Ramazan Güntay
İşsizlik terörü besliyor! Seçim zamanı söz verip başlanan yolları tamamlayın!
Söz verilip başlatılan yollar tamamlanıp ekonomiyi canlandırmadığı ve işsizliğe çözüm bulunamadığı için terör ülkemizde can almaya devam ediyor
İşte geldim, gidiyorum…
Gazeteciliğe nokta koyduğumu öğrenen Tunceli’deki dostlarım, O zaman buraya gel, hem biraz tatil yap, hem de biz tecrübelerinden yararlanalım dediler ve ben de soluğu bu güzel şehirde aldım
Van ve gerçekler! Bu ülkeyi, bu milleti bölmeye hiç kimsenin gücü yetmez!
Çukurca’daki olaydan sonra şehitlerimizin hayatları gazetelerde yer alınca, gözyaşlarıma engel olamadım. Henüz acısı yüreğimizde tazeliğini korurken bu kez de bir doğal afet yüreklerimizi dağladı.
Değerlerinizi kaybetmeden sevgiyle yaşayın! Değerler nasıl uygulanabilir?
Değerler, doğru ile yanlışın ne olduğu konusunda çok basit bir konudur. Güç olan yalnızca değerlerin uygulanabilmesidir. Birileri görmediği zaman da doğru olanı yapabiliyor muyuz?
İşsizliğe çözüm bulunmadıkça hiçbir soruna çözüm bulunmaz!
ÖNCELİĞİMİZ AİLEMİZDİR. Karnı doyan, çoluğuna-çocuğuna bir çorap alabilen, eline bir sakız, bir gofret verebilen hiç kimse, sonu mutlak yokluk olan bir yola çıkmaz.
Ramazanla kazandığımız sabır ve disiplini muhafaza edelim!
Sevgili dostum, bir mübarek Ramazan ayını daha geride bırakıyoruz. Daha önce de söz ettiğim gibi 58 yıllık yaşamımda bu kadar bir Ramazan geçirdiğimi hatırlamıyorum.
Acıları unutmak mümkün değil!
17 Ağustos 1999 tarihinde Marmara Bölgesi’ni sallayan ve Ege kıyılarında da hissedilen deprem çok can aldı. O günleri yaşayanlardan Deniz Canay ve Şule Görgün, yaşadıklarını bizimle paylaştılar.
Her evden bir fitre bir iftar Afrika’ya! Afrika için toplanan yardımlar Mogadişu'da!
Her evden bir fitre bir iftar Afrika’ya! Rahat bir Ramazan ayı idrak etmeye başladık. Bizim için kolay ama ne yazık ki, bazı ülkeler, bölgeler, insanlar için böylesine kolay değil.
Komşusu açken, tok yatan bizden değildir! 2011 Ramazan Hayırlı ve Mübarek Olsun!
Sevgili dostum, günlük gaileler, ruhumdaki sıkıntılar, ülkemdeki benim gibi herkesi üzen, kahreden gelişmeler beni yazmaktan alıkoydu. Ne yazık ki, komşuluk ilişkilerinin zayıflaması gibi aile ilişkileri de giderek zayıflıyor ve kayboluyor.
Burgaz Ada’da bir doktor yok! Sabahattin Sezgün vaktinde müdahale edilemediği için öldü!
Bu durumu da geçtiğimiz günlerde bir okuyucumuzun, “Burgaz Ada sakinleri” adına gönderdiği mektup sayesinde öğrenmiş oldum. Ben fazla bir şey söylemek istemiyorum, işte o okuyucumun mektubu:
En büyük derdimiz işsizlik ve düşük ücret
Siyasilerimiz pembe tablolar çiziyorlar ama işsizliğe bir türlü çözüm üretemiyorlar. İşsizliğin yanı sıra, vahim bir durum da, çalışanların ücretlerinin düşüklüğü…
Vakti Dolmuş Bir Yeminin Bitmeyen Şamatası
Yaşamak giderek tatsızlaşıyor. Kardeşim, oğlum ve yeğenimin işsizliği ve onların derdine derman olamamanın üzüntüsü insanın belini büküyor. Şükürler olsun ki, kardeşim bir haftadır, az da olsa ekmek parasını çıkarabileceği bir iş buldu.
