya da geçmişte yapmış olduğu hataları çarşaf çarşaf ortalıklara serip, gelinlik kızın çeyizi gibi ele güne göstermeye bayılmıyor musunuz? Biliyorum bayılıyorsunuz! İçinizdeki sinsiliği, fesatlığı ne kadar saklasanız da, makyajlasanız da bir gün bir yerden mutlaka falso veriyorsunuz… 



BU SÖZLER HER KADIN İÇİN DEĞİL

 

Sırf bu kadarla mı? Yok, dahası da var… Bitmez biz kadınların kurt kemirmesi, yer bitiririz hemcinslerimizi… Bu arada sakın yanlış anlamayın, bu sözler her kadın için değil onlar bilir kendilerini! Kim için söylenir, kim hak eder için için…

Senelerin tecrübesi ile insan sarrafı oluyor insan, baktımı gözüne anlıyor kurt hangisi, gül hangisi!

Arada gözden kaçanlar da oluyor, yanılmalar da ama onlar da iyi gizleme yapmış işin profesyoneli… Bakıyorum çevreme, analiz ediyorum, ölçüp biçiyorum, kim bizim gibi, kim sinsi! Allah korusun için için yer adamı bunlar, sakınmak lazım hatta en güzeli tecrit etmek…

Kimin gözü komşunun horozunda, kimin gözü mevki makam konumunda, tek tek listesini yapmak lazım… Hatta her yana asıp deşifre etmek de… Ama insan bir kere yüzünü değiştirmişse, orijinal yüzünü kaybetmişse neye yarar yeni yüz nakli, sonuçta yüzsüz işte!

Baktım benim listeye kimler var diye! Allaha şükür fazla yok bunlardan, uzlaştırmışım, arındırmışım bunları hayatımdan… Kıyıda bucakta sıkışıp kalmışlarda, sıkıştıkları yerde sinip kalmışlar, oldukları yerde çelimsiz suretleri ile hala başkalarını kemirmeye çalışıyorlar…

 


YAZDIKLARINA GÜLESİM GELİYOR


 

Bazen onların yazdıklarına, çizdiklerine bakıyorum da gülesim geliyor! Onu bunu yerden yere vuran o çelimsizler, sanırsınız ki evimizin masum kızları, laf konduramaz kimse onlara… Hani bilmesek gerçek dünyalarını, bizim de inanasımız gelir… Ah dersiniz nasıl bir afet-i devrandır bu, nasıl oturaklı, terbiyeli, hürmetinden sual olunmaz bir tip, ne seversiniz onları! Bir ton laf ettikleri, kadınlara kınadıkları, yerden yere vurup hakaretin en kıvamlısını yapan o kadınlar, aslında bilir misiniz ki o kadınlardan daha beter mahlûklardır! Sırtlarını dayadıkları, her kapıya anahtar olabilecek erkekleri olmasa acaba bu kadar ötebilirler mi? Son kuruşuna kadar elektrikli süpürge misali vakumladıkları adamları işleri bitince çöp niyetine kapıdan sallayan, sonra da “yeni aşklara yelken açıyorum, kalbimin prensini arıyorum, seviyemi de koruyorum, ben cici kızım” imajlı mahlûklar avlarını sinsice beklerler… Taa ki yeni bir av kafese düşene kadar… Sonrası hep aynı, biri gider öbürü gelir… Sonuçta arka sağlam olsun her kapıyı da açsın yeter!

İşte hep bunları görünce, bilince erkeklere çok yüklenmemek lazım gelir dedim! Kadınların müthiş zekâları karşısında ne yazık ki zaman zaman aciz kalmaktalar!  Hele ki bir erkek beyninin bir günde ortalama 58 saniyede bir seksi düşündüğünü göz önüne alırsak bu kadınların zekâsı karşısında bu adamlar ne yapsın!..

Funda ERKOÇ

Yayın Tarihi: 2011-04-17 18:50:14