Kafaları karıştıran bu aşk üçgeninin baş kahramanı Rezza Zarrab, uzun zamandır süren suskunluğunu ilk kez bozdu ve Turuncutime.com Tunç Erden Yakar'a ilk röportajını verdi. Tunç Erden Yakar ile Türk Magazin Basının peşinden en çok koştuğu İşadamı Reza Zarrab röportajı büyük olay yaratacak. İşte 2010’un en bomba röportajı!

Ebru Gündeş  Namusum ve Onurumdur!

Geçen hafta Azeri Kızı  Günel ile yediğim akşam yemeğindeki sohbetimizden bir bölümünü  röportaj haline getirince ortalık fena halde karıştı. İnternet medyası ve gazeteler o röportaja geniş yer verdi. Ben o röportajda Günel ne söylediyse aynen yazdım. 

Dün gece birkaç arkadaşımla otururken gece saat 02:37 de telefonum çaldı. Arayan kişi Reza Zarrab’tı. Hani Türk basınının 1 yıldır ulaşamadığı Ebru Gündeş’in erkek arkadaşı Reza Zarrab…

Reza Bey, Günel ile yaptığım röportajı okumuş, o açıklamalar onu oldukça üzmüştü. Reza Zarrab “madem böyle bir röportajı yayınladınız ben de cevap hakkımı kullanmak istiyorum” dedi. Kendisine gazetecilik etiği gereği bunu seve seve kabul edeceğimi söyledim. Zarrab ile ertesi güne randevulaştık…

Reza Zarrab’ın ofisine öğle saatlerinde ulaştım. Ben Reza Bey’in odasında beklerken Azeri Günel’in babası Rahman Bey’de geldi. İkimiz birkaç dakika bekledikten sonrada Reza Zarrab ofise geldi.

İlk başta şunu söyleyeyim Reza Zarrab’ın Azeri Petrol Kralı olduğunu yazıp duruyorduk, Pasaportunu gösterdi. Reza Zarrab İran’lı ve petrol işi ile uzaktan yakından alakası bile yok, Reza Zarrab’ın işi gemi inşaatı. Yani Armatör…

Bir gece önce Günel’in babası Reza Zarrab’a “Tunç Erden Yakar’ı tanımıyoruz. Böyle bir röportajı biz vermedik” demiş. Reza Bey sorularına ilk olarak bununla başladı. Rahman Zeynelova, beni değil, bir başka gazeteciyi tanımadığını olayı karıştırdığını, beni tanıdığını ve Günel ile o sohbeti yaptığımı kabul etti.

Reza Zarrab’ın odasının tamamında video ve ses kayıt sistemi olduğu için tüm görüşme kayıt altına alındı. Reza Zarrab ilk olarak “Ebru Gündeş’e 4 milyon dolar harcadı” başlıklı haberimiz ile konuya girdi.

EBRU GÜNDEŞ’İN BENİM PARAMA İHTİYACI YOK!

REZA ZARRAB: Bakın Tunç Bey, Ebru Gündeş benim deli gibi aşık olduğum, uğruna canımı vereceğim kadınımdır. Ben ve Ebru Gündeş bir  yıl önce ömür boyu birlikte olma kararı ile yola çıktık. Ben evime ve hayat arkadaşıma bakan koruyan bir adam mıyım? Evet ben öyle bir adamım. Evime bakıyorum. Evine bakmayan bir adama da ne derler bilirsiniz. Evime harcadığım para da kimseyi ilgilendirmez. Ben alnımın teri ile kazanıyorum, bunun hesabını kimseye vermem. Yazılmış olan “Ebru Gündeş’e 4 milyon dolar harcadı” haberi yalan, ben Ebru gündeşin şahsına 1 lira para harcamadım, Ayrıca Ebru Gündeş’in benim maddiyatıma zaten ihtiyacı yok. Bunu da bütün Türkiye biliyor. Ebru Gündeş bu ülkede yıllardır çok saygın ve iyi kazanan bir sanatçıdır.

TEY: Tabiî ki sizin evinize harcadığınız paranın hesabını kimse size nereye nasıl harcadınız diye soramaz!

