Engin Kelemençe: Ayda bir şeyler oluyor. NASA paylaşmalı. Zamanı gelmedi mi sizce de!

Hürriyetport/PAZAR- Ufolar ütopik bir hayalin eseri olarak görülse de son yıllarda artık saklanamaz boyutlarda kendilerini göstermeye ve irtibatlar kurmaya başladılar. Her ne kadar NASA ve benzeri kuruluşlar kesin açıklamaları henüz yapmamış olsa da UFO’lar ülkemizde bile ilköğretime ders olarak girmeğe başardı. Bilinmeyen dünyaların kapısını aralamak için Dünyada binlerce Ufalog sürekli rasat halinde. Bizde bu gün çok karışık olan Dünyanın sınırları dışına çıkalım dedik ve Ufolog Engin Kelemençe ile keyifli bir söyleşi yaptık. Engin Kelemençe elindeki binlerce görüntüden bazılarını bizimle paylaştı. Her zaman için ciddi kurum, kuruluşlarla paylaşmaya ve ham görüntüleri yerli yabancı analizler içinde göndermeğe hazır. Yaslanın arkanıza ve dalın kâinatın sırlarına… İyi Pazarlar…

 

Sizi tanımayanlar için bize Engin Kelemençe’yi anlatır mısınız?

Öncelikle böyle ciddi bir konuya el attığınız için sizlere teşekkür ederim. Temel bilgilendirmeden başlarsak İsveç uyruklu bir eşim var Sabrina Palsved. İngilizce ve İsveç’çe olmak üzere 2 yabancı dil biliyorum. 32 yaşındayım Bursa’da ikametgâh etmekteyim. Yıllarını turizme ve evcil hayvanlara adamış maceraperest ruha sahip biriyim Türkiye topraklarından başlayarak İskandinav ülkelerine kadar açılan sınır tanımayan bir yapım var. Gezegenleri ve dünya dışı yaşam formlarını tanımak sırada ki hedefim.

 

Ufo ilginiz kaç yaşlarında ve hangi olayla başladı? Mesela ben 9 yaşında ilk Ufo mu gördüm Ufalog değilim ama kendileriyle yakından ilgili ve ilişkiliyim…

Ufo’ları yıllardan beri yazılı ya da görsel basından takip etmekteyim. Çocukluğumdan beri ilgimi çeken bir olay oldu benim için, zaten söz konusu bilinmeyen olduğunda daima ilgi çekmez mi? Fakat görsel ve net ilk temasım (gözlemim) Bursa’da manzaralı, çok büyük olmasa da bir bahçesi olan bir evim var, bundan 3 yıl önce bahçemde köpeğimle ilgilenirken tuhaf bir koyu turuncu ya da alev kırmızısı diyebiliriz daire şeklinde ışıklı bir cismin Ankara istikametinden Uludağ istikametine doğru ilerlediğini gördüm, ilk başta komik gelebilir ama hava karanlık olmasına rağmen yamaç paraşütüyle atlamış benim gibi maceracı bir deli sandım. (gece yamaç paraşütü ile atlamak yasak ve tehlikelidir) İlk düşündüğüm bu oldu çünkü alçak olmasına rağmen hiç ses çıkarmıyordu ve çok ağır hareketlerle ilerliyor, ilerlerken de hafif yalpalamalarda bulunuyordu. İlginç olduğu için eşime Sabrina diye birkaç kez seslendim ve koşarak gelmesini istedim bahçeye. O anda eşim TV karsısındaydı.  Geldi ve ortalama benim 15 saniye kadar olan uzun gözlemimin 3 ya da 5 saniyesine tanıklık etti. Şaşkınlığını eşimde gizleyemedi, cisim gözden kaybolduğunda tartışmasını yapmaya başladık. Köpek eğitimcisi olduğumdan onları çok iyi tanıyan biri olarak olay esnasında ve sonrasında köpeğimin tüylerinin dimdik dikildiğini, çok ciddi anlamda rahatsız olup içten hırladığını, çok rahatsız olduğunu gördüm. Oysa o cisim dışında onu rahatsız edecek hiçbir şey yoktu. Birkaç saniye sonra olayın şokunu atlatır atlatmaz bunun bir Casus uçağı ya da UFO olduğu kanaatine vararak, vatandaşlık vazifemi yaptım internetten numarasını bularak Ankara Türk Hava Kuvvetleri’ni aradım. Telefona bağladıkları rütbeli şahıs ihbarımı aldı, beni dinledi ve “Engin Bey ilginiz ve ihbarınız için teşekkürler sizden önce de ihbarlar geldi o bölgeden” dedi. Benden başkalarının da aynı olayı görmesi beni Ufalogluğa iten ilk adım oldu. Yalnız değildik evrende.

