‘Türkiye’de insan olmak
her geçen gün zorlaşıyor’
Funda Erkoç
Hürriyetport/PAZAR- Bazı kadınlar vardır hani on parmağında on marifet, her el attığı işi başaran, biraz kibirli, biraz fevri ama bir o kadar da sevimli… Hepsi bir araya gelince de örnek bir Türk kadını… İşte benim gözümdeki Almula Merter portresi… Bu başarılı kadını ziyaret edip iki lafın belini kıralım dedim. Karşımda pırıl pırıl parlayan bir çift göz ve bir o kadar da içten biri… O zaman ne duruyoruz, lafı fazla uzatmadan hemen sorulara geçelim değil mi?
10 cümle ile Almula Merter’i tarif et deseler!
Yaşamayı çok seven, delidolu, kendisiyle yarışı hiçbir zaman bitmeyecek olan, öğrenmenin yaşı yoktur felsefesini benimsemiş, gözü kara, bildiklerini paylaşmayı çok seven, zaman zaman bazı şeyleri algılama problemi yaşayıp, arızaya bağlayan, evren sana her istediğini verir, yeter ki sen kafasını karıştırma sözünü benimsemiş, hayvan sever, haksızlığa hiç gelemeyen biri…
Sanatçı bir aileden geliyorsunuz ve soyadınız Türk tiyatrosuna başarılarla kazınmış, hiç bunun ağırlığını hissettiniz mi?
Elbette her zaman çok büyük bir gurur duydum, böyle bir aileye sahip olmaktan… Ağırlığı altında ezilmedim çünkü ben de yaptığım işlerde her zaman doğru olan şeyleri yapmaya çalıştım… İlklere imza attım ve sanıyorum aile soyadımın yanında babamın adını da soyadı olarak doğru bir duruşla taşıdım…
KADIN-ERKEK EŞİT OLMAMALI
Türk tiyatrosunun bugünkü durumu sizce nasıl?
Şartlar gereği bazen iyi bazen çok fena… Ama Tiyatro’ya gerçekten gönül veren herkes elinden geleni yapmaya çalışıyor…
Feminist bir yapınız var, kadın haklarının sıkı bir savunucusunuz, sizce Türkiye’de kadın olmak nasıl bir şey?
Türkiye ‘de kadın olmak çok zor. Ama aslında galiba Türkiye’de insan olmak da her geçen gün zorlaşıyor… Evet, yıllarca kadın hakları üstüne uğraş verdim, kadın erkek eşitliği, kadın kendi parasını kendi kazanmalı gibi bugün zırvalık olarak adlandırdığım şeylerle uğraştım. Bugün fark ettim ki, savunduğumuz şeylerle mücadele ederken erkeklerin arzularını yerine getirip onların ekmeğine yağ sürmüşüz. Kadın-erkek eşittir, kadın parasını kazanmalı dedik, buyur kazan… Böylece adamın parası cebinde kalıyor ve adamın cebine akrep giriyor… Sen öyle istedin çünkü… Eşit falan da değil kardeşim… Aslında olmamalı… Herkes görevini yapmalı... Niye erkeklere benzemeye çalışıyoruz ki… Zaten milyonlarca yıl sonra erkek kalmayacak, kadın kadına hayatımızı sürdüreceğiz… Y kromozomları günden güne azalıyor ve X kromozomuna dönüşüyor. Duygu Asena’yı ben de çok sevdim ama şimdi anlıyorum ki Duygu Asena döneminin kadınları olan bizler kayıp kadınlarız… Osho diyor ki, “Herkes haddini bilsin. Kadın kadındır, adam da adam… Gerisi safsata… Kadınların gerçekten bir kadın olmasını isterdim. Çünkü bu büyük oranda kendilerine bağlıdır. Kadın, erkekten çok daha önemlidir. Çünkü o rahminde hem erkeği, hem kadını taşır. O, kıza ve oğlana, her ikisine de annelik eder; her ikisini de besler. Eğer o zehirliyse, o zaman sütü zehirlidir, o zaman çocukları yetiştirme tarzı zehirlidir. Erkekle yarışıyorsun ve yarışmana gerek yok; sen zaten üstünsün. Şiir yazmana gerek yok, şiir sensin. Sevgin senin müziğindir. Sevgilinle birlikte çarpan kalbin senin dansındır!”