REZA ZARRAB: Tabi ki soramaz. Bende vermem ama sizle sohbet ederken Günel Hanım tarafından Ebru Gündeşe 4 milyon dolar verdiğim söylenince zoruma gitti .Peki kendisine harcadıklarım, bunlarımı duymak istiyorlar da benim üstüme bu kadar geliyorlar...

(Bu arada Reza Zarrab elindeki dosyalardan bankadan alınmış resmi yazıları  bana bir bir göstermeye başlıyor ve biryandan da anlatmaya devam ediyor)

Sekiz yıl geçirdiğin insanla bu raddelere gelmiş olmak çok acı ama son bir yıl beni ve ailemi buraya getirdi. Ben, Günel ile sekiz yıl geçirdim ve Sekiz yıl ona da benim hayatımda olduğu için baktım. Eğer hayatındaki kadına bakmak ayıp ise bırakın benim ayıbım bu olsun. Benim Günel’e teşviki mesaim 8 senedir. Yani bu demektir ki; Benim Günel’e sekiz yılda harcadığım rakam onların Ebru gündeş için iddia ettikleri rakamdan çok daha fazla milyon dolar bunu ispat edebilirim ama onlar neyi ispat etmek istiyorlar bunu da anlamış değilim.Bir erkek olarak ne yaşadığım ilişkiyle ilgili ne o ilişkinin içinde harcanan paranın nede o ilişkinin içeriği ile ilgili konuşmak ailemden aldığım terbiyeye yakışmıyor ama gelinen nokta maalesef beni bu hale getirdi, yani konuşmak zorunda kaldım ama içim acıyor ve şahsiyetime yakıştıramadığımın da altını çiziyorum.

Reza Zarrab’ın gösterdiği banka belgelerinde sadece bir ayda Azeri Günel’in harcamaları 125.000 Dolar (yüzyirmibeşbin) olarak kayıtlarda var ve hemen hemen bütün kayıtlarda harcamalar her ay için bu tutarlardaydı.

GÜNEL’İN SON ALBÜMÜNE 350 BİN DOLAR HARCADIM!

Günel, size olayı anlatırken keşke deseydi ki; Reza adam gibi bir adamdır. Kadınına sahip çıkar. Benim de yıllardır her şeyimi karşıladı. Allah razı olsun , yolunu da açık etsin ..Bana son yaptığı albümün maliyeti bile sadece 350.000 Dolar (üçyüzellibin) 

Reza Zarrab bu masrafı  hem resmi banka kayıtları ile hem de Günel’in albümünü yöneten Sezgin Bey’i odaya çağırarak sözle de beyan ettirterek ispatladı.

Günel, Hanım madem sizinle röportaj yaptı, ki keşke yapmasaydı ve artık benle alakalı demeçler vermese asıl bunları anlatsaydı... Ebru Hanım’la alakalı hiç yakışmayan cümleler kuruncaya onu kötü göstermeye çalışıncaya kadar bu adam benim her şeyimi yaptı ama yürütemedik deyip dürüst olsaydı. Kendisiyle yaşadığım ilişkiye saygı duyup kendime de saygımdan tabii tek bir kelime konuşmadım Ama artık benim de sabrım taştı. İlk ve son kez bir gazeteci ile bu konuları konuşuyorum. Bir daha hayatım boyunca da kimse beni bu konularda konuşturamaz anlatacaklarım en azından Günel Hanım’ın insan içine çıkabilecek kadarı yani sansürleyerek birkaç şeyi anlatacağım. 

TEY: Bu belgeleri Reza Zarrab bana gösterirken, Günel’in Babası Rahman bey söze girdi. Ve “Sana zorla mı yaptırdık” dedi.

REZA ZARRAB: Hayır ben kendim isteyerek yaptım. Bunun hesabını da kimseye vermem. Ben o zaman Günel ile beraberdim. Hayatımdaki insana bakmak insanlık ve erkeklik görevimdi, helali hoş olsun yaptım.

GÜNEL GAZETECİLERE TUZAK KURDURDU!

