Düşün

 

İşte geldim, gidiyorum…

 

Sevgili dostum, yine uzun zamandır yazamadım. Daha önce de bahsettiğim gibi günlük yaşamın getirdiği sıkıntılar ve iş stresi beni bundan alıkoydu. Sonunda baktım ki, bu sıkıntılara katlanmakta güçlük çekiyorum, ben de çok sevdiğim mesleğim gazeteciliğe veda ettim ve yollara düştüm…

Sen de, “Bu senin kaçıncı vedan?” diye soracaksın. Haklısın. Bunu gazetenin insan kaynaklarındaki arkadaşımız da, “Neyse, nasıl olsa birkaç gün sonra dönersin” sözleriyle dile getirmişti. Ben de kendisine, artık İstanbul’da dönmeyi düşünmediğimi, ancak beni Adana’ya göndermesi halinde bu kararımdan vazgeçebileceğimi söylemiştim. Bu sözlerim de tatlı gülüşlerle karşılanmıştı.

Gazeteciliğe nokta koyduğumu öğrenen Tunceli’deki dostlarım, “O zaman buraya gel, hem biraz tatil yap, hem de biz tecrübelerinden yararlanalım” dediler ve ben de soluğu bu güzel şehirde aldım. Tunceli Emek Gazetesi’ndeki birbirinden değerli arkadaşlarımla hem haber ürettik, hem sohbet ettik… Bildiklerimi kendilerine aktarmaya çalıştım, Tunceli sokaklarında dolaştım, Pertek İlçesi’ne gittim… Velhasıl, sıcak, samimi insanlarla kısa bir süre birlikte oldum.

 

PERTEK’TE HAYAT VAR

 

Dersim tartışmalarıyla Türkiye gündemine oturan Tunceli’de olumlu gelişmeleri de görünce inan ki, çok mutlu oldum, gururlandım. Özellikle Pertek’te, doğdukları topraklara yatırım yapan insanları görünce, “Keşke bütün şehirlerimizde böyle yatırımcılar olsa… O zaman bu yaşanan sıkıntıların hepsi ortadan kaybolurdu” diye düşünmekten kendimi alamadım.

Yıllarca yurt dışında ekmek parası için mücadele eden Abdullah Arıkan, ömrünün büyük bölümünü adliye köşelerinde tüketen Enver Doğan ve turizm sektöründe adından söz ettiren Selahattin Şerefoğlu, doğdukları topraklara vefa borçlarını ödemek için buraya yatırım yapmışlar. Biri organik gıda üretimine başladım, diğeri süt ve süt ürünlerini doğal haliyle piyasaya sürmek için tesis açmış, biri de Pertek’in termal kaynaklarını turizme kazandırmak için kolları sıvamış. Termal otelde hizmet kalitesi Antalya ve Bodrum başta olmak üzere turizmde adını duyurmuş birçok yeri kendisine örnek almış ve kısa sürede adını duyurmuş. Hepsine başarılar dilerken, imkânı olan tüm Tuncelililerin de ellerini taşın altına koymalarını diliyorum.

 

İSTİHDAMA YÖNELİK YATIRIMLAR

 

Evet, sevgili dostum, burada fırsat buldukça insanlarla da sohbet imkânı buldum. Hemen hepsi, Tunceli’nin artık terörle, katliamla anılmasını istemiyor. 37-38’de yaşanan olayları artık anmak istemeyen Tuncelililer, “Bir tek şey istiyoruz, o dönemde elimizden alınan toprakların geri verilmesini, kaybolan evlatlarımızın akıbetini öğrenmek istiyoruz. Başka bir şey istemiyoruz” diyorlar. Munzur’un güzelliklerinin tanıtılması ve bölgeye istihdama yönelik yatırımların gelmesi için devletin kendilerine el uzatmasını beklediklerini kaydeden Tunceli sakinleri, “Biz de artık insanca yaşamak, saygı görmek, sevgiyle karşılanmak ve insanları sevgiyle kucaklamak istiyoruz” diyorlar.

Bence çok haklılar… Öyle değil mi sevgili dostum?!..

Evet, sevgili dostum, işte geldik, gidiyoruz. Ayrılık vakti geldi… Gözlerim arkada, yüreğimi Tunceli’de bırakıp İstanbul’un yolunu tutmak zorundayım ne yazık ki…

Tekrar seninle kucaklaşıncaya kadar hoşça kal Tunceli ve Tuncelili sevgili dostlarım…

 

 

Ramazan GÜNTAY

ramazan@hport.com.tr

Yayın Tarihi: 2012-03-05 10:34:46