Kılıçdaroğlu o 'ananın' elini öptü
CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu, Türk siyaset tarihine kazınan Başbakan - Çiftçi diyaloğunun kahramınını ziyaret etti.
Kemal Kılıçdaroğlu, 11 Şubat 2006'da Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın, miting meydanında 'Ananı da al git' diyerek tepki gösterdiği çiftçi Mustafa Kemal Öncel'i evinde ziyaret etti. Mezitli İlçe Belediye Başkanı CHP'li Uğur Yıldırım'ın da bulunduğu evde Öncel, Kılıçdaroğlu'nu kasket ve şalvarla karşıladı.
Tek odalı eve giren Kılıçdaroğlu, evde bulanan ve uzun süredir kalp tedavisi gören Öncel'in annesi 76 yaşındaki Ümmü Öncel ile babası 86 yaşındaki Halil İbrahim Öncel'e geçmiş olsun dileğinde bulundu. Kılıçdaroğlu, evde bulunan anne Ümmühan Öncel'in elini öperek, kendisine iyi dileklerini sundu. Bu sırada, çiftçi Öncel, "Hoş geldiniz bizi şereflendirdiniz. Anadolu coğrafyasındaki bütün insanlar gibi biz de sizin başbakanlığınızı bekliyoruz. Sizi Allah gönderdi. Kazanız mübarek olsun" dedi.
Bu sırada bir gazetecinin '2006'da gözaltına alınmanızdan sonra neler yaşadınız? sorusunu yanıtlayan Öncel, "Çok acılar çektim. Ben Türkiye Cumhuriyeti başbakanına feryadımı sunacağımı düşünerek, terbiye memuru olduğunu bilemezdim. Ben eylemci değilim. Ama mücadele adamıyım" diye konuştu. Bir gazetecinin 'Sizi bundan sonra da göz alırlar mı? şeklindeki soruyu da yanıtlayan Öncel,"Türkiye sınırlarını aşan bir eyleme imza attım. Onun ufağıyla uğraşmak bana yakışmaz" diye yanıtladı.
Öncel, "Arkadaşlar bana soru sormayın müstakbel başbakanımız gelmiş" dedi. Kılıçdaroğlu da ziyaretle ilgili şöyle dedi: "Arkadaşlar Mersin'de bir olay yaşanmıştır. Başbakan buraya geldiğinde, bir çiftçi arkadaşımızın bizim geleneklerimize göre, bize hiç de uymayan bir söylemde bulundu. Ben o çiftçi arkadaşımızın annesi ziyaret ettim. Elini öptüm, umuyorum sağlığına kavuşur. Kendisinin de sağlığına kavuşması bizim en büyük mutluluğumuz olur. Ayrıca amca ile tanıştık. Dolayısıyla ziyaretimiz buydu."
SİLİFKE'DE KONUŞTU
Kemal Kılıçdaroğlu, Mersin'in Silifke İlçesi'nde de halka hitap etti. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve hükümeti ağır bir dille eleştiren Kılıçdaroğlu, halkın siyasette yalan dolan ve talan istemediğini belirterek şöyle dedi: "Halk istiyor ki siyasette düzgün adamlar olsun, halk istiyor ki siyasette siyasetçi kendini değil halkını düşünsün, halk istiyor ki siyasette yalan dolan, talan olmasın. İşte bunun için buradayım ve sizlerden destek istiyorum. İnanıyorum ki Silifke, 12 Eylül'de bir bayram havasında gidecek, hayır oyunu kullanacak, AKP'ye dersini verecek. Bunlar bizim için miting meydanlarında 'anayasa değişikliğinden bahsetmiyorlar' diyor. Recep Bey yaptığın doğruysa, söylediğin sözün arkasındaysan, adam gibi adamsan çıkarsın karşıma, istediğin televizyonda istediğin gazetecilerle, seninle tartışmaya hazırım. Yüreğin varsa gel karşıma." Kılıçdaroğlu, konuşmasının devamında, şöyle dedi: "Recep beyin verdiği hapı yutmayacağız, oyunlara gelmeyeceğiz. Bir tek düşüncemiz var, hayırsızlar milletin yakasından düşecek, hayır oylarınızla. Milletvekilleri zenginleşecek, halk yoksullaşacak. Biz CHP olarak buna izin vermeyeceğiz. Halkın iktidarı olacağız. Halkın iktidarı olarak da siyasi ahlak yasasını çıkaracağız. Kurulan talan düzenini kaldıracağız. Ali Dibocu'dan adalet bakanı, naylon faturacıdan maliye bakanı, kalpazandan da başbakan dönemini sona erdireceğiz." Cep telefonlarının dinlendiğine dikkat çeken Kılıçdaroğlu'nun 'Cep telefonlarınızın dinlenebileceğine inanıyor musunuz' sorusuna vatandaşlar ise sürekli 'hayır' diyerek yanıtlayıp gaf yaptı. Vatandaşların yaptığı gafın farkına varan Kılıçdaroğlu, "2002 yılından önce cep telefonlarının dinlenebileceğine inanıyor muydunuz" diye sordu. Vatandaşlar ise bu sefer hayır diye yanıt verdiler.
Şimdi cep telefonları dinlenebiliyor mu? sorusuna da vatandaşlardan evet yanıtı alan Kılıçdaroğlu, cep telefonu dinlenme modasının Recep Beyin iktidarında başladığını kaydetti.
Davaya neden olan diyalog Mersin'e 11 Şubat 2006'da yaptığı ziyaret sırasında protesto gösterisi yapan çiftçi Mustafa Kemal Öncel'i yanına çağıran Başbakan Erdoğan, azarladıktan sonra "Terbiyesizlik yapma lan" diyerek yanından uzaklaştırmıştı.
Çiftçi Öncel, ertesi gün dava açacağını açıklamış ancak birkaç gün sonra Başbakandan özür dilemişti. Bir süre sonra yine açıklama yapan çiftçi Öncel, baskı altında özür dilediğini belirtmişti. İşte Öncel ile Başbakan arasında 11 Şubat'ta yaşanan tartışma:
Başbakan: Böyle bağırılmaz ki, terbiyesizlik yapma.
Çiftçi: Terbiyesizlik yapmıyorum. Lütfen bana hakaret etmeyin.
Başbakan: Artistlik yapma.
Çiftçi: Artistlik yapmıyorum, ben sanatçı değilim.
Başbakan: İyi bir sanatçısın.
Çiftçi: Tarım Bakanımızın anayasayı ihlal ettiğini biliyor musunuz? Başbakan: Lan terbiyesizlik yapma.
Çiftçi: Lan mı? Başbakan: Evet Çiftçi: Lan mı? Canın sağ olsun.
Başbakan: Şu anda çiftçiye ne verildiğinin farkında mısın? Çiftçi: Ne zaman? Başbakan: Şimdi.
Çiftçi: Benim mahsulüm öldükten sonra mı? İki senedir anamız ağlıyor.
Başbakan: Hadi ananı al git buradan
Yorum yazın
Yorumunuzun yanında gösterilir.
Gizli tutulacaktır.
Eğer bir siteniz varsa, buradan link verin.