 Sizce neden Ufo bilgileri Dünya devletleri tarafından saklanıyor ve Ufolarla ilgilenen ya da gören şahıslara şizofren gibi davranılıyor?

Hükümetler, ordular hatta en başta örtbas eden en büyük kurum NASA resmen saklıyor bu fenomenin gerçek yüzünü ve bilgi aktarımı sağlayacak olan materyalleri. NASA görüntüleri, somut deliller olan maddeler ya da cisimler hatta UFO gemileri, neden mi saklanıyor?  II. Dünya Savaşı sırasında bir savaş uçağının, UFO olduğu düşünülen bir araçla karşılaştığını ortaya koyuyor. İngiltere’nin doğu sahili açıklarında yaşanan bu tuhaf karşılaşmayı öğrenen Başbakan Churchill, “Bu olay, kamuoyunun genelinde telaş yaratabileceği ve Kilise’ye olan inancı yıkabileceği için, hemen saklansın” talimatı vermiş. İngiltere Başbakanı, bu kararı, General Eisenhower’la konuştuktan sonra almış ve ilgili belgeler, 50 yıllığına raflarda saklanmış. İşte bunun gibi bazı devlet büyükleri kaos oluşur, insanoğlu dinden uzaklaşır, kafalar karışır, dengeler bozulur gibi bir Teoriye inanıyorlar, biz Ufologlar maalesef evet bazen delirmiş ya da şizofren damgası yiyiyorduk bu doğru, Lakin bu bulgu her geçen gün daha da iyileşmekte artık Ülkemizde bile Ufologları yavaş yavaş ciddiye alıyorlar, bunun sebebi artık inkâr edilemez boyutlarda dünyanın her yerinde hemen hemen her gün kameralara yakalanan UFO gözlemleridir bazen şahıs tek başına bazen ise toplu gözlemler eşliğinde olmakta.

 

 SETI (Dünya Dışı Akıllı Yaşam Arama) adlı organizasyonun yayınladığı rapora göre, gezegenimize yaklaşmakta olan üç devasa uzay gemisi bulunuyor ve gemilerin 2012 yılı Aralık ayında Dünya'ya ulaşacağını iddia ediyorlar. Maya takviminin son günü de 21 Aralık 2012. O zamana kadar yaşarsak gidici miyiz sizce?

21 Aralık 2012 benim için de önemli bir tarihtir. Fakat Dünyanın sonu vs gibi safsatalara kanmayalım. Kimseye malzeme olmamalı bu tarih, 2012’yi farklı kılan şu olmalı insan olgunun çift sarmaldan 12 sarmala kadar bir ilerleme gösterecek bu tabii ki hemen olmayacak 13 Aralık sabahı hadi bakalımmm biz dünyalılar 12 sarmalız diye komik bir varsayıma kapılmayalım, bu sarmal dediğimiz olay duyularla ilgilidir bunu ister 6.hissin gelişmesi olarak algılayın, isterseniz telepati denen kavramın artacağı olarak algılayın. Ben sizlere basit yoldan kısaca örnekledim.  Bunun dışında uzaylı komşularımızla tanışma faslı olabilir. Çok ciddi gözlemler ya da ciddi mesajlar alabiliriz onlardan… Benim için kısadan 2012’nin tanımı budur.

 

Okurlarımız neden bu soruyu size yönelttiğimi düşünecektir. Çünkü siz geçtiğimiz günlerde ayın arkasında devasa cisimler tespit ettiniz. Sizce bu gözleminiz SETI’nin iddiası ile örtüşüyor olabilir mi?

