Sevgili dostum, bugün sana “mektup”un özelliğinden ve güzelliğinden bahsetmek istiyorum.
Hani eskiden sık sık sevdiklerimize yazardık...
Analarımız, babalarımız, amcalarımızın, “Oğul hele gel iki satır selam yaz bizim oğlana” dedikleri mektuplardan, onların güzelliğinden...
“Önce üzerime mahsus olan Tanrı selamlarını sunar” diye başlayan mektuplar uzakları bir anda yakın ederdi... Mektubu yazdıranın gözleri dalar, oğlunun, ‘er’inin, ya da sevdiğinin yüzünü hayal etmeye çabalardı... Eğer uzun süredir, yani yıllardır görmemişse çoğu zaman o hayal silik kalırdı belleğinde...
‘Rıh’ kokan köylerimiz…
Okuyan ise, bir anda kendini o toprak ve “rıh” kokan köyünde bulurdu. Okurken mektubu veya birilerine okuturken kendi kendine, “Bıktım bu gurbet ellerinden, köyümde arkadaşlarımla, sevdiklerimle olmak istiyorum. Ağaçlardan ceviz toplamak, derelerinde balık avlamak, arkadaşlarımla tavşan avına çıkmak istiyorum” diyerek bir yandan da gözlerinden yaşlar akıtırdı...
Ne güzeldi o mektuplar değil mi?!...
Oysa zamanla mektup yazmayı unuttuk. Sevdiklerimizi, dostlarımızı unuttuk...
Bırak bunları “insan” olduğumuzu unuttuk ne yazık ki...
Birbirimize muhtaç olduğumuzu, zorda olanın yardımına koşmanın insan olmanın koşulu olduğunu unuttuk...
‘Biz’ demeyi unuttuk…
Yıllar geçtikçe çevremizde “ben”den başkasını görmez olduk. “Biz” demeyi de unuttuk... Oysa, o güzel olan eski günlerde bir elmayı elimize aldığımızda yarısını bıçakla keser, arkadaşımız Yakup’a verirdik, ya da yanımızda değilse, temizce saklar, onu görünce ikram ederdik...
Şimdilerde elektronik mektuplar çıktı. İş kolaylaştı. Postaneye gitmeye, pul alıp zarfa yapıştırmaya, kaleme mürekkep doldurmaya gerek kalmadı...
Ama biz yine de yazmadık dostlarımıza iki satır...
Muammer Erkul bunu güzel dizelerle dile getirmiş. Bakın neler demiş:
Selamın güzelliğini düşün
“Sulamazsan çiçekler gülmez.
Yollamazsan selamlar gelmez...
Bir mektubun güzelliğini düşünebiliyor musunuz gerçekten?
Düşünebiliyor musunuz sizin olmadığınız 'uzak'larda vaktini tüketmiş olduğunu, birisinin?
Sizin için...
Hem de sizden habersiz.
Bugün selâm'ın güzelliğini düşünün...”
Evet sevgili dostum, daha söyleyecek o kadar çok şey var ki, ne yazık ki kalemimin gücü, kelime dağarcığımın yetersizliği buna engel oluyor...
İstersen sen de bu konuyu bir düşün...
Ramazan GÜNTAY /www.hurriyetport.com
Yayın Tarihi: 2011-03-20 16:05:05
Yorum yazın
Yorumunuzun yanında gösterilir.
Gizli tutulacaktır.
Eğer bir siteniz varsa, buradan link verin.