Hep yarınlar iyi olacak dedik ne yazık ki hep kötüye gidiyor
Sevgili dostum, gençlik yıllarımızda yarınlara hep büyük umutlarla bakıyorduk. “Yarınlar güzel olacak, mutlu ve müreffeh bir yaşam süreceğiz” diyorduk. Ama ne yazık ki, her geçen gün “dün”leri arar olduk.
İş ve aş isteyebileceğimiz bir Bingöllü vekil istedik!
TBMM’ye gidecekleri belirlemek için binlerce kişi “aday adaylığı” için başvurdu. Bekledim ki, bu seçimlerde AK Parti ve CHP’den aday adayı olan Bingöllülerden biri de listelerde yer alsın…
95 yıllık dev bir çınar: MTTB
Bu hafta size Milli Türk Talebe Birliği’nde geçen günlerimden söz etmek istiyorum. 1960’lı yılların sonu. Kadıköy Ticaret Lisesi ikinci sınıfındayım...
‘Bir lira borç bulup evime bir ekmek götüremedim’
Seçim yaklaştıkça, her zaman olduğu gibi vaadler birbirini izliyor… Siyasiler pembe tablolar çiziyor ve koltuğa oturunca da verdikleri sözleri unutuyorlar… Hatırlattığın zaman ise, “Aaa ben öyle mi demişim, yok canım sen yanlış anlamışsın”la veya
Sarsılmaz bir iman nasip eyle Ya Rabbi!
Dua dedim de, geçtiğimiz günlerde bir gazetede yayınlanan dua, içimdekileri ifade eden ve Yaradan’dan dilediklerimi anlatıyordu. Bunu sizlerle paylaşmak istedim… Gel seninle bu duayı birlikte okuyalım. Ne dersin?!
Dostlarımıza sevgimizi göstermeyi unutmayalım
Ne yazık ki, hayat kavgasının yoğunluğu, yaşadığımız olumsuzluklar bizi bundan alıkoyuyor ve bu yüzden de dostlarımızla bağlarımızı koparıyoruz. Onları arayıp sormuyoruz. Dertlerine ortak olmuyoruz.
Sana rağmen, senden dışarı...
Geçmiş yıllarda gece 02.30 veya 03.00 gibi işten çıkınca soluğu ya Sarayburnu’nda ki o zamanlar arabayla denizin kenarına kadar yaklaşabiliyordum, da Tarabya’da, ya da Bostancı sahilinde soluğu alırdım.
Proje Döngüsü Eğitim yapılmalı…
Sevgili dostum, önceki haftaki yazımda Türkiye’de istihdam ve yatırımı teşvik edici yapılanmalardan biri olan kalkınma ajanslarından bahsetmiştim.
‘Ölüm seni arar oldum seni’ dedi ve…
İlk kez radyoda dinleyince, hani derler ya, “can evimden vuruldum” adeta… Çünkü her mısrasında, her kelimesinde ben vardım, yaşadıklarım vardı, sıkıntılarım, dertlerim vardı…
Merhaba, yüreklerdeki kapının kilididir…
Birbirimize selam vermeyi, eşi-dostu arayıp sormayı unuttuk. Kim sağ, kim vefat etti, kimin neye ihtiyacı var bilmiyoruz…
Bölge kalkınma ajansından şikayet var!
Sevgili dostum, bu yazımda seninle Devlet Planlama Teşkilatı’na bağlı olarak çalışan bölge kalkınma ajansları hakkında düşündüklerimi paylaşacağım.
Köprülerde ek şerit kalkmalı!
İstanbul beni sinir küpüne çevirdi. Sadece beni değil tabii, burada yaşayan milyonlarca insan da benimle aynı görüşü paylaşıyor. Ama ne yazık ki, bu kenti terk edemiyoruz…
İnşallah yarınlarımız bugünden hayırlı olur?