TEY: Geçen hafta Günel’in evinden çıkarken kameralara yakalandınız. Neden gittiniz oraya?

REZA ZARRAB: Bakın babası burada ve yüzüne söylüyorum. Ben Günel’i görmeye gitmedim. Günel’in evinden 15 metre önce kayıt stüdyosu var. Yayınlanan o fotoğraf onun önünde çekilmiştir. İşte Rahman Bey’in yüzü.

Reza Zarrab Rahman Bey’e dönüyor ve rahman bey olayı doğruluyor…

REZA ZARRAB: Rahman Bey, o Fotoğrafın çekildiği gün sen beni defalarca arayıp yemeğe davet ettiğini söyledin. Ben de sana, ben asla gelmem senin kızın yine bir oyun oynar, oraya gazetecileri çağırır, gelmiyorum, demedim mi?

RAHMAN ZEYNELOVA: Evet söyledin ve gelmedin zaten Reza benim kızımla 1 senedir 1 kere bile yüz yüze gelmediler ve görüşmediler ve görüştürtmemde zaten bu iş bitmiştir.

TEY: Ne yani o zaman siz Ebru Gündeş’i aldatıyor gibi mi gösterilmek istendiniz?

REZA ZARRAB: Maalesef Olay aynen budur. Bana o gün bir tuzak kuruldu. Ama ben zaten gelmiyorum stüdyoya gideceğim dedim. Babası da kabul ediyor. Ben kahretsin ki o gün aynı sokaktaki stüdyoya gittim.

TEY: Peki siz Azeri Günel ile beraberken mi Ebru Gündeş ile beraber oldunuz?

REZA ZARRAB: İşte babası da burada, ben Günel’den çok tan ayrılmıştım. Başka sebepler vardı bizim ilişkimizin bitmesinde ve en az 2 ay olmuştu... Ama şu doğru Bunu Günel’de biliyor ben sekiz yıldır Ebru Güneş’e hayrandım. Hatta platonik olarak aşıktım.

TEY: Biliyorum geçen yıl Günel kendisi bana Ebru Gündeş’i o zamanlarda aşırı derecede beğendiğinizi söylerdi.

O sırada Rahman Zeynelova söze girdi.

EBRU GÜNDEŞ’E KİMSE LAF SÖYLEYEMEZ!

RAHMAN ZEYNELOVA: Sen benim kızımın kalbini kırdın. Benim kızım çok üzüldü. Benim kızımın da herkes ne olduğunu biliyor Ebru Gündeş’in hangi yuvanın kuşu olduğunu da…

Reza Zarrab birden deliye döndü, Resmen karşımda rengi attı  ve hayatımda duyduğum en korkunç ses tonu ile bağırmaya başladı…

Reza Zarrab: Bana BAAAAAAAAAAK! Sen değil, senin gibi bir milyon tanesi bir araya gelse Ebru Gündeş’e tek bir laf söyleyemez. Sakın ola, sakın ha sakın, Ebru Gündeş için ağzından tek bir kelime çıkarsa fena olur bu işin sonu. Ebru Gündeş benim hayatımdaki kadınımdır.

Reza Zarrab sinirlendiği hızla sakinleşti ve içeri orta yaşın üzerinde kuaför olan bir bey çağırdı.

SİLAHLA KUAFÖR SALONUNU BASTIĞIM TAMAMEN YALAN!

REZA ZARRAB: Sen kimsin ve ne iş yaparsın (diye gelen kuaföre sordu)?

KUAFÖR: Kuaförüm. Yıllardır alışveriş merkezindeki salonumda siz müşterimsiniz.

REZA ZARRAB: Şu “Reza Zarrab silahla kuaför bastı” haberinin yayınlandığı gün neler oldu, yeminle Tunç Bey’e anlat lütfen.

