Düşünürken

 

 

Keko’m seni kimlere

bırakıp da gittiler?!..

 

Keko, henüz sekiz yaşında. Hayatı yeni yeni tanımaya başlamışken, ölümün, yalnızlık ve kimsesizlik olduğunu öğrendi. Öğrenince de kahroldu. Çaresizlikten ne yapacağını bilemedi. Kaybettiklerinin peşinden gitmek istedi ama bırakmadılar…

Keko’nun hikâyesini okuyunca gözyaşlarımı tutamadım. Kendimi bir an onun yerine koydum ve “Ölüm bundan çok daha kolaydı” dedim. Dedim ya, Keko henüz sekiz yaşında. Elazığ’ın Karakoçan ve Kovancılar ilçelerine bağlı köylerde 51 can alan depremi yaşadı. O deprem annesi ile kardeşini kendisinden koparıp aldı. Kendisi yaralı kurtarıldı, yıkıntıların altından.

EVİNDEN AYRILAMADI

Canına can katan annesinin, çok sevdiği kardeşinin öldüğünü bir gün sonra öğrendi, inanmadı. Evinin bulunduğu yıkıntılara koştu, taş ve tahta parçalarının arasında onları aradı, ama bulamadı. Akrabaları ve görevliler onu evinden ayırmada inanılmaz bir güçlük yaşadılar.

Sonra yakınları onu annesi ile kardeşinin mezarına götürdü. Küçücük yüreğindeki acıyı, bağrındaki fırtınayı, yaşadığı kimsesizliği, yalnızlığın korkusunu ağıtlara döktü Keko…

Toprağa sarıldı, gözyaşlarıyla annesinin ve kardeşinin mezarını ıslattı. Feryat etti, “Beni kimlere bırakıp da gittin ana… Ben kimle oynayacağım can gardaşım” diye…

AĞITLAR GÖĞE YÜKSELDİ

Onu kimse duymadı. Duyanlar da döktükleri gözyaşından, yaktıkları ağıttan onu duyamadı… Keko onları da perişan etmişti. Fazla dayanamadılar, onlar da Keko’nun yanına, annesi ile kardeşinin mezarına uzandılar, elleriyle toprakları avuçlayarak…

Evet, Keko’m, sen de senden öncekilerin katıldığı kervana katıldın. Baban hayatta, yarın-öbür gün yanında olacak ama seni annen gibi anlayamayacak ne yazık ki… Bundan sonra hayat yolunda yalnızsın… Duygu dünyana, ruhuna hitap eden olmayacak… Ağlayınca gözyaşlarını silecek, yere düşünce kanayan koluna, bacağına sevgi dolu dokunuşlar olmayacak artık… Bu eksikliklerin hepsini sen tamamlayacaksın…

Sen yalnız değilsin Keko’m… Bundan önceki depremlerde, sellerde olduğu gibi yüzlerce minik Keko var, sen de artık onlardan birisin… Bu depremde de eminim senin gibi onlarca Keko vardır… Allah hepinize sabır versin sevgili yavrum…

SAHİPSİZ KALDIK KEKO’M

Kime dert yanacağız ben de bilmiyorum…

Çünkü bağırsak da, çağırsak da derdimize derman olacak kimse yok, kimse çıkmaz…

Depremde başına çökmeyecek ev yapmanı sağlayacak kimse olmadı… Bundan önce de olmamıştı, bundan sonra da olacağını sanmıyorum… Çünkü hiçbiri senin yaşadıklarını yaşamadı, senin çektiğin ve çekeceğin acıları çekmedi… Dilerim bu son olur, senden sonra da kimse bu acıları yaşamaz… Diyorum ve diliyorum ama tekrar, tekrar ve tekrar yaşanacağını da biliyorum… Çünkü sahipsizlik bu topraklarda yaşayan milyonların kaderi sanırım…

Dün de sahipsizdik, bugün de sahipsiziz, yarın da sahipsiz kalacağız…

Allah yar ve yardımcımız olsun Keko’m….

 
Ramazan GÜNTAY

ramazan.guntay@gmail.com

Yayın Tarihi: 2011-03-20 15:44:24