Sevil Atasoy’a sormak lazım…

Eski Adli Tıp Enstitüsü Başkanı Prof. Dr. Sevil Atasoy, cesur açıklamaları başladığı günden beri gittikçe yakından tanıdığımız bir hanım zaten adli bilimlerden hoşlananların yakından tanıdığı bir isim. Adli tıp kurumunun kapalı kapılarını ardına kadar açtı ve bir sürü yanlışın düzelme yolunda gittiğini görüyoruz sayesinde…

Gerek bir gazetedeki köşesi, gerek Kanıt adlı dizisi ve son günlerde ki evliliği ile iyice hayatımıza yerleştiğini söyleyebiliriz.

Ben kendisi ile yüz yüze tanışmıyorum. Geçen hafta kendi yemeğimi hazırlamak istemediğimden karşımdaki büyük markete gittim. Tam koca bir tabak kuru fasulye ile pilava dalmak üzereyken yürüyen merdivenlerden neşe içinde çıkan bir çifte gözüm takıldı. Çok şaşırdım. Kolonun arkasında olduğumdan onların beni fark etmesi imkânsız dı. Rahat rahat baktım. Prof. Dr. Sevil Atasoy ve eşi Hüseyin Ekinci…

Sevil hanım nefis taşıdığı bir deri takım giymiş 0 makyaj. Gözümün yanıldığını sanmıyorum öyle botox, gergef gibi estetik vs yok. Doğal ve çok güzel. Eşi kendinden hiç de küçük durmuyor. Estetik harikası ve botox kurbanı sahnelerden bebek görüntüsü verip salyalarını toplayamayan sürüyle hanımdan vallahi genç…

Yaşıtları için ise mucize denebilir. Sanki 40 yaşında dondurmuşlar. Bu hali ile TV’den gördüğümü mukayese etmeme imkân yok. Yakından çok farklı. Eşi Hüseyin Bey ne kadar şanslı hem beyni, hem kendi güzel, hem asil bir havası var ve belli ki onu seviyor.

Prof. Dr. Sevil Atasoy’a kesin sormak lazım nasıl böyle doğa kanunlarına ters kepçe yaptı? Şaka yapmıyorum benden geçti 50’ye merdiven dayadım (herhalde bu işin sırrı ne ise daha önce vakıf olmak gerekti) ama sürü ile saçma kürler, saçma kremler, saçma estetiklerle harap olan gençler var onlara ışık tutmak gerek. Allah mesut etsin çok yakışmışlar.

Bu arada kuru fasulye pilavımı yemedim. Rejime o anda başladım ilerideki günlerde size ayrıntıları ile yazacağım.

Sağlıklı ve mutlu haftalar…

Hürriyet Turnalı

Hurriyet@hport.com.tr

 

 

Yayın Tarihi: 2012-03-24 11:36:04