KUAFÖR: Benim iki evladım var, Allah bana onarlı büyütmeyi nasip etmesin ki anlatacaklarım doğrudur ve o günün kamera kayıtları da mevcuttur. O akşam üzeri Reza Bey benim sahibi olduğum erkek kuaföründeydi. Saçlarını kesiyordum. Günel Hanım da benim dükkanımdan 5 - 6 dükkan ilerideki bayan kuaföründeymiş. Bir haber geldi Reza Bey’e Günel Hanım’ın kuaföre 800 TL borcu varmış ve üzerinde para yokmuş, Reza Bey bana 800 TL bıraktı. Kuaföre gidip ödememi rica etti. Ben de Reza Bey gittikten sonra gidip Günel Hanım’ın borcunu ödedim

REZA ZARRAB: Yani ben sizin salonunuzu basmadım öylemi?…

KUAFÖR: Reza bey ben geciktim biran önce gidip salonumun tavanında mermileri toplayayım ?

Sonra kuaför odadan çıktı gitti. Reza Zarrab yine Günel’in babasına dönerek…

REZA ZARRAB: Ben sizden aile olarak hiçbir saygısızlık görmedim. Dolayısıyla bende size hiçbir saygısızlık yapmadım.. Ama bu son olanlar, yapılan açıklamalar hiç hoş değil. Ben sizi ortada koymuş değilim. Kızınızla ilişkim bitmesine rağmen size hala yardım ediyorum. Kiranızı, aidatlarınızı ödüyorum. Bunu yapıyorum çünkü ailenizle sekiz yıllık geçmişimi silip atamam. Benim titizliğime karşılık sizin bana yaptıklarınız inanılmaz...

GÜNEL, ALTINDA BENİM ARABAMLA GEZERKEN YAPTIĞINA BAKIN!

Bu arada Reza Zarrab, Günel’in evinin kirasını, aidatını, otopark parasını  ödediğine dair tüm banka resmi kayıtlarını  da bana bir bir göstermeye başladı.

Reza Zarrab, Takvim Gazetesini eline alarak bana bugün ki gazetedeki haberi gösterdi. Haberde Günel’in kullandığı RZA plakalı otomobilin kime ait olduğu ve plakanın anlamı sorulan Günel’in otomobilin babasına ait olduğunu RZA harflerinin de Rahman Zeynelova Azeri anlamına geldiğini açıkladığı yazıyordu… Reza Bey fotoğrafta plakası görünen aracın kendisine ait olduğunu gösteren ruhsatı önüme koydu. 

REZA ZARRAB: Hayır otomobil benim. Bunlar aslında hiç önemli değil biliyor musunuz babamın arabası demesi falan, üzüldüğüm orda benim arabamı kullanırken hakkımda bu kadar kötü ve yalan konuşması... Beni tabi ki silsin çünkü ben onların bütün yaralamalarına rağmen başka bir şey yaşıyorum Allah ona da yaşamak nasip etsin etsin ki bizle uğraşmasın artık... Ben hala bütün masraflarını karşılayıp Ebru Hanım’da tabi ki yapmalısın derken onun Ebru Gündeşe 4 milyon dolar harcadı diye açıklama yapacak kadar kendini düşürmesine üzülüyorum. Bir de ona yaptıklarıma rağmen.

RAHMAN ZEYNELOVA: Biz mi sana yap dedik

REZA ZARRAB: Tabiî ki siz yap demediniz sadece yaptırdınız yani ne demek istediğimi anlıyorsun? Ayrıca ben yapmış olmaktan gocunmuyorum. Helali Hoş olsun. 

RAHMAN ZEYNELOVA: Sen Ebru Gündeş için benim kızımı terk ettin. Kızımı kırdın.

EBRU GÜNDEŞ İLE EVLENECEĞİM!

TEY: Sizin ayrılmanızın sebebi Ebru Gündeş mi?

RAHMAN ZEYNELOVA: Ebru Gündeş’in bütün gazeteciler ne olduğunu biliyor…

REZA ZARRAB: Ben seni az önce uyarmadım mı? Ebru Gündeş hakkında konuşma diye. Tüm Türkiye’nin bilmediği ne biliyorlar... Ben, Ebru gündeş için kast ettiğiniz her ne varsa ona rağmen benim helalim sevdiğim kadındır ve Allah bir gün nasip ederse evlenmek istediğim kadındır yani konuştuklarını kulağından süzgeç et. Kızın şöhret olamaz.

