İstanbul’a İMÇ yakışmıyor!
Halit Nart’ın inanılmaz öyküsü…
Hürriyetport / Pazar-
Hani Yeşilçam filmlerini izlerken “Hadi canım bu kadar da olur mu” dediğimiz yaşantılar var ya, işte Halit Nart’ın hayatı ve yükselişi de aynı bir film tadında! Belki de bazılarımız için örnek olacak bir başarının, sıfırdan bir varoluşun öyküsü onunki…
Sizin hayatınız tam bir Yeşilçam filmi tadında, sıfırdan bugünlere geliş öyküsü, biraz paylaşır mısınız bizimle?
Yeşilçam filmlerinde gördüklerimi birebir yaşadım. 9 yaşlarında geceleri ertesi günün gazetelerini başka bir söylemle “MEYHANE BASKISINI”, daha doğru bir söylemle “ANADOLU BASKISI”, ya da “YARINKİ CİNAYETLERİ YAZAN GAZETELERİ” satıyordum. Bir gün Şişli’deki Kent Pasajı’nın içinde gazeteleri satarken dışarıda tezgahı olan “Şileli” lakaplı gazete satıcısı pasaj içine gelip “Sen mi burada gazete satıyorsun? Biz de dışarıda bekliyoruz boşuna” diye bana bir tokat atmıştı. Bense 9 yaşında bir çocuğun tüm saflığı ile saat akşamın 22.00’lerinde yani yaşıtlarım sıcak yataklarında rüyalara dalmışken, benim tek düşüncem gazeteler bitse de gidip uyusam diyorum. Tokat ile ağlarken, birden “Hayatım neden ağlıyorsun sen bakayım” diye bir ses ile kafamı yukarı kaldırdım. Gözlerime inanamıyordum, dönemin en sevilen sanatçısı karşımda idi. Ben de ona kısaca durumu anlattım. “Tamam, hadi bir gazete ver bakalım” dedi ve bana o dönemin en büyük kâğıt parasını verip gitti. Ben o parayı bir ay harcadım. Gazete satan çocuk asker dönüşü yine bir gazete ilanıyla bir müzik firmasına tezgahtar olarak girdi ve 6 ay sonra Bülent Ersoy, İbrahim Tatlıses, Kibariye, Arif Sağ, Yüksel Uzel, Edip Akbayram gibi isimlerin kadrosundaki şirket müdürü oldu. İlk albümlerdeki ‘süpervizör’ olayını başlattı. Her neyse uzatmayalım, bir gün kendisine gazete alıp fazla para veren sanatçıyla aynı şirkette karşılaştı. Sanatçı şirket sahibini görmek istiyordu. Patron olmadığı için eski gazete satıcısı, yeni müdürün odasına çıkıldı. Sanatçının kanalbantı isteği karşılandı. Yemek yenilip çaylar içildi ve sanatçı giderken “Hayatım sen ne kadar iyi bir çocuksun, sağol” dedi. Aldığı cevap ise “Efendim bu benim iyiliğim değil, 17 yıl önce gecenin bir yarısı ağlayan çocuğa sizin insanca dokunuşunuzun geri dönüşümü” deyince, konu anlatıldı ve sarılıp gözyaşları döküldü. Sanatçı Erol Büyükburç’tu ve ben ikinci 17 yıl sonra ilk kendime yaptığım albümdeki ilk ödülü de yine Erol Büyükburç’un elinden aldım. Sizce bu bir işaret mi? Erol Büyükburç’a uzun ömürler diliyorum...
Hayatınızda ayrı bir yeri olan Unkapanı plakçılar çarşısı deyince ilk aklınıza gelen nedir?
Unkapanı denince aklıma; uzunca zamanımı bıraktığım güzel bir yer geliyor. Ancak, dünyanın sayılı şehirlerinden olan İstanbul’a İMÇ yakışmıyor. Müzik sektörü daha kaliteli yerlerde, daha kaliteli şekilde yapılmalı. İMÇ semt olarak müzik sektöründeki misyonunu tamamlamıştır.
Hayatımın dönüm noktası dediğiniz olay nedir?
Futbolculuk yaşantım ve hayallerim vardı. Birlikte top oynadığım arkadaşlarım, çok ünlü topçu oldular, milli takımda oynadılar, hatta Aykut Kocaman, Fenerbahçe’ye antrenör oldu. Kabataş Altın Mızrak’ta oynarken, aynı okulda da okuyorduk. Asker dönüşü boş durmayayım iş bakayım diye aldığım bir gazeteden müzik sektörüne tezgahtar olarak girmiş oldum. O gün ilan için gelen 100’den fazla insan vardı ve beni seçmişlerdi. Bu belki de bir belirtiydi. Şükürler olsun…
Bir anda birçok ünlü isimle çalışma imkânı yakaladınız eminim zorluklar yaşamışsınızdır!
Birçok ünlü veya ünsüz ile çalışırken elbette zorluklar yaşıyorsunuz. Ama bu işin doğasında var. Kendi firmamı kurmadan önce çalıştığım firmada en zor sanatçı Sayın Bülent Ersoy’du. Donanımlı sanatçılığın getirdiği biraz da kaprisleri vardı. Mesela illa belli bir marka gazozu vardır, onu bulamazsanız sizi yorar. Kokoreççi sokak satıcısından ister, bulamazsanız sizi huysuzlaştırır. Ama “Diva” olmak da böyle bir şey olsa gerek. 
Tahmin edebiliyorum! Sanatçı dediğin kaprisli olur baksanıza divanın yaptıklarına… Ama sizi en çok zorlayan kim desem?
Benim en kaprisli sanatçım Soner Arıca idi. Örnek alınacak bir hırsı ve azmi olan sanatçıdır. Bugünlere gelebilmek için çok, ama çok çalıştı. Kavgalarımız, huysuzluklar anlamında çok oldu ama hala birbirimizi çok severiz.