Elbette görüntülediğim videolar ve resimler SETI’nin iddiasıyla örtüşüyor çünkü görüntülerin bu iddialardan sonra çekilmesi gözlemlenmesi ilginç değil mi? Sizce de biraz örtüşmüyor mu, milyonlarca ışık yılı uzaklığından geliyorlar NASA bu konuyla ilgili çok ciddi bilgilere sahiptir, eminim. Ancak henüz açıklamaktan yana değiller her zamanki gibi bu olayı da örtbas ediyor. Hatta geçenlerde tüm dünya televizyon izleyicisini ekrana resmen yapıştırmıştı. Nasa’dan şok iddia dendi, herkes gibi bir sevinç oluştu içimde, ben uzaylı diye adlandırdığımız canlılardan bahsedecek bilgi paylaşacak derken yeni bulduğu bir hücreden bahsetti ve yıkıldım. Gerçi bu da çok önemli bir bilgiydi ancak ben artık hücrelerden değil direkt dünya dışı yaşam ile ilgili somut delillerin açıklanmasından yanayım. Hubble Teleskopunun yıllardır çektiği görüntüleri merak ediyorum, kim etmiyordur ki değil mi? USA bağıra bağıra Hubble teleskopunun 7/24 görüntülerinin kayıt altında olduğunu ve incelendiğini söylüyor, madem öyle niçin 24 saatlik bir canlı yayın yapmıyor her hangi bir ulusal tv’sinde, belki bizler canlı yayında Hubble sayesinde uzaylı arkadaşlarımızın görüntülerini yakalarızJ Maalesef NASA’nın işine gelmeyen bir teori bu da.

 

Ay’da neler oluyor?

Ay’ın karanlık yüzeyi hep dikkat çekmiştir öyle değil mi? Ay’da evet çok ciddi bir hareketlilik mevcut yıllardan beri youtube girdiğinizde moon ufo adı altında başlık atarsanız binlerce UFO videosunu Ay’ın etrafında dolaşırken göreceksiniz, Ay sadece dünyamızın bir uydusu değil aynı zamanda uzaylı dostlarımızın da benim teorim bir üssü ya da ilsem yapılan konaklama yeri. Ben kendi imkânlarımla 114 mm çapında odak uzaklığı çok harika olmayan basit bir amatör teleskop ile bu görüntüleri yakalaya bildiysem ciddi devasal teleskopları olan kurumlar kim bilir neler görüntülediler? Sizce de mantıklı değil mi, işte bunlarda ört basın kanıtlarından biridir bence, bu arada NASA’nın Ay’ın yüzeyinde çok ciddi çalışmaları oldu. Nedense bu çalışmalar birden durdu, bundan 50 yıl ve sonraları Ay’a sürekli ekip gönderen ekipler buna Rusya’da dâhil birden Astronotların ürpertici iddialarıyla son buldu, acaba tehdit mi aldılar uzaylı dostlarımızdan ya da görsel bir Show’a mı tanıklık etti Astronotlarımız..?? Niçin karanlık yüzey araştırılamıyor?? Bunlarda dikkate alınması gereken noktalar.

 

NASA’nın geçen sene yayınladığı güneş patlaması ile ilgili fotoğraflarında dikkatinden kaçan bir ayrıntı Dünyaya dümbür düdük oldu. Fotoğrafta patlamanın olduğu yerde olaya müdahil olmaya çalışan gemiler de gözüküyordu hemen geri çekseler de internet dünyasında tabii ki bir anda dağıldı. Dünyamızda güneşe o kadar yaklaşabilecek bir maden ve teknoloji olmadığına göre uzaylılar biz neden korumaya çalışıyor, neden güneşi onarıyorlardı sizce?

Bu güzel soruya bir Ufolog olarak çok kısa bir cevap vereceğim,

1: Güneşten faydalanan tek biz dünyalılar değiliz,

2:Tarihte de olduğu gibi (mısır yazıları figürleri Maya resimleri, eski mağara dönemine ait sekiler ve resimler vs.) dünya’ya sürekli bir seyahat içindeler

Dünyamız uzaylı dostlarımız içinde çok büyük önem taşıyor, sanki dünyamızda bir şeyler ekip biçiyorlar diyebilirim, biz dünyalılar farkında olmadan onlara bir şeyler sağlıyoruz bir şeyler üretiyoruz kanaatindeyim şahsen. NASA’nın gözden kaçırdığı demeyelim de yavaş yavaş sindire sindire alıştırmaya çalıştırdığı bir toplumuz NASA’nın gözünde. O video bilinçli olarak yayınlandı bence.

 

Başınızdan gerçekten sizin de tüylerinizi ürperten bir UFO olayı geçti mi?