TEY: Rica ediyorum bir kez daha konu Ebru Gündeş’le ilgili iş bu noktaya sakın gelmesin!

GÜNEL BENİ ALDATTIĞI İÇİN AYRILDIM!

REZA ZARRAB: Tamam, o zaman gerçekleri konuşalım çünkü hiç istemememe rağmen beni buna gördüğünüz gibi kendileri mecbur bıraktı yaşadığım eski ilişkiye saygımı bile bitirdiler  bu kadar mı zordu Günel Hanım için benim artık başka bir hayatım olduğunu kabullenmek hele ki yaşadıklarımızı bile bile ben o kadar şeyi kabullenmişken. Bu kadar üstüme geldiler peki İşte babası burada oturuyor Tunç Bey, ben olayları anlatayım. O da inkar edebiliyorsa etsin. Günel ile benim ayrılmamın sebebi Günel’in ihanetidir. Günel benden önce Ramin adlı bir çocukla üç yıl çıktı. Doğru mu Rahman Bey?

RAHMAN ZEYNELOVA: Evet ama sizinki gibi bir ilişki değildi. O farklıydı. İki çocuğun aşkıydı. Günel 14 yaşındaydı.

REZA ZARRAB: Tamam! Bu Ramin Bey, Günel ile sevgili iken aynı okulda okuduğu Ulduz adlı bir kızı hamile kalınca onunla zoraki evlenmek durumunda kaldı ve Günel’den ayrıldı. Daha sonra Günel ile biz sevgili olduk. İlişkimizin dördüncü yılında Günel, Annesi ve ben bir gün restorantta otururken Günel’in teline SMS geldi. Birden hamle yapıp telefonu kaptım. O zamanlar ben Dubai de yaşıyor ara sıra Günel için İstanbul’a geliyordum. Telefonda aynen şöyle bir mesaj “Aşkım seni seviyorum”. Ben şok oldum. Mesajı gönderen Günel’in benden önceki sevgilisi Ramin’di. Hemen Ramin’i aradım. Telefonun sesini dışarı verdim. Ramin bir ay önce Günel yüzünden karısı Ulduz ile boşandıklarını çünkü Günel’in sürekli onu arayarak aşkını ilan ettiğini, karısının da bu durumu yakaladığı için bir ay önce boşandıklarını anlattı. Günel hiçbir cevap veremedi bu olaylara, ben daha sonra Ulduz’u Azerbaycan’da buldurup olayı doğrulattım. 

Ve Reza Zarrab, Günel’in babası Rahman Zeynelova’ya dönerek…

REZA ZARRAB: Yalan mı bunlar Rahman Bey? Aynen böyle olmadı mı kızın yüzünden o çocuğun yuvası dağılmadı mı? Beni bunaları anlatma raddesine getirdiğinize inanamıyorum, Benim yanlışımda bu olayını affetmem oldu tabi ki ...Doğru mu Rahman Bey ...

RAHMAN ZEYNELOVA: Evet oldu böyle bir olay…

TEY: Bu olayda terk etmemişsiniz. Ne zaman ayrıldınız Günel’den?

REZA ZARRAB: Günel Hanım son zamanlarda sürekli evde ben Reza’dan ayrılacağım deyip duruyordu. Sonra bir gün MSN kayıtlarına baktım. Yazışmalarını okudum aranjörlüğünü yapan beyefendiye de  aynı şeyleri yazıyormuş. Bir kız neden bir erkeğe aynı evde yaşadığı sevgilisinden ayrılacağını ve detayları anlatır ki? Yazışma kayıtlarını da babasının önüne koydum.Rahman Bey doğrulayacaktır ???

RAHMAN ZEYNELOVA: Onlar sadece arkadaşlar

REZA ZARRAB: Bu benim arkadaşlık anlayışıma sığmıyor kusura bakmayın... Bir kadının bir erkeğe dert yanması? Ayrılacağım bitmek üzere demesi yada  böyle bir şey olsa da aranjörüyle paylaşması bana tersti ve birikmişlikte vardı bu da son nokta oldu.

