Nuray Mert'ten Ali Bulaç'a şok suçlamalar!
Milliyet yazarı Nuray Mert, Zaman yazarı Ali Bulaç hakkında zehir zemberek bir yazı kaleme almış.
BDP otobüsünün üstünden el sallayan Nuray Mert, Kürt meselesindeki fikirleri hürmet görmeyince hep aynı taktiğe başvurur oldu.
Ne zaman kendisine "hassas" konuda bir soru yöneltilse "hakkımda kara propaganda yapıyorlar" diyerek yaygara kopartıyor.
Şimdi aynısını Ali Bulaç için söylüyor.
Zaman yazarı Bulaç'ın "hassas" konudaki eleştirilerini "hedef gösterilmek" olarak nitelemiş. Ali Bulaç'ı da "kara propaganda" gibi ağır bir suçlam itham etmiş.
Bugünkü yazısında demiş ki;
"Ben siyasi tutum almayı ve siyasi tartışmayı ciddi ve ilkesel bir mesele olarak görüyorum, doğrusunun bu olduğunu düşünüyorum. Türkiye'nin geldiği noktada ise, tam tersi oluyor, iktidarın kanatları altına sığınanlar, devlet gücüne sırtını dayayanlar, düşünceleri ile baş edemediklerine karşı korkunç bir kara propagandayı kanırtmaya doymuyor. Birçoğunun adını ağzıma almayı zul sayarım, ama sessiz kaldıkça iftira kampanyası ön alıyor, amacına ulaştığını, karşısındakini sıkıştırdığını sanıyor."
CESARETİNİZ VARSA GELİN...
Kürt meselesi hakkındaki düşünceleri nedeniyle hedef yapıldığını iddia eden Nuray Mert, "Belli ki, hedef alınan insanlar hapsi boylamadıkça, 'sürüm sürüm süründürülmedikçe' intikam duygusu yatışmayacak. Tabir benim değil, sahipleri kendilerini bilir. Oysa herkesin elinde kalemi var, cesaretiniz varsa gelin tartışalım veya size yöneltilen sorulara cevap verin, olsun bitsin" diye sesleniyor.
ALİ BULAÇ ÇAMUR ATIYOR
Nuray Mert yazısının ortalarında nihai hedefine varıyor. Baştaki genellemeleri sonlandırıp Ali Bulaç'a çatıyor.
"Son olarak, Ali Bulaç Uludere faciası üzerine giriştiği 'değerlendirme' yazısında çok sevdiği çamur atma işini ihmal etmemiş. Dahası, olan bitenin sorumluluğunun ucu gelmiş bana ve benzer tutum alanlara (artık kaç kişiyse onlar?) kadar dayanmış. Şöyle ki, gelinen noktanın baş sorumluları arasında, 'PKK muhibbanı haline gelen Beyaz Türkler, Nişantaşı cemaati'ni sıralamış.
EFENDİ OLUN...
Ne gerek var lafı böyle dolandırmaya, Kürt meselesi veya başka bir konuda beğenmediğiniz yaklaşımları dosdoğru eleştirirsiniz olur biter. Nedir bu esrarengiz bağlantılar, karanlık yorumlar? Ben tavrımı açıkça izah ediyorum, siz de efendi olun, öyle yapın. Ama efendiliğe layık olanlar kim, yüzüme söyleyemediğini dedikodu olarak yaymayı seçenler, kendilerine yönelttiğim soruları cevaplayamadığı için 'hassas' bir konu üzerinden çamur atmaya girişenler kim?
Ben Kürt meselesi konusunda bana sorulanları, kendi açımdan açıklıkla yanıtlıyorum. Ama Ali Bulaç'ın şimdiye kadar kendisine yönelttiğim eleştirilere açıkça yanıt verdiğine şahit olmadım.
ALİ BULAÇ'IN KARAKTERİ...
(...) Kısacası, aslında şimdi dost olduğu birçokları da dahil herkes, Ali Bulaç'ın karakterini de biliyor benimkini de, bugün gelinen noktada sırtını iktidara dayayıp laf etmek kolay. 'Kişiyi nasıl bilirsin, kendin gibi' derler. Ali Bulaç iktidarlar karşısında herkes tırsar, susar sanıyor, oysa gayet iyi bilir ki, ben o mezhepten değilim.
Yayın Tarihi: 2012-01-03 09:22:12