Düşün

 

Ramazanla kazandığımız sabır

ve disiplini muhafaza edelim!

 

 

Sevgili dostum, bir mübarek Ramazan ayını daha geride bırakıyoruz. Daha önce de söz ettiğim gibi 58 yıllık yaşamımda bu kadar bir Ramazan geçirdiğimi hatırlamıyorum. Eskiden oruca başladığımızda 4-5 gün çay ve sigara beni çok zorlardı. Ama şükürler olsun son iki yıldır Ramazan boyunca ne sigara, ne çay aradım. Hatta acıkmadım bile. Bu Ramazan benim için çok güzeldi anlayacağın…

Ancak tabii ki, herkes için değil. Afrikalılar açlıktan kırılırken, Libya ve Suriye’de Müslümanlar birbirini yok etmek için son güçleriyle çabalarken pek fazla da mutluluk duyduğumuz söylenemez. Oralar karışık, bizim buralar da karışık. Terör yine aldı başını gidiyor, analar, babalar, bacılar kanlı gözyaşları döküyor. Hayatım boyunca terörden bir hayır kazanmış bir örgüt, devlet duymadım görmedim… Bundan sonra da göreceğimizi sanmıyorum…

 

DÖKÜLEN KANDAN NEMALANANLAR

 

Dökülen kandan, verilen canlardan nemalananlar var. Onlar sırf bunun için şehit sayısının artmasına, sokakta yürüyen bir vatandaşımızın, bir yavrumuzun bir bombanın, bir kör kurşunun hedefi olmasına kulak asmıyorlar. Neyse bütün bunları bir başka gün konuşalım diyorum ve Muş Alparslan Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dekan Yardımcısı Yrd. Doç. Dr. Cemil Oruç’un, yaptığı araştırmaya kulak kabartalım diyorum. Oruç’un yaptığı araştırmaya göre oruç tutanlar daha sabırlı olurken, günde beş vakit namaz kılanların disiplin duygusu gelişiyor. Ortalık böylesine karışık iken, anlayış ve hoşgörü kalmamışken bize de sabretmek düşüyor sanırım. İşte Doç. Dr. Oruç’un araştırmasının kısa bir özeti:

“İbadetlerin ruhuna uygun olarak yapılması durumunda insanların davranışlarına olumlu etki ettiğini ifade eden Oruç, Kur'an-ı Kerim'in insanların kişisel ve sosyal hayatını düzenlediğini söylüyor. İbadetlerin sadece namaz kılmak, gün boyu aç kalmak veya başkalarına bir şeyler dağıtmak gibi değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Oruç, bütün bu ibadetlerin aslında bir davranış modelini oluşturduğunu, dolayısıyla namaz, oruç, zekat gibi ibadetlerin insanların davranışlarına olumlu bir şekilde yansıması gerektiğini vurguladı.

 

ORUÇ, OLUMSUZLUKTAN UZAKLAŞTIRIYOR

 

Gerçek anlamda oruç tutmanın insanları başkalarına iftira etmek, yalan söylemek gibi olumsuz davranışlardan uzaklaştırdığını dile getiren Oruç, bu ibadetin sevap kazanmanın yanı sıra sağlık ve psiko-sosyal açıdan da insana birçok katkısının olduğunu belirtti. Oruç tutmanın insanlara daha güçlü bir iman ve ahlak bilinci kazandırdığını ifade eden Yrd. Dr. Dr. Oruç, insanların temel fizyolojik ihtiyaçlarından olan yemek, içmek ve cinsellikten bir süreliğine uzak durarak nefislerini terbiye ettiklerini ve bu sayede olumsuz davranışlardan ve aşırılıklardan uzaklaştıklarını ifade etti. Oruç tutanların özellikle sabır, hoşgörü, merhamet, sevgi, şefkat gibi duyguları daha yoğun yaşadığını dile getiren Oruç, bu ibadet sayesinde insanların açların, yoksulların halinden daha iyi anladığını da belirtti. Oruç tutmanın bireylerin iradesini kuvvetlendirdiğini ve sabrını geliştirdiğine de dikkati çeken Oruç, ayrıca oruç sayesinde mide ve sindirim sistemin dinlendiğini de söyledi.

 

RAMAZAN İDEAL BİR YAŞAM

 

Ramazan ayının ideal bir hayatı sembolize ettiğini de vurgulayan Cemil Oruç, “Ramazan ayı, insana hem ideal bir ayın hem de ideal bir günün nasıl yaşanması gerektiğini öğretir. Oruç aynı zamanda ideal bir Müslüman’ın nasıl olması gerektiğini de öğretir. Bu bakımdan oruçlu kimselerin Ramazan ayındaki  davranışlarını diğer aylara da yayması gerekir” dedi.

Namaz kılmanın insanların davranışlarında birçok olumlu değişikliğe sebep olduğuna da işaret eden Dekan Yardımcısı Oruç, orucun namaz ve zekat gibi diğer ibadetlerle birlikte daha anlamlı olduğunu vurguladı. Özellikle namaz kılmanın insanların disiplin bilinicinin gelişmesine katkı sağladığını belirten Oruç, gün içinde beş vakit namaz kılanlarda sorumluluk bilincinin geliştiğini söyledi. Oruç, namaz kılanların Allah korkusu sayesinde başkalarına haksızlık etme ya da bunun gibi olumsuz davranışlardan uzaklaştığını kaydetti. İbadetlerin insanların ahlaki ve vicdani gelişimlerine büyük katkı sağladığını anlatan Oruç, namaz kılıp, oruç tutan ve sahip olduğu şeylerin bir kısmını yoksul insanlarla paylaşan insanların yoğun olduğu toplumlarda kutuplaşmaların değil ortak noktalarda buluşmanın mümkün olacağını, bu bakımdan ibadetlerin ve özellikle orucun daha hoşgörülü, daha yaşanabilir bir toplumun oluşmasına önemli katkılar sağlayabileceğini de ifade etti.”

 

BAYRAMINIZ MÜBAREK OLSUN

 

Evet sevgili dostum işte böyle. Demek ki, bizim bir ibadet gibi gördüğümüz oruç tutma bir anlamda psikolojik olarak da kendimizi geliştirmemize yol açıyormuş.

Sevgili dostum, bu vesileyle mübarek Ramazan Bayramı’nı tebrik ediyor, bu mübarek günlerin tüm İslam alemi, ülkemi insanları ve tüm insanlık için hayırlara vesile olmasını niyaz ediyorum…

 

 

Ramazan GÜNTAY

ramazan@hport.com.tr

Yayın Tarihi: 2012-02-29 23:45:33