TEY: O zaman siz Günel’den ayrıldıktan sonra Ebru Gündeş ile birlikte oldunuz?

REZA ZARRAB: Tabi ki, ben Günel’den ayrıldım. Aylar sonra Ebru Gündeş hayatıma girdi.

EBRU GÜNDEŞ’İN ÇOCUĞUMUN ANNESİ OLMASI İÇİN HER ŞEYİMİ VERİRİM!

TEY: İyi anlaşabiliyor musunuz?

REZA ZARRAB: Ebru Hanım’la ilgili çok konuşmak istemiyorum çünkü rahatsız olur biliyorum  bir de kendisi tek cümle kurmamasına rağmen o kadar yara aldı ki... Her kadın Ebru Gündeş’ten kadınlık ve insanlık dersi almalı. Tek cümle kurabilirim çocuğumun annesi olması için her şeyimi verebilirim.. 

TEY: O zaman Günel’in amacı ne olabilir, ne yapmaya çalışıyor sizce?

REZA ZARRAB: Bu kadar konuşmanın ve belgenin üstüne  sizce ne yapmak istiyor olabilir artık yorumu size bırakıyorum?

TEY: Bu kadar belgeden sonra Ebru Gündeş’i çıldırtıp sizin aranızı bozmak istiyor diyebilirim.

REZA ZARRAB: Maalesef Aynen onun istediği de bu. Bakın Tunç Bey, ben  Günel ile beraberken üzülerek söylüyorum ki onu çok aldattım  ama  Hepsinde de bir hafta sonra geri döndüm. Günel’in kaldıramadığı şey, ondan ayrıldım. Bir süre sonra geri dönmeyip hayatıma bir başka insanla devam ettim. O kadına da tapıyorum. Günel’in içinde bu durum yara yaptı. Onun için zor olabilir ama olgun davranıp bunca zaman bizi ayırmaya çalışacağına  yoluna devam etseydi bütün bunlar olmayacaktı...

RAHMAN ZEYNELOVA: Bak söylüyor ağzıyla, benim kızımı o da çok aldattı. Hem de şu ünlü isimlerle (Rahman Bey isimler sayıyor.)

REZA ZARRAB: İnkar etmiyorum doğru, ben çapkın bir adamdım, yaptım. Yeri geldi geri dönüp de özür de diledim. Ama ben senin kızından ayrıldığımdan buyana onunla hiç konuşmadım. Partide karşılaştık geçen  yılbaşında, tek kelime konuştum mu kızınla. Yüzüne bile bakmadım. O cep telefonu ile gizli gizli beni çekmeye çalışmadı mı? 

Bu sırada o olayında görgü tanıklarından biri odaya gelip olayı  doğruladı.

GÜNEL, REZA ZARRAB’IN CEP TELEFONUNDAN EBRU GÜNDEŞ’E SMS ATTI!

REZA ZARRAB: O kadar çok oyunlar oynandı ki bana artık yoruldum. Bakın Tunç Bey ben ve bir gurup arkadaşımla Azerbaycan’a bir düğün için gittik, benim en yakın arkadaşlarımdan birinin doğum günüydü. Gece düğünden sonra arkadaşlarımla ile rakı içtik, sonra Rahman Bey beni aradı. Kelle paça yaptım gel diye bir ton ısrar etti. İşte yüzü (Rahman Bey Olayı doğruluyor)… Ben Rahman Bey ısrar ederken ona diyorum ki; senin kızın bana oyun oynuyor ordadır falan ben gelmem. Öyle bir şey yapamaz garantisi benim, ve ben otelin lobisinde oturuyordum daha sonra çorba içmeye geçtim. Biz çorba içerken, Günel cep telefonumu ben farkında olmadan aldırıyor gizlice Ebru Gündeş’e mesaj çekiyor. Aynen mesajlarda şunlar yazıyor “Ebru, ben anladım ki Günel’e deli gibi aşığım. Bu iş Bitmiştir. Herkes kendi yoluna” “Ebru ben Günel ile çok mutluyum sakın bir daha beni arama”… Daha bunun gibi birkaç mesaj daha. İnanamadım yaa..