HAYAT SADECE BİR İŞVERENDİR
Yaşam felsefeniz, idealleriniz ve hayatta hedeflediğiniz nokta nedir?
Osho yaşasaydı işte ruh eşim derdim… Onun felsefesi, yaşamı, söylediği her şey… “Özgürlük, sen onun sorumluluğunu alabilecek kadar bütünleşmiş olduğunda gerçek olur” diyor Osho… Herkesin hayatına dokunabilmek istiyorum, herkesin beynini formatlamak istiyorum. Pozitif yaşamı ve düşünceyi dibine kadar herkese anlatmak istiyorum. Biz kafamızda ne düşünüyorsak o gerçekleşiyor, endişelerimiz korkularımız gerçek oluyor. Yaşama Sanatı Öğretilerimi her yere ulaştırmak istiyorum. İşte onlardan bir kaçı:
Hayat sadece bir işverendir. Ne isterseniz verir. Herkes kendi ücretini belirler… Hakeetmediğini düşünen zaten bol sıfırlarla yaşamaya devam edecektir. Hayatta yüksek hedefleri koymak, bolluk ve zenginlik talep etmek, hiçbir şey yapmayıp, perişanlığı ve yoksulluğu kabul ederek kurban rolü yapmaktan daha büyük bir çaba gerektirmez..
Bir şey yapamayacağınıza inanırsanız, yapamazsınız. Ama yapabileceğinize inanırsanız, başlangıçta gücünüz ve koşullarınız olmasa bile elde edebilirsiniz…
Kendin ol; bu kadarını Allah’a borçlusun. İçten bir şekilde kendin ol ve o zaman özel olduğunu bileceksin. Allah seni çok sevdi. İşte bu yüzden sen varsın…
Unutmayın hayatınızın senaryosunun mükemmel bir oyuncu kadrosu vardır, ama senaryoyu tam kavrayabilirseniz…
İntikam için yola çıkarsan, işe iki mezar kazarak başla. İhtiyacın olacaktır.
İNSANLARI VE HAYATI SEVİYORUM
Çok faal bir insansınız kitaplar, oyunlar, söyleşiler hep insanlarla iç içe bir hayat… Bazen “yeter” dediğiniz oluyor mu?
Ben insanları çok seviyorum, hayatı çok seviyorum. İşimi çok seviyorum, çünkü hayatları değişen, formatladığım o kadar çok insan var ki… Onlardan aldığım güzel enerjiler onların da cümlelerini değiştirebilmek beni çok mutlu ediyor…
İnsanlara yaşam koçluğu yaparak bir nevi onların hayatlarına yön veriyorsunuz. Peki sizin hayatınıza yön verenler oldu mu?
Elbette… Ben çok şanslı biriyim, müthiş bir aileye sahibim. Beni hiç eleştirmeyen, benim her şeyi algılayabilmemi sağlayan, memur aile olmalarına rağmen sonsuz olanaklarını benim ve kardeşimin gelişimine harcayan müthiş bir aile… Ve her şeyden önce bana okumam için hiçbir şeyle ölçülemeyecek kütüphane sağladılar. Belki bana bırakacakları maddi şeyler az ama bana müthiş bir hayat ve müthiş bir kitap koleksiyonu, alışkanlıklar bıraktılar…
İnsanlara hep pozitif enerji vermeye çalışıyorsunuz. Sizce başarı oranı ne?
