Çaldağı’nın çamlarına toplu katliam yapılacak

İngiliz şirketi European Nickel şirketinin Çaldağı’nda tam bir ağaç katliamı yapacağını ileri süren bölge sakinleri, “Buna izin vermemek için sonuna kadar mücadele edeceğiz. Biz binlerce yıldır bu topraklarda karnımızı doyurduk, bundan sonra da doyuracağız” dediler


Manisa’nın Turgutlu İlçesi yakınlarındaki Çaldağı’nda İngiliz sermayeli Sardes Madencilik tarafından işletilmek istenen nikel madenine orman tahsis izni verilmesi çevre köylerinin tepkisine neden oldu. Nikel madenin büyük bir çevre felaketine yol açacağını belirten vatandaşlar, “Yetkililer bu katliama dur demelidir. Gediz Vadisi, Ergene’ye dönmesin” diye feryat ettiler.
Üniversitelerin, konuyla ilgili kurum ve kuruluşların Çaldağı’nda nikel madeni çıkarılmasıyla yaşanacak felakete dikkat çeken raporları bulunduğunu belirten vatandaşlar, “Ülkemiz zaten işsizlik denilen belayla başa çıkamıyor. Bu işsizler ordusuna bir milyon daha katılması kimi mutlu edecek” diye sordu.
European Nickel isimli İngiliz şirketinin alt kuruluşu olan Sardes Madencilik’e izin verilmesiyle Çaldağı’nda bulunan 280 bin ağacın maden alanı için kesilmesinin sözkonusu olduğunu belirten Turgutlulular, ağaçların kesilmemesi için her türlü mücadeleyi vereceklerini dile getirdiler. Yaşanan tepkiler üzerine Sardes Madencilik’in isim değiştirerek Bosphorus adını aldığına dikkat çeken vatandaşlar şöyle konuştular:

‘Tarım alanları yok edilecek’

“Çaldağı, Manisa’nın 120 bin nüfuslu en büyük ilçesi sınırları içindedir. Bölgede Musulcalı, Akköy, Çampınar, İzzettin, Yakuplar, Temrek ve Sarıbey köyleri bulunmaktadır. Bu bölge geçimini tarım yaparak sağlamaktadır. Ülkenin bilinen tek nikel yataklarına sahip olan Çaldağı’nda (sülfürik asit liçi) yöntemiyle yapılacak olan madenciliğe, uzmanlar ve bilimciler şiddetle karşı çıkıyorlar. Bölgedeki 300 bin ağacın kesilmesi sonucunu doğuracak olan maden, geride dev bir çukur, iki tane zehirli atık dağı bırakacak. Madenden geriye kalacak olan en tehlikeli atıklardan birisi de 900 bin metrekareye yayılmış olan 40 metre yüksekliğindeki, sülfürik asitle yıkanmış, içinde en az 4 milyon 500 bin ton kükürt bulunan atık yığınları olacak. Bu atıklar, sadece çevreyi değil, havayı da kirletecek, bölgemizin can damarı olan akarsularımı da zehirleyecek. Eğer burada maden çıkarılmaya başlanırsa, bizde de kanser ve kalp hastalıklarına yakalananlar olağanüstü artacak.”

Her yerden kovuldular

İngiliz Kraliyet ailesinin de ortakları arasında bulunduğu iddia edilen European Nickel var yaşayan yüzbinlerce insanın geçimini tarımdan sağladığını, Gediz Vadisi’nin Türkiye’nin en bereketli ovalarından biri olduğunu kaydeden vatandaşlar sözlerini şöyle noktaladılar:

‘Gerekirse yine can veririz’

“Basından takip ettiğimiz kadarıyla Afşin-Elbistan ovası bitti. Harran Ovası’nda yanlış uygulamalar yüzünden tuzlanmalar başladı. Sakarya Ovası adeta otomobil fabrikalarıyla doldu. Ergene Ovası’ndaki kirlilik dehşet boyutlara ulaştı. Toprağın eski haline dönmesi en az bir asrı gerektiriyormuş diye okuduk. Şimdi de üzerinde nefes aldığımız ve karnımızı güç bela doyurabildiğimiz bizim topraklarımıza göz diktiler. Bu toprakların felaket ovası haline gelmemesi için elimizden geleni yapacağız. Kurtuluş Savaşı’nda ülkemizin selameti için düşünmeden can verdik. Gerekirse yine bu topraklar için can veririz. Biz devlet büyüklerimizden bir tek şey istiyoruz: Bırakın gönül huzuru içinde karnımızı doyuralım, muhannete muhtaç olmayalım, kimseye de yük olmayalım. Ekip biçtiğimizle hem kendi karnımızı doyuralım, hem de çoluk çocuğumuzu yetiştirelim. Yetiştirelim ki, bu ülkeye hizmet edebilsinler.”


 Ramazan Güntay/ ÖZEL


www.hurriyetport.com'un özel haberidir kaynak belirtilmeden kısmi ve link verilmeden bütün olarak yayınlanamaz.

Yayın Tarihi: 2011-03-20 15:57:23