Reza Zarrab, Rahman Zeynelovaya dönüyor…

REZA ZARRAB: Yalan mı olmadı mı bunlar? Yalan mı?

RAHMAN ZEYNELOVA: Tamam da, doğru da Günel’de küçük bir kız, kalbi kırılmış, sevgilisi gitmiş, aşık olan, acı çeken kadın bunları yapar. Kalbi kırılan bir kızın bunları yapması normal…

TEY: Ben de aynı şeyi yapabilirdim sanırım. Peki, Günel’in telefonundaki senin attığın dönmek için yalvardığın mesajları nasıl açıklayacaksın?

Orada daha önce çalışmış ve bu olaydan sonra kovulan kızı  aradı. Ve yemin ettirerek olayı  anlatmasını rica etti. Bu olaydan dolayı  Reza Zarrab’ın şirketinden kovulan kız olayı  şöyle anlattı… (Kızın adını  vermek istemiyorum)

İŞTEN ATILAN KIZ: Günel Hanım şirketin altına geldi. Bana 500 Dolar (Beşyüz) verdi. Ben de Reza Bey toplantıdayken cep telefonunu aşağı indirip bir süreliğine Günel Hanım’a verdim. 

Reza Zarrab, Günel’in babasına….

REZA ZARRAB: Yalan mı Rahman bey ? Böyle olmadı mı? Kızın bunları yapmadı mı? Ne gerek vardı beni bu raddeye getirdiniz.. Ben bir iş adamıyım aynı zamanda hakkımda söylemediğiniz iftira kalmadı. Konuşmak zorunda bıraktınız beni.. Tunç Bey cevap hakkımı bana kullandırmak zorunda. Avukatlarımda burada, ya Tunç Bey burada olan her şeyi benim cevap hakkım olarak olduğu gibi yazar ya da  tazminat davası açarım.

TEY: Ben Günel ile yediğim akşam yemeğinde konuştuklarımızdan bir bölümün, ki bunlar sizin hakkınızda iddialardı. Sizin bu iddialara vereceğiniz her cevabı da yayınlarım.

RAHMAN ZEYNELOVA: Bunların hepsi yalan!

REZA ZARRAB: Bütün belgeler ve tanıklar burada neyi yalanlıyorsun Rahman bey. Ayrıca ne anlattıysam kendi ağzınla doğruladın zaten..

Rahman Zeynelova bana dönerek…

RAHMAN ZEYNELOVA: Benim kızım hakkında bir tek bu açıklamalardan kelime yayınlayanın silahı çeker, kafasından vururum, yaşatmam… Ben sana söylüyorum. Bundan sonra benim kızımın adı geçmeyecek. Ben sana söylemiyorum ama benim kızım hakkında tek kelime yazanı kafasından vururum.

TEY: Bir dakikaaaa… Beni kimse tehdit edemez. Vurmak isteye hodri meydan, Ben Hrant Dink’i öldürenlerden korkmamışım, Allahı gelse korkmam. Beni tehdit edecek adam anasından doğmadı. Ben nasıl ki gazetecilik yapıp Günel’in açıklamalarını yayınladıysam, Reza Zarrab’ın cevap hakkını da yayınlarım.

RAHMAN ZEYNELOVA: Yok ben sana demedim zaten…

TEY: Bana demeyin zaten. 

Bu gerginlikten sonra zaten Rahman Bey ile konuşacak bir şey kalmadığından Rahman Bey ofisten ayrıldı. 

Reza Zarrab ile bulunduğumuz odaya Günel’in son albümünün yönetmeni, aynı zamanda Kibariye’nin de maestrosu olan Sezgin Bey’i aldı. Sezgin Bey’de banka dekontları ile Günel’in albüm giderlerinin Reza Zarrab tarafından kendilerine ödendiğini gösterdi.

Daha Sonra Reza Zarrab ile oda da baş başa kaldık….