En uyum sağladıklarınız kimler? Pek çok yıldız ile çalıştınız sizi hayal kırıklığına uğratanlar çıktı mı? İşi bitince tanımazlığa gelmek bizim insanımızın âdetidir, böyle bir durumla karşılaştınız mı? Gönül koyduklarınız oldu mu?
Pek çok yıldız ve yıldız adayıyla çalıştım. Genelde hep ortak karar vermişizdir. Elbette dinleyen de dinlemeyen de olmuştur. Özellikle, benim sanatçım olmayan ama sevdiğim bir arkadaşıma milyonlar satan albümünden sonra single yapmasının büyük hata olacağını söylemiştim. O da “canım öyle istedi” deyip yapmıştı. Sonra çok pişman oldu. Ama son pişmanlık fayda etmeyen bir sektördeyiz. Bu arada müzik insanları uyumludur, pek huysuzlukları yoktur. Huysuz olanlar da yok olduklarının farkında olmadan sektörde günlerini tamamladıklarını bilmezler.
Herkesin hayalidir bir gün ünlü olmak, o yüzden şarkı yarışmaları çok tutuyor. Sizin bu konudaki fikirlerinizi alabilir miyim?
Evet, müzik ile uğraşan herkes ünlü olmak, sevilmek, beğenilmek ve şöhretin getirdiği nimetten faydalanmak isterler. Bundan dolayı bir şarkı yarışması yapıldığında inanılmaz kuyruklar oluşur. Bu kuyruktaki yüzlerce insandan sadece birkaç tanesi gündeme gelir ve onların çoğu da kullanılıp bir tarafa atılır. Gerçek yetenekler hariç. Bugün “Biri Bizi Gözetliyor”daki Tarık çok güzel çıkış yapmıştı ama iki sene sonra yok oldu. Bayhan, yarışma süresince hep gündemdeydi, en çok mesajı o alıyordu. Ama şimdi nerede? Yoklar. Kimse bu insanların psikolojisini bilmiyor, düşünmek bile istemiyor. Onlar, kendi rollerini oynadılar, alkışlarını aldılar ve sonsuza dek yok oldular. Zeynep Başkan da türkü yarışmasından çıkmıştı ve 5 yıldır da sektörde büyüyerek duruyor. Ünlü olmak dışarıdan görüldüğü gibi değildir ve ağır bedelleri vardır.
Prodüktörlük hikâyesi nasıl gelişti?
Kendi firmam olan Mert Müzik Üretimi kurduktan sonra ilk yapıt olarak sevgili Erdem Alkın’a bir albüm yapmıştım. Sektörde olup da proje üretmemek su içmemek, nefes almamak gibi bir şeydir. Erdem Alkın’dan sonra, Soner Arıca, İlyas Salman, Nazan Öncel, Faruk K, Eda Özülkü, Seda Sayan, Mahmut Tuncer, Coşkun Sabah, Zeynep Başkan, Bizim Gönül, Yakup Ekin, İlhan İrem ve Halit Nart a albümler yaptım... 
Bir yıldızı nasıl keşfedersiniz?
En zor soru bu... Çünkü birini keşfetmek, o kadar zor ki. Bulduğunuz yıldız adayının mutlaka müzikalitesi olmalı, besteleri olmalı, bir müzik aleti çalmalı, sektörü ve Avrupa’yı takip edebilen biri olmalı...Yoksa var olabilme, yıldız olabilme şansı sıfır gibidir. Bir de müzikte “ben bilirim, ben yıldız çıkarırım” yok tamamen his ve iyi zamanlama iyi reklam....
Bir plak şirketi sahibi olarak son dönemlerdeki albümleri analiz etmenizi istesem kim ne iş yapar?
Son dönemde birçok albüm çıktı bunların içinden çok azı prim yaptı, gündeme geldi. İnanın sizlerin bilmediği o kadar çok albümler raflara girmeden yok olup gittiler. Soner Sarıkabadayı, Murat Boz, Hayko Cepkin, Sıla, Şebnem Ferah, Hande, senenin iyileriydiler. Bunun dışında bazı sanatçıların da dönemi kapandı. Özellikle arabeskte son dakikalar oynanıyor. Aslında en önemli şey müziğin zirvesindekiler yaşlandılar… Gün yeni nesile hitap edebilecek gençlerin günüdür. Gerisi nostalji…

Yeni çalışmalar var mı? Yeni hedefleriniz neler?
Evet, yeni çalışmalarımız var, öncelikle kendi albümüm bitmek üzere. 30 Eylül’de çıkacak. Ayrıca Faruk K, Zeynep Başkan, Bizim Gönül, Yusuf Bütünleyin albüm çalışmaları devam ediyor.
En son müzikte bir yerlere gelmek isteyen gençlere ağabey nasihatiniz ne olur?
Müzikte bir yerlere gelmek isteyen gençlere tavsiyem, müzik ikinci işleri, meslekleri olsun. Çünkü zirvede kalmak veya bulunduğunuz yeri korumak artık eskisi gibi uzun süreli değil. Artık, tek şarkıyla meşhur olup sonrada unutulanlar çok oluyor.
Halit Bey sorulara verdiğiniz içten cevaplar için teşekkürler başarı ivmenizin hep yükselmesi dileklerimle…
Esas bana yer verdiğiniz bu keyifli sohbet için ben teşekkür ederim, tabii güzel dilekleriniz içinde…
Funda Erkoç – Hurriyetport/PAZAR
Yorum yazın
Yorumunuzun yanında gösterilir.
Gizli tutulacaktır.
Eğer bir siteniz varsa, buradan link verin.