Düşün

 

Dostlarımıza sevgimizi

göstermeyi unutmayalım

Sevgili dostum, bugüne kadar yazılarımın çoğunda sevginin erdeminden, dostluğun öneminden bahsetmeye çalıştığımı biliyorsun. Ne yazık ki, hayat kavgasının yoğunluğu, yaşadığımız olumsuzluklar bizi bundan alıkoyuyor ve bu yüzden de dostlarımızla bağlarımızı koparıyoruz. Onları arayıp sormuyoruz. Dertlerine ortak olmuyoruz. Oysa bunları yapmamız gerektiğini hepimiz biliyoruz. Bunun önemini anlatan bir yazı ilişti gözüme. Bunu seninle paylaşmak istedim. Bazen sevgimizi gösterdiğimizde insanları felaketlerden kurtarabileceğimizi unutmamamız gerektiğini anlatan bir yazı bence… Birlikte okuyalım mı?!

 

SİZ ÇOK ÖNEMLİSİNİZ

 

“New York'ta yaşayan bir öğretmen, lise son sınıfındaki öğrencilerinin “diğer insanlardan farklı özelliklerini” vurgulayarak onurlandırmaya karar vermiştir. California Del Mar'dan Helice Bridges tarafından geliştirilmiş süreci kullanarak, her bir öğrencisini teker teker tahtaya kaldırdı. İlk önce öğrencilere sınıf ve kendisi için ne kadar özel olduklarını belirtti. Sonra her birine üzerinde altın harflerle “Siz çok önemlisiniz” yazılı birer mavi kurdele verdi. Daha sonra kabul görmenin toplum üzerinde ne gibi etkileri olacağını anlayabilmek amacıyla sınıfına bir proje yaptırmaya karar verdi. Her bir öğrencisine üçer tane daha kurdele verip, onlardan bu töreni gerçek dünyada devam ettirmelerini istedi. Öğrenciler, daha sonra sonuçları takip edecek, kimin kimi onurlandırdığını tespit edecek ve bir hafta boyunca sınıfa bilgi vereceklerdi. Çocuklardan biri, gelecekteki kariyer çalışmaları için kendisine yardımcı olan yakınlarındaki bir şirketin üst düzey görevlisini onurlandırmış, adamın yakasına mavi kurdeleyi iliştirmişti. Ardından, iki tane daha kurdele vermiş ve “Sınıfça bu konuda bir projemiz var. Sizden onurlandırmanız için birini bulmanızı istiyoruz. Onurlandırdığınız insanlara siz de bir kurdele verin. Böylece onlar da bu projenin devam etmesi için başkalarını bulabilirler. Daha sonra, lütfen bana ne olduğu konusunda bilgi verin” diye rica etti.

 

SURATSIZ PATRONU KURDELE

 

O gün üst yönetici, suratsız biri olarak bilinen patronunun yanına gitmeye karar verdi. Patronun odasına girdi ve onun “iş dünyasında bir deha olduğundan ötürü” onu takdir edip örnek aldığını söyledi. Bu mavi kurdeleyi yakasına takması için izin verip vermeyeceğini sordu… Şaşkına dönen patron; “Tabii ki" şeklinde cevap verdi. Yönetici de mavi kurdeleyi, patronun tam kalbinin üstüne, ceketine iliştirdi. Ekstra kurdeleyi verirken de; “Bana bir iyilik yapar mısınız? Siz de bu kurdeleyi onurlandırmak istediğiniz birine verir misiniz? Bunu bana veren çocuk, okulda bir proje yaptıklarını söyledi. Bu kabul görme töreninin devam etmesi gerekiyormuş. Böylece bunun, insanları nasıl etkilediğini belirleyeceklermiş” dedi...

 

‘OĞLUM AKLIMA SEN GELDİN’

 

O gece patron evine geldiğinde, on dört yaşındaki oğlunun yanına oturdu. “Bugün inanılmaz bir şey oldu” dedi. “Ofisteydim. Üst düzey yöneticilerimden biri içeri geldi, bana hayran olduğunu söyleyip, (iş dünyasında bu kadar başarılı olduğum için) göğsüme bu kurdeleyi iliştirdi... Bir hayal etmeye çalış... Benim bir dahi olduğumu düşünüyor...(Siz çok önemlisiniz) yazılı bu kurdeleyi tam göğsümün üstüne taktı. Bana ekstra bir kurdele verdi ve onurlandıracak başka birini bulmamı istedi. Arabayla eve gelirken, bu mavi kurdeleyle kimi onurlandırabileceğimi düşündüm ve aklıma sen geldin... Ben seni onurlandırmak istiyorum. Günlerim aşırı yorucu geçiyor. Eve gelince sana pek ilgi gösteremiyorum. Bazen derslerden aldığın notları beğenmeyince veya odanı toparlamayınca sana bağırıp çağırıyorum... Oysa bu gece bir şekilde buraya oturup, sana benim için ne kadar farklı ve özel olduğunu söylemek istedim. Annen gibi sen de benim hayatımdaki en önemli insansın. Sen mükemmel bir çocuksun. Seni seviyorum” diye devam etti...

 

‘BABA, İNTİHAR EDECEKTİM’

 

Şaşkına dönen çocuk simdi ağlamaya başlamıştı... Bütün vücudu titriyordu... Başını kaldırdı, gözleri yaş içinde olarak babasına baktı, “Yarın intihar edecektim baba” dedi... “Baba, ben senin...  Çünkü ben senin... Beni hiç sevmediğini... Beni hiç önemsemediğini düşünüyordum... Ama artık her şey çok farklı. Sen baba, şu an oğlunun hayatini kurtardın!” diyerek babasına sarıldı.”

Sevgili dostum,

Hepimizin sevgimizi duymak, hissetmek isteyen yakınlarımız, dostlarımız olduğunu sakın unutma... Ne olur gel, onlara sevgimizi göstermekten kaçınmayalım ve onları sık sık hatırlamaya çalışalım.

Çünkü hepimizde, herkese yetecek kadar kurdele var…

 

MEVLİD KANDİLİNİZ MÜBAREK OLSUN

 

Bu arada unutmadan, Mevlid Kandili’nizi tebrik ediyor, size, tüm İslam alemine ve insanlığa hayırlara vesile olmasını diliyorum. Çok hoşuma giden iki mesajı da bu arada sizinle paylaşmak istedim:

“Bir kandil gülü savur sevdiklerine, size onlardan gülücükler getirsin… Öyle içten, öyle samimi ol ki, gözyaşlarını bile tebessüme çevirsin.”

“Yağmurun toprağa hayat verdiği gibi duaların da hayat bulacağı bu gecede, dua bahçesinde yeşeren fidan olmak dileğiyle…”

 

Ramazan GÜNTAY

ramazan.guntay@gmail.com

 

Yayın Tarihi: 2011-03-20 15:31:50