Siyaset biraz da vefa gerektirmez mi?

 

Sevgili dostum, siyaset konusunda yazı yazmayı sevmediğimi bilirsin. Ama ne yazık ki, bazen insan buna mecbur oluyor. Siyasetle bugüne kadar işim gereği hep haber olarak ilgilendim. Benim çalışma tarzımı da bilirsin, haberi sayfalara yerleştirirken aklımda tutarım, gazete baskıya girince de unuturum. Genel anlamıyla takip ederim, buna da mecburum.

Ancak siyasi partilerin kadroları kimlerden oluşur, nasıl meydana gelir, kimlerdir doğrusu beni pek ilgilendirmez. Ta ki, AK Parti iktidara gelinceye kadar. Bu noktadan sonra birazcık olsun ilgilendim ama ilgilenmem de hangi arkadaşımın Meclis’te yer aldığı veya hangi arkadaşımın belediye başkanı veya belediye meclis üyesi olduğu şeklindeydi.

 

Hepsi kader arkadaşımdı

 

Sevgili dostum sen de biliyorsun ki, bugün AK Parti’yi oluşturan arkadaşlarla okul yıllarında hep birlikteydik, gençlik yıllarımız birlikte geçti. Sonra hayat kavgasına girişince çoğuyla uzun süre görüşme şansımız olmadı. Ama yine de bazılarıyla fırsat buldukça bir araya geldik, sohbet ettik, sorunlarımızı, sevinçlerimizi paylaştık.

Biliyorsun ki, önümüzde bir yerel seçim var. Bu seçimde gençlik yıllarında kader arkadaşı olduğumuz bazı dostlarımız da belediye başkanlığına aday oldular. Ben doğrusu onların aday gösterileceğine adım gibi emindim. Çünkü, AK Parti’nin kurucusu ve başkanı, ülkemizin Başbakanı olan Recep Tayyip Erdoğan’ın yol arkadaşlarıydılar. Hele bir tanesi, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı olduğu günden beri Erdoğan’ın yanındaydı.

Bu arada bazı ilçelerde de Bingöllü hemşerilerim de aday oldular. Diğer partileri bilmem ama dediğim gibi AK Parti kadrolarını iyi kötü tanırım. Çoğu zaten Saadet Partisi ve onun temelini oluşturan S elamet, Refah ve Fazilet partilerinin tabanlarından gelme arkadaşlarımızdır.

 

Bu ülkede demokrasi hak getire

 

Ne yazık ki, bu dönemde de hüsran yaşadım. Beklediğim hiçbir arkadaşım belediye başkanlığına aday olamadı, ya da oldurmadılar. Bu partinin tabanına tamamen zıt insanlar ne yazık ki, birçok il ve ilçede belediye başkan adayı oldular. Neden böyle bir uygulama yapıldı anlamış değilim. Bu yaşananları görünce iyice emin oldum ki, bu ülkede demokrasinin “d”si bile yok. Bunun aksini kimse iddia etmesin.

Neden dersen, mahallelerde, ilçelerde çeşitli partilere gönül veren insanlar, tanıdıkları, güvendikleri, inandıkları insanların yönetimde yer almasını isterler. Ama ne yazık ki, yıllar yılıdır gözlemliyorum, bunların hiçbiri gerçekleşmiyor.

94 seçimleri öncesi çok iyi hatırlıyorum, parti genel merkezinden temayül araştırması yapılması istendi. Beykoz’da yapılan yoklamada bizim bölgeden isimler belirlendi. Gel gör ki, milletvekili aday listeleri açıklandığında Beykoz’un istediği adaylardan sadece biri listeye girebilmişti. O gün bugündür, “Bu ülkede demokrasi yok, lider sultası var veya birilerinin dayatması var” diye düşünür oldum. Bu son seçim de bu düşüncemi pekiştirdi.

 

Hata üstüne hata yapıyorlar

 

Sevgili dostum, haydi vefasızlık yaptılar ve kendilerinin iktidar olabilmesi için çaba harcayan, yıllar yılı emek veren arkadaşlarını aday göstermediler. Peki, daha önceki seçimlerde hüsrana uğramış, seçim kaybetmiş kişileri yeniden niye aday gösterirler?!..

Doğrusu anlayabilmiş değilim…

Eminim, birçok il ve ilçede de aynı hataları yapmışlardır. Ayrıca, bu partinin tabanına zıt insanların aday gösterilmesi de ayrı bir garabet…

Beykoz’u buna örnek gösterebilirim. Bu partinin tabanından gelme bir kişi, ancak, belediye başkanı olduğu dönemlerde parti teşkilatını diğer rakip partiler karşısında ve halk arasında refüze etmekten geri durmadı. Gerekçesi de, “dengeyi sağlamak”tı. Nasıl bir dengeyse bu anlayamadım. Teşkilatı öylesine küstürdü ki, bir sonraki seçimde parti, sandık başlarında görevlendirecek adam, İlçe Seçim Kurulu’nda oy sayımında görev alacak adam bulamadı.

Evet, dostum işte böyle…

Söylenecek, yazılacak çok şey var ama biliyorsun siyasi konulara girmeyi hiç sevmiyorum…

Ama sana soruyorum:
Siyaset biraz da vefa gerektirmez mi?!..



 

 

Ramazan GÜNTAY/ www.hurriyetport.com

ramazan.guntay@gmail.com

 

 

 

Yayın Tarihi: 2011-03-20 16:03:57