Şu ana kadar başarısız olmadım, en azından kafalarında ışıklar açıyor, anahtarlarını bulmalarına yol açıyorum. Sonra onlar kendi sihirli değneklerini kendilerine değdiriyorlar…
Siyaset deyince ne düşünüyorsunuz sizce ne anlamı var? Bir gün içinde olmak ister misiniz?
Siyaset geçen yıla kadar “Bir gün mutlaka Başbakan olacağım bu ülkeye” dediğim bir şeydi… Şimdi… Evet şimdi de isterim başbakan olmayı, ama bu felsefemle… Bir de 2 tane çok istediğim yasa vardı, onları gerçekleştirmeyi çok istiyordum. Bütün milletvekili maaşlarını asgari ücrete düşürüp prim ödemek… Böylece herkes çalışmak zorunda kalacak… Ve kadınlara mutlak surette maaş bağlanması... Kocaları tarafından…
REFERANDUMDA OYUM ‘HAYIR’
Süper iki yasa ben çok tuttum eminim bütün kadınlar aynı görüşte olacaklar. Yakın bir tarihte tüm Türkiye’yi yakından ilgilendiren bir referandum var, bazı sanatçılar görüşlerini belirtiyor, sizin bu konudaki görüşleriniz nelerdir?
Kesinlikle “hayır” diyorum. Ve hala bu referandumun demokrasiyle alakalı bir şey sananların beyinlerine mutlaka format atılmalı diyorum… Her zaman, herkese saygı duyarım, her fikre… Ama Atatürk’ün mezarında sessiz çığlıklar atmasına seyirci kalanları affedemem ve tarihte affetmeyecektir. Bu referandum, rüzgar nereden eserse referandumu değil, ya da aman cici görüneyim, TV programım elimden gitmesin referandumu değil… Unutmasınlar ki Atatürk olmasaydı şu anda 35 takla atıp 7 kere amuda kalkmayı becerselerdi bile bugün var olamazlardı…
Elinize o çok meşhur sihirli bir değnek verilse tüm dünyada neleri değiştirmek isterdiniz?
Dünyada herkesi OSHO merkezine kapatmak ve beyinlerini formatlamak isterdim…
Sizce aşk, sevgi, mutluluk kelimeleri neyi ifade ediyor?
Aşk Allah’a karşı duyulan büyük bir sevgidir..Yegane dindir. En büyük gizemdir… Mutluluk, yaşadığın her anın keyfini çıkarabilmektir. Şükredebilmektir. Hayat zaman zaman bizi üzebilir, o anda bile dönüp göz kırparak hayatı gıcık edebilmektir… Sevgi ise, sonsuz bir danstır…
İLK FIRSATTA UMRE’YE GİDECEĞİM
Yeni projeler mutlaka vardır, önümüzde ki günlerde sizi takip edenler ne gibi sürprizlerle karşılaşacak?
Televizyonla ilgili projem var, görüşme halindeyiz, tabii yaşama sanatıyla ilgili bir program olacak. Çünkü inanılmaz talep var… Ama doktor programı gibi değil… Bu arada Eylül ayında Kamboçya seyahatim, arkasından ilk fırsatta umre var… Bu arada evlenmeye karar verdim, bütün yakınlarıma haber verdim. Flört etmeyi düşünmüyorum artık… Bugüne kadar flört ettik ne oldu. Yurt dışında arkadaşlarım ellerinde benim resmim aday arıyor. Ve çocuk doğuracağım… Ekim’de “Varım” adında yeni kitabım çıkıyor. Ayrıca 3 kitabım daha var, bitmek üzere olan, hepsi yaşama sanatı üstüne paylaşım…
Yoğun bir tempo sizi bekliyor bu arada hurriyetport okurlarına zaman ayırdığınız için size teşekkür ederiz.
Funda ERKOÇ
hurriyetport.com/PAZAR
Yorum yazın
Yorumunuzun yanında gösterilir.
Gizli tutulacaktır.
Eğer bir siteniz varsa, buradan link verin.