Düşün

Köprülerde ek

şerit kalkmalı!

Sevgili dostum, yine biraz gecikmeli olarak yazıyorum sana… Çünkü bu İstanbul beni sinir küpüne çevirdi. Sadece beni değil tabii, burada yaşayan milyonlarca insan da benimle aynı görüşü paylaşıyor. Ama ne yazık ki, bu kenti terk edemiyoruz… Ya çok seviyoruz, ya da ekonomik ve sosyal şartlarımız nedeniyle buraya çakıldık kaldık…

Neden sinir küpüne döndüğümü merak ediyorsan söyleyeyim; trafik… Özellikle son bir aydır tam bir işkenceye döndü. Her zaman en fazla yarım saatte aşabildiğim yolu artık en erken bir saatte geçebiliyorum. Bunun çözümü ne olur doğrusu bilemiyorum… İşin uzmanları da bu konuda bir şey söylemiyor. Bana sorarsan kurallara uygun araç kullanabilsek, diğer insanların haklarına saygı gösterebilsek belki sorun kalmayacak ama nerdeeee…

SOL ŞERİT MEDENİYETSİZLERİN

Daha önce de belirttiğim gibi emniyet şeridi ihlalleri had safhaya çıktı. Medeniyetten nasibini almamış, alamamış kişiler ne yazık ki, hala emniyet şeridini ihlal etmeye devam ediyor ve sen engellemeye kalkışınca da bir dayak yemediğin kalıyor. Adam, acil durumlar için, ambulanslar için ayrılmış olan o yolu kullanmayı bir hak olarak görüyor ne yazık ki…

Bir de köprülerimiz var… Bir zamanlar İstanbul’un iki yakasını birleştirmesi ve ulaşımın rahatlaması için bir çözüm olarak görülen köprülerimiz… İki tane yetmedi, şimdi üçüncüsünü yapmaya hazırlanıyoruz… Tıpkı yetmeyen havaalanlarımız gibi, otogarlarımız gibi… İstanbul’un kalabalığı yetmiyor, daha çok insan akın etsin, adım atacak yer kalmasın diye…

Bir zamanlar sayın Başbakan Recep Tayyip Erdoğan belediye başkanı iken, “İstanbul’a vize uygulayalım” demişti de dünyayı başına yıkmıştık… Şimdi bana sorarsan artık vize de yetmeyecek…

İKİ YÖNDE DE TRAFİK YOĞUN

Şimdi sevgili dostum, benim aciz aklım şu çözümü öneriyor. Birincisi köprülerdeki işkenceye bir an önce son verilmeli. Eskiden sabahları Anadolu yakasından Avrupa’ya, akşamları da tersine trafik yoğun olurdu. Yetkililer o zaman çözüm olarak ek şerit açmayı uygun gördüler ve uyguladılar. Çok da iyi oldu.

Sabah işine, akşam evine gidenler yollarda saatlerce sürünmedi. Ancak, şimdilerde ek şerit uygulaması tam bir işkenceye döndü. Çünkü sabah da, akşam da her iki yönde yoğun bir trafik var. En iyisi, her iki yönde de ek şerit uygulaması kaldırılmalı… Bu trafik sorununu çözmez ama hiç olmazsa iki tarafta seyredenlerin trafikte çektiği çile eşitlenmiş olur.

İkincisi ve en önemlisi İstanbul’a göçün önlenmesi. Bunun için de öncelikle terör belasının sona erdirilmesi gerekiyor. Ne olursa olsun bu sorun derhal çözülmeli ve ülkede barış sağlanmalı. Sonra da, köylerinden göç etmek zorunda kalanların topraklarına dönmelerine imkân tanınmalı. Eminim, verilecek teşviklerle, yardımlarla vatandaşlarımız köylerine dönüp, kendisine karnını doyurabilecek imkânlar sağlayabilir...

OSMANLI SİSTEMİ UYGULANSIN

Tıpkı yıllar önce rahmetli amcam İsa’nın dediği gibi; “Yeğenim bizim köye dönmemizi sağlayın yeter. Biz orada iki keçi bir inek besler karnımızı doyururuz, kimsenin de eline bakmayız” demişti ve çok haklıydı…

Sonra da Osmanlı toprak sistemini uygulamak en iyisi. Köyünden kalkıp İstanbul veya herhangi bir büyük şehre gelmek isteyen, eğer yerleşecekse, köyündeki malından-mülkünden vazgeçmeli, unutmalı. Osmanlı’da öyleydi. İstanbul’a gelen köylü belli bir süre kaldıktan sonra köyüne, toprağına dönmezse yapılan belliydi. Köyünde işlediği topraklar alınır ve işleyebilecek bir başkasına verilirdi.

Bu uygulama sayesinde kimsenin sırtını dayayabileceği bir köyü olamayacak ve toprak sahipsiz kalmaz, sürekli işlenir, ülke ekonomisine de büyük bir katkı sağlar.

Ramazan GÜNTAY

ramazan.guntay@gmail.com

Yayın Tarihi: 2011-03-20 15:34:09