Biraz gecikmeli olarak senin ve bütün dostlarımın geçmiş mübarek Kurban Bayramı’nı kutlar, tüm insanlık için hayırlara vesile olmasını niyaz ederim. Ne yazık ki, 2010 senesi bana hiç hayırlı gelmedi.
Masal anlatmayın işsizliğe çözüm bulun!
Ülkeyi yönetenler ve iş dünyasının önde gelen isimleri ekonominin iyiye gittiğini, Türkiye’nin gelişmede dünyanın bilmem kaçıncı ülkesi olduğunu, çıtayı yükselttiğini söylüyor…
Trafik felç, insanlar sinir küpüne dönüyor!
Dünyanın en güzel coğrafyasına sahip bir kentte yaşıyoruz. Bir zamanlar uğruna milyonlarca insanın can verdiği, en büyük savaşlara ve büyük aşklara sahne olmuş İstanbul burası.
Allah beni Kürt yaratmış...!
Bu ülke 30 yıldır bir kardeş kavgasına sahne oluyor. Bugüne kadar binlerce gencimiz ya şehit düştü, ya da bir hiç uğruna can verdi… Otuz yıldır hiçbir kesimden ses çıkmıyordu
Kol ve bacaklar havada uçuyordu
Hakkâri’nin Geçitli Köyü’ndeki faciadan sağ kurtulan küçük Berivan’ı haberlerde dinlediğim zaman gözyaşlarıma hâkim olamadım. Berivan, şimdi ablasıyla birlikte kardeşlerine annelik yapmak zorunda ne yazık ki…
Canımızın kıymetini hiç mi hiç bilmiyoruz
Bayram öncesi ve sonrasında yaşanan trafik kazalarına dikkat ettin mi? Büyük bir çoğunluğunun nedeni aşırı hız, kural ihlal etmek… En büyük ihlal de, şerit değiştirirken veya bir kavşağı dönerken...
İnsanın üşüdüğü yer
Bir yasal değişikliği Meclis’te halledemeyen 550 kişi, bunu halka danışmaya karar verdi. Şimdi de halkı rahat bırakmıyorlar ki, vatandaş kararını kendi iradesiyle versin.
Nijerli çocuğu ekmekle öldürmek...!
Geçen “Gönüllüler” adlı bir derneğin iftarına katıldım. Ağırlıklı olarak Nijerya’daki yardıma muhtaç insanlarla ilgilenen dernek, buralara daha çok tıbbi yardım ve malzeme desteğinde bulunuyor
Anadolu yollarında 4 bin km…
Bugün mübarek Ramazan ayının ilk günü. İftarımızı yaptık, çayımızı içtik, sigaramızı tellendirdik… Ve oturduk bilgisayarın başına… Sana bugün eşim ve iki kızımla birlikte yaptığım seyahatten söz edeceğim…
Sana kanatlanmak üzereyim, yolum sana…
Sevgili dostum, yine uzun süredir sana yazamadım. Yazamadım çünkü, sıkıntı ve dertler bitmek bilmiyor… Maddi ve manevi sıkıntılar beni öylesine bunaltıyor ki, sana anlatamam.
Çocuklar Polat Alemdar oldu...
TV dizileri çocuklarımızı olumsuz yönde etkiliyor. İlkokul öğrencisi yeğenim bile Polat Alemdar gibi davranıyordu, torunum da bilmediğim dizilerdeki kahramanları kendine örnek alıyor ve onlar gibi davranıyordu.
Bal Paketleme Tesisi ne oldu?
Sayın kaymakam, yoksulluk ve yoklukla mücadelede son demlerini yaşamakta olan Kiğı’ya adeta umut oldu. Bir proje hazırladı: Bal Paketleme Tesisi.
Hüsnü Açıkgöz’den bir mektup var!..
Bir zamanlar il olmaya adaydık. Nüfusumuz kalabalıktı, şimdilerde 5 binin de altına düştük. Bari bu nüfusu koruyup ilçe kalalım. Böyle giderse, göçlerin ardı arkası alınmazsa gün gelir devran dönmez ve Kiğı da köy olur.
Keko’m seni kimlere bırakıp da gittiler?!..