TEY: Ne diyeceğimi bilmiyorum çok üzgünüm tüm bütün bu olanlara…

REZA ZARRAB: Sizin üzülmenize gerek yok asıl ben çok üzülüyorum, ama artık hak edildiğine inanıyorum. Siz gazeteciliğinizi yaptınız, işiniz bu ama işinize devam edin, benim de haklarıma saygı duyarak tüm bunları yayınlayın…

TEY: Birkaç sorum daha olacak…

REZA ZARRAB: Memnuniyetle cevaplarım…

TEY: Aileniz Ebru Gündeş’i istemiyormuş!

REZA ZARRAB: Bir dakika sadece dinleyin….

Reza Zarrab telefona sarıldı  ve annesini aradı. Anneciğim Gazeteci bir arkadaşımız Tunç Erden Yakar burada… Birkaç haber çıkmıştı. Reza’nın ailesi Ebru’yu istemiyor, Günel’i gelin olarak istiyor diye, bunlar doğru mu?

REZA ZARRAB’IN ANNESİ: Bak evladım. Biz Günel’i televizyonda görünce sanatına saygı duyuyoruz. Ama onun ailesi bize uygun değil. Benim canımın damarı oğluma Günel’le beraber olduğu için üç yıl yüz çevirdik. Biz oğlumuzla Günel ile beraber olduğu için üç yıl konuşmadık. Benim Ebru Gündeş Hanım Kızımdır. Ben Ebru’yu çok seviyorum. Biz Ebru hanımdan razıyız. Allah da ondan razı olsun….

Reza Zarrab’ın annesi telefonu kapadıktan sonra Reza Zarrab tüm olayların banka dekontları, msn yazışmalarını tekrar tekrar bana gösterdi ve anlattı.

Reza Zarrab Ebru Gündeş  ile çok mutlu olduğunu söylüyor. Aslında olaylara bakılırsa deliler gibi de aşık Ebru Gündeş’e….

Ebru Gündeş konuşmamakta sonuna kadar da haklı… Ve öğreniyorum ki; bana gösterilen bu belgeler Ebru Gündeş’e gösterilmemiş bile… Çünkü Ebru Gündeş bu olayları önemsemiyor… Gündeş bu olayların Reza Bey ile alakalı olduğunu ve olayda kendini ilgilendiren hiçbir şeyin olmadığını söylüyormuş

Reza Zarrab ise Günel’in ona ihanet ettiğini babasının yanında açıklıyor. Anlattığı  olayları Günel’in babası Rahman Bey’de doğruladı. Artık bu ilişki konusunda konuşulacak pek bir şeyde kalmadı. İnsanlar dedikodular ya da söylentiler üzerine yorumlar yapabilir. Ama ben burada açıkladığım her şeyin belgesini bizzat gördüm ve ben de mevcut…

Şu andan itibaren Günel kendi yoluna devam etmeli…

Reza Zarrab da kendi yoluna deli gibi aşığım, onurum, huzurum, her şeyim dediği kadınla devam ediyor.

Ebru Gündeş, bu olayın iki tarafında da görünmüyor ve tek kelime de konuşmuyor. Reza Zarrab’ın ofisinde şahit olduğum olaylar, belgeler, videolar ve tüm bu karmaşanın ardından Ebru Gündeş ile ilgili kısmı bu olaylarla hiçbir ilgisi olmadığı için yarın yazacağım.

Bir de olayda işin medya yönü var. Reza Bey’in odasındaki her görüşme ses ve video olarak kaydediliyor, hem de 24 saat. Yarın ki köşe yazımda orada gördüğüm, izlediğim belgeler arasında beni şok eden bir olayı sizlere anlatacağım. Bu yazıda anlatmamın sebebi ise, Reza Zarrab ile yaptığım röportajın konusunu ve içeriğini saptırmak istemiyorum. Yayınlayacağım köşe yazımda anlatacaklarım var. Biraz Sabır…

Tunç Erden Yakar / Turuncutime.com

Turuncutime@gmail.com

NOT: Turuncutime.com için her haberin konusunu ya da öznesini teşkil eden her kişi ya da kurumun cevap hakkı kutsaldır. Bu röportajda adı geçen şahısların cevap hakkı da saklıdır. Turuncutime.com sayafları cevap hakkı için açıktır

Yayın Tarihi: 2010-01-18 13:59:00