Düşünürken…
Çılgın Munzur dereye dönecek
Küre Dağları ağaçsız kalacak
Sevgili dostum, yaşamımızı sürdürmemiz için ayrılmaz bir parçamız olan doğaya, insanoğlu kadar zarar veren başka bir yaratık yoktur demiştik. Son haftalarda sürdürdüğümüz çevre mücadelemize bu hafta da devam etmek istiyorum. Sanırım önümüzdeki haftalarda da iç dünyamdaki fırtınalara göğüs gerip görmezden gelerek toplumsal bir yaramız olan çevre konusunu dile getirmeye devam edeceğim.
Ergene Nehri’nin kirliliğinin ardından Manisa’nın Turgutlu İlçesi’ndeki Çaldağı’ndaki faciaya dikkat çektik. Bu hafta da, daha önce de birkaç kez dile getirmeye çalıştığım muhteşem Munzur Vadisi ve Küre Dağları’ndaki katliama dikkat çekmek istiyorum. Çöpümüzle, yaptığımız binalarla, uzattığımız yollarla, ihtiyaçtan fazla kurduğumuz barajlarla doğayı resmen katlediyoruz. Geçen yıl Munzur Festivali sırasında yazdığımız yazılarla bu doğaya sahip çıkmamız gerektiğini dile getirmeye çalışmıştım.
Biri bitmeden yenisine başlıyorlar
Ancak, geçen yıl da festival sonunda gördüğümüz manzara önceki yıllardan farklı değildi. Umarım bu yıl gerçekleştirilecek festivalde içimizi acıtan görüntüler olmaz ve bu güzelim coğrafyaya gereken gözeni gösteririz. Bir de şu barajlar meselesi var. Tunceli ve Bingöl’e yeni barajlar yapılıyor, sanki daha önce temeli atılanlar hizmete girmiş gibi…
Bunların yanında öğrendiğime göre Kastamonu’nun Azdavay, Pınarbaşı, Cide ve Şenpazar ilçelerini kapsayan Küre Dağları coğrafyasında, doğal bitki örtüsüne ve kültürel, tarihi değerlerine zarar verebilecek bir dizi hidro elektrik santralinin yapılmasının planlandığını öğrendim.
İnşasına başlananlar bitirilemedi
Sevgili dostum, daha önce de yazdım, yine yazıyorum. Her Tunceli ve Bingöl illerimizde de inşaatı yıllardır süren barajlar var. Kimi ödeneksizlikten, kimi siyasi nedenlerle bir türlü bitmek bilmiyor. Tıp GAP projesi gibi…
Hani bilirsin, seninle gençlik yıllarımızda heyecanla bahsini yaptığımız GAP projesi var ya, ben 55 yaşını aştım hala bitmedi. Tıpkı bizim Bingöl ve Tunceli’de temeli atılan ve henüz bitmeyen barajlar gibi… Hatırlarım Özlüce Barajı’nın temeli onlarca yıl önce atılmış, birkaç tane 10 yıl geçtikten sonra hizmete açılabilmişti. Şimdi o küçücük Peri Suyu’nun üzerine bir de Kiğı Barajı yapılıyor. Yanlış hatırlamıyorsam temeli atılalı 10 yılı buldu ama hala bir türlü bitmedi, bitecek gibi de değil…
Torunlarımız göremeyecek
Tunceli’ye gelince, ben bugüne kadar 5 baraj biliyordum. Son edindiğim bilgilere göre bu rakam 7’ye çıkmış. Bizim verdiğimiz zarar yetmiyormuş gibi devlet de dünyaca ünlü bu doğa harikasını yok etmeye kararlı görünüyor. Bu barajlar devreye girdiğinde torunlarımız ve onların çocukları, gidip kenarında oturabilecekleri, piknik yapabilecekleri bir alan bulamayacaklar. Ben belki, bir 10 yıl daha Halburi Gözeleri’ne gidip Munzur Nehri’ni aşma cesaretini gösterebileceğim, o soğuk suda donacağım ama benim torunlarım bunu hiç tadamayacak, çünkü onlar yetiştiklerinde ortada Munzur kalmayacak.
Bunca barajı inşa edenler, hepsinin enerji amaçlı olduğunu söylüyor ama mahvedeceği doğayı hiç hesaba katmıyor. Böylesine muhteşem bir güzelliği yok etmek reva mıdır?