Keko, henüz sekiz yaşında. Hayatı yeni yeni tanımaya başlamışken, ölümün, yalnızlık ve kimsesizlik olduğunu öğrendi. Öğrenince de kahroldu. Kaybettiklerinin peşinden gitmek istedi ama bırakmadılar…
Cahildik ama mutluluğun resmini çiziyorduk!
Hayat denilen yolda öylesine hızlı yürüyoruz ki, nefes almaya bile zor zaman buluyoruz… Ne yazık ki, bu durumda olan sadece ben değilim. Toplum olarak bu haldeyiz, koşuyoruz, koşuyoruz, koşuyoruz…
Ergene feryat ediyor:
Ergene Ovası’nın sıkıntılarına, çaresizliğine birkaç kez yer vermiştim bu köşede. Siz bu satırları okurken ben ve arkadaşlarım yine o güzel topraklarda, o güzel insanlarla birlikte olup dönmüş olacağız belki…
Plan vakti değil hareket vakti
Çevre kirliliği ise, tam bir felaket haline geldi. Ormanlarımız yok oluyor, ekilebilir alanlar, ekilemez hale geliyor, akarsularımız zehir saçıyor. Akarsularımız dedim de yine aklıma Ergene Nehri geldi.
Sayın Nevzat Tarhan alışmadık, şımartma!
Sayın Tarhan, biz bu kadar ilgi ve alakaya alışık değiliz. Biz hep itilip kakılmaya, horlanmaya alışmışız. Hastayı başından savan doktorlara, hemşirelere alışkınız. Biz Hasta Hakları Sorumlusu ile konuşmaya alışık değiliz.
‘Zamansız Bahçeler’in en genişi gönüldür…
Yazı yazmaya başladığım günden beri sevginin, dostluğun, aşkın erdeminden bahsetmeye çalıştım hep. Eski aşkların artık yaşanmadığını, bu yüzden de günümüz şarkılarında, romanlarında da bir eksiklik olduğunu dile getirmeye çalıştım.
Şimdi birlik ve beraberlik zamanı…
Bugünlerde süre gelen “demokratik açılım” tartışmaları ayrışmaları yine gündeme getirdi. Doğrusu ben anlamıyorum, bizi nasıl ayrıştıracaklar, nasıl bölecekler? Et ve tırnak misali olmuş insanları birbirinden ayırmak kolay mı?
Sevginin içini dolduralım artık!
Mübarek Ramazan ayını geride bıraktık. Kardeşliğin, dostluğun, sevginin hatırlandığı bir Ramazan Bayramı’nı daha idrak ediyoruz. Ama ne yazık ki, hep umutla baktığımız gelecek yerine yine eskiyi arar olduk.
Yine de seni sevmekten korkmu yorum …
Kaçmaya çalıştığın gerçek, bir gün karşına çıkacak. Ve işte o gün kaçacak yerin olmayacak. Ben senin varlığını seviyorum, yokluğunu seviyorum. Sana ulaşamadığım dakikalarda seni özlemeyi, duyma…
Bir garip bestedir Bingöl…
Hiçbir zaman sevgiliye ne kadar güzel olduğunu anlatacak kelime bulamayız… Bulduğumuz her kelime, her cümle bize göre hep eksik kalmıştır… Tıpkı benim Bingöl sevdam gibi…
Ağlatan yorumlar ve bu ülkeyi sevenler…
Her şeyi devletten beklemek doğru değil, herkes doğduğu, büyüdüğü, yetiştiği, ekmek yediği topraklara sahip çıksa, sorun olmayacak... O topraklar sadece onların değil, hepimizin...
Memleketimize olan borcumuzu ödeyelim
Son günlerde hangi radyoyu açsam, hangi internet sitesine girsem “baba” ilgili türküler ve yazılarla karşı karşıya kaldım. Bu da, baba olan özlemimi kat be kat artırdı.
Çılgın Munzur dereye dönecek
Her Tunceli ve Bingöl illerimizde de inşaatı yıllardır süren barajlar var. Kimi ödeneksizlikten, kimi siyasi nedenlerle bir türlü bitmek bilmiyor. Tıp GAP projesi gibi…