O kadar çok olay geçti ki hepsi birbirinden heyecan vericiydi. En hoş olanlarından birini paylaşalım sizinle:  Geçen yaz kalabalık bir grubuz 11 kişiyiz, aramızda bırakın UFO göreni onların varlığına inanmayan 4 ya da 5 kişi var. O gece dedim ki “gidelim manzaralı bir yere teleskoplar kameralar eşliğinde gözlem yapalım”. Önce yemeğimizi yiyelim dendi ve karar kıldık arkadaşımın manzaralı evine gittik. Ancak balkonun üzeri kapalıydı sadece şehir manzarası mevcuttu, bende ısrarla “burada bir şey görme şansımız çok düşük gökyüzünü görmeliyiz” dedim ve ısrarla evime davet ettim grubu. Kabul etmelerinin tek sebebi %100 bu gece size UFO göstereceğim iddiasıydı. Kimi güldü, kimi “fark etmez” dedi, kimi de inandığı için gittik. Hava soğuktu ancak bizler inatla 3 saat geçmesine rağmen bekliyorduk. UFO gözlemlemek çok büyük sabır ister bunu unutmayın. Gökyüzünde benim bile ilk kez tanık olduğum 50 kadar UFO grup halinde üzerimizden geçmeye başladı çok yavaş hareketlerle gökyüzünde süzülürcesine, bu resmen bir gövde gösterisiydi aramızda inanmayanlar Kelime-i Şahadet getirmeye başladı. Daha önce görenler şaşkınlıkla, ben ise müthiş bir mutlulukla olayı izledik ve elimizdeki aparatlarla bu anı çekmeye çalıştık ancak çok mat renkteydiler görüntü almamız amatör ekipmanla mümkün olmadı ama 11 kişinin bu olayı çıplak gözlerle izlemesi büyük keyif verdi bana. Ardından benim bizzat çektiğim UFO videolarını paylaştım o grupla resmen büyülendiler, bakış acıları değişmişti evrene, bu da bana büyük bir haz ve heyecan vermişti.

 

Türkiye’de Ufolog olmanın bir getirisi ve ya götürüsü var mı?

Maddi anlamda hiç bir getirisi yok inanın buna. Şunu inkâr etmeyeceğim ilk çektiğim görüntüleri ben bile paraya çevirebilir miyim diye yırttım kendimi, sonra Sirius Uzay Bilimleri Araştırma Merkezi Başkanı Haktan Akdoğan’la tanıştım sonuçta UFO fenomeninin merceğidir bu kurum Türkiye’de, bana evrenin gizeminden her bahsettiğinde bu içimdeki Ufolog bulgusu daha da arttı ve paylaştım. Basında bir kaç kanalda yayınlandı, anladım ki; böyle bilimsel bir konu toplumla paylaşılmalı ve bilinçlendirilmeliydi, maddi yönden bakmak çok yanlıştı. Toplum ilk zamanlarda sizi yadırgıyor, tuhaf gözle bakıyor ancak bu konuyla ilgili ciddi çalışmalar yaparsanız sizlerle tuhaf bakan insanların zaman geçtikçe size usulca sokulup bu fenomenle ilgili sorularını alıyorsunuz ya da toplumdan dışlanırım korkusuyla paylaşmadığı UFO hikâyelerine eşlik ediyorsunuz, çok keyifli oluyorJ. Ancak şu soruyu sormakta fayda görüyorum, eğer biz Ufologlara ya da araştırma merkezlerine devlet tarafından ya da bir sponsor tarafından sahip çıkılsa dünyayı ayağa kaldıracak görüntüler elde etmez miydik? Mesela ben 117 mm’lik teleskop yerine 300 mm’lik bir teleskopla çekseydim ya da teleskopuma bağlı olan fotoğraf makinem 8 pixel değil de çok daha iyi bir ürün olsaydı çok daha net görüntüler elde etmez miydim?

Foto galeri için resime tıklayın!

 

 Eşinizde Ufolog mu? Ufalog değilse zaten sizinle evlendikten sonra Uzay gönüllüsü olmuştur diye düşünüyorum.

Eşimde çok meraklı birçok gözleme tanıklık etti o da. En kısa zamanda ülkemizin bu konuyu daha da ciddiye almasını umut ediyor. Sizlere son sözüm şu olacaktır “Ara sıra gökyüzüne bakın. Bir uçak bile gördüğünüzde onu izlemekten usanmayın inatla bakın, belki de sizi görsel bir şov bekliyordur kim bilir?

Engin Kelemençe ile sohbetimiz bitip bulunduğumuz yerin kapısına çıkıp araç beklerken gündüz gözüyle oldukça belirgin bir cisim gördük. Yaklaşık beş on saniye izlediğimiz cisim uçakların epey üstünde şaka gibi bize göz kırpıp durdu. Sizlere de röportajımızı okuduktan sonra UFO’lu günler diliyoruz. Gece ya da gündüz kafanızı kaldırıp ara sıra bakın onlar orada ve emin olun dostlar…

Hürriyet Turnalı

Yayın Tarihi: 2012-03-05 15:08:15