Hizmete girdiğinde iş işten geçiyor
Yöresel gazetelere bakıyorum, internet haber sitelerine bakıyorum en erken hizmete giren baraj 10 yılda tamamlanabilmiş, bir diğeri ise, inşaatına başlandıktan tam tamına 20 yıl sonra ancak bitirilebilmiş. Benim bildiğim bir plan hazırlandığında, inşa edilecek tesisin 3-5 yıl içinde hizmete girmesi ve o yıllardaki ihtiyacın ne kadarını karşılayacağı hesaplanır.
Ne yazık ki bizde birçok tesis ve yol planlanıyor ama hizmete girdiklerinde de planlanan ömrünü çoktan tamamlamış oluyor ve hiçbir ihtiyaca da cevap vermiyor.
Sevgili dostum, Bingöl ve Tunceli’de inşa edilen barajların bir başka zararı da insanların yaşam alanlarını daraltmasıdır. İnşasına başlanan veya başlanacak olan barajlar insanların yaşamlarını sürdürebileceği alanları sular altında bırakacak. Zaten çok zor şartlar altında hayatta kalma mücadelesi veren bu insanlar, adım atacak bir yer, ev yapabileceği bir arsa bulamazsa ne yapacak acaba?
Bir karar alınıyor ama buralarda yaşayan insanların geleceği hiç mi hiç düşünülmüyor…
Oysa sosyal bir devlete önce vatandaşının mutluluğunu sağlamak ve yaşamını kolaylaştırmak zorunda değil midir?!..
Küre Dağları’nı feda etmeyelim
Bingöl ve Tunceli’nin yanı sıra şimdi de Kastamonu’da yapılacak barajlar insanları tedirgin etmeye başladı. Karadeniz’i neredeyse adım adım gezdim. Yurdumun diğer yanlarında olduğu gibi buraların da muhteşem güzelliği insanı büyülüyor. Ancak yapılacak bir dizi baraj, iklimi yaşanılır hale getiren ormanlarımızı yok edecek. İşte bölgeden bir arkadaşımın gönderdiği mektup ve duyduğu endişeler:
“Bazı insanlar yani bu yapılardan maddi ikbal bekleyenler; bu inşaatların her birinde iki bin civarında işçinin çalışacağını, o yörelerin ekonomik kalkınma sağlayacağını, her bir santralde yüzlerle ifade edilen çalışanın olacağını, doğa yapısının tahrip edilmeyeceğini ifade etmektedirler.
Ancak Türkiye’nin en büyük barajlarında bile çalışan kişi sayısı ve inşaat aşamasında, o bölgedeki kültürel bozulmaların aşikar olduğu ortada iken, ekolojik yapının geri dönüşü olmayacak şekilde bozulması bir gerçek iken, sadece ekonomik çıkarlar uğruna, birkaç kişiyi zengin etme girişimi olmaktan öteye gitmeyecek olan bu projeler, dünyanın özellikli bu doğa harikası bölgesini katletmekten başka bir anlam içermemektedir.”
Doğanın kurtarılması için imzalayalım
Arkadaşım bu muhteşem coğrafyanın birkaç kuruş uğruna yok edilmemesi için bir imza kampanyası başlatıldığını belirterek, tüm yöre insanlarının buna katılmasını istedi. Ve bir üzücü bir olayı da şöyle dile getirdi:
“Ormanları koruma ana görev teması ile var olan Çevre ve Orman Bakanlığı, bu katliamla ilgili olarak bilimsel verilerle olumsuz görüş bildiren Kastamonu Milli Parklar Müdürü Sayın Dr. İsmail Menteş’i görevden alarak, başka bir göreve tayin etmiştir.”
Arkadaşımın görüşlerine bende katılıyorum; Kastamonu kamuoyunu bu konuda duyarlılığa çağırmanın bir vatandaşlık görevi olduğu düşüncesindeyiz. Gelin elele verelim Küre Dağları’nın bu talana kurban edilmemesi için çalışalım.
Ramazan GÜNTAY
Yorum yazın
Yorumunuzun yanında gösterilir.
Gizli tutulacaktır.
Eğer bir siteniz varsa, buradan link verin.