Yumurtanın dili olsa…
Yumurta son günlerin en popüler protesto aracı! Normalde pek sevmem beyazını ama sarısına asla hayır da dememişimdir… Protein denen şeyi bolca bünyesinde barındıran bu mümtaz şeyin var oluş hikâyesi de pek bir afilidir, tavuk mu yumurtada çıkmıştır yumurta mı tavuktan hala kararsızdır insanoğlu, bulamamıştır bu teorinin cevabını… Ama yumurta bu sökmüyor ona teori meori, çıkıyorum işte bir yerlerden sonra Allah ne verdiyse tavaya da konuyorum, kafaya da diyor, bizzat kendi verdiği röportajında…
KONACAĞIM YERE BAĞLI
Pekiyi konduğunuzda neler hissediyorsunuz? Sorusuna, “Vallahi konacağım yere bağlı hissettiklerim. Mesela bir tava içinde, gözleri pırıl pırıl yeni yetişen fidancıkların önüne kondum mu kendimi bir bahtiyar hissediyorum ki anlatamam! Yeni bir neslin yetişmesinden benim de katkım var, inşaata bir tuğla da ben koyuyorum diye gururlanıyorum kendimle” diyor.
Kafaya konduğunuzda hissettikleriniz çok mu farklı dediğimde, bir mahzunlaşıyor ki anlatamam! Yahu ben kıymetli bir besinim beni böyle boş yere boş yerlere sallayıp savurmayın kardeşim hazım edemediğim yerlere isabet kaydettirdiğiniz de cılkım çıkıyor.
DOLU KAFADAN BOŞ KAFAYA
Boş kafalının elinden doluya isabet edince içim acıyor, ama dolu kafandan boşa gidince büyük haz duyduğumu itiraf edeyim ama gene de o an kendimle gurur duyamıyorum! Biliyorum ki; o kafadan aşağıya akarken ben, o kafanın içindeki beyinden neler geçiyor neler! Şimdi diyor aferin iyi iş yaptın attın, malzeme çıkarttın bize, bak nasıl oynarız biz şimdi sizinle…
Sonra bakıyorum bir sürü söylemler; yok omlet edin, yok menemen yapın kendinize gelin, diyorlar… Aslında bilmiyorlar ben pişmeden daha faydalıyım. Konduğum cildi botokslarım ve Allahın bana verdiği o yapışkanlık ve son kullanma tarihimin geçtiği zamanlarda saldığım o muhteşem ötesi kokum ile insanların akıllarını başlarına getirmeyi de sağlarım… O yüzdendir ki, dünyanın her yerinden hep itibarım var…
Funda ERKOÇ
www.hport.com.tr