Rahmi Akyol: Paramı yine oyunculuğa harcadım!

 

Üniversite eğitimini tamamladıktan sonra apar topar İstanbul’a gelen tiyatro oyuncusu Melih Rahmi Akyol, oynadığı ilk filmden kazandığı parayı Ayla Algan ve Vahide Gördüm’den ders almak için harcıyor

 

Röportaj: Fırat İPEK/Hürriyetport

 

Melih Rahmi Akyol, “Tiyatronun ıslak gözlü çocuğu...”

Daha ilkokula giderken oyuncu olmayı kafasına koyan Melih Rahmi Akyol, konservatuar eğitimini komedi dalında tamamlar. Adanalı olmasından kaynaklanıyor olmalı ki, bugüne kadar rol aldığı tüm filmlerde kötü karakteri canlandırıyor.  Fakat, yaptığımız sohbeti sitcom’a çeviren Akyol’u, komedi rolünde görmeyi çok isteriz...

 

* Ailenin geneli öğretmen, sen neden oyuncu olmak istedin?

- Tamamen aileme inat. Babam o kadar baskı yapıyordu ki, okuldaki hocalar beni tiyatro oyununa almıyorlardı.

 

* Neden “Tiyatronun ıslak gözlü çocuğu” diyorlar sana?

- Ortaokula giderken, okuldan kaçıp Adana Büyükşehir Belediyesi’nin organize ettiği tiyatro oyunlarında rol alıyordum. Tabii çok uzun sürmedi babamın bunu öğrenmesi. Bir gün yine sahnedeyken geldi ve beni bir güzel patakladı. O günden sonra hep ağlayarak gidiyordum oyunlara. Hocalarda bu lakabı taktı.

 

* Üzerinde bu kadar baskı varken nasıl oldu da konservatuar okudun?

- Tabi ki evdekilerin haberi yoktu. Çukurova Üniversitesi’nin Matematik bölümünü kazandım. İlk sene hiç derslere girmedim. Kimseden destek almadan konservatuar sınavına hazırlandım ve kazandım. 4 yıllık eğitimden sonra İstanbul’a kaçtım.

 

* Nasıl yani?

- Bayağı kaçtım... (burada gülüşüyoruz)

Valizimi topladım, kimseye haber vermeden çıktım evden. Öyle cebimizde para falan da yok. Otostop çeke çeke, uzun bir yolculuktan sonra İstanbul’a geldim. İlk işim Taksim’i sormak oldu.

İKİ GÜN BANKTA SABAHLADIM

 

*İlk gelişin miydi İstanbul’a?

- Evet.

 

* Hiç bilmeyen birisi için İstanbul zor bir şehirdir. İlla ki ilginç şeyler yaşamışsındır.

- Hem de ne ilginç! Karnım aç, cebimde para yok, kalacak yerim yok, yani hiçbir şeyim yok. İki gün bank da uyudum (Allah’tan yaz günüydü de soğuktan donmadım).

İstiklal’de su, peçete sattım. Halk otobüsünde muavinlik yaptım.

 

* Ne zamana kadar böyle devam etti?

- Çok uzun sürmedi bu hayatım ama oyuncu olabilmek için daha fazlasına katlanabilirim.

 

* Hayatını ne değiştirdi?

- Sene 2003... Taksim’de aylak aylak gezinirken, Atatürk Kültür Merkezi’nin önünden “Kampüsistan” yazılı bir cast midibüsünün geçtiğini gördüm. Hemen o gün dizi çekimlerinin yapıldığı yere gittim. Cast direktörüne, konservatuar mezunu olduğumu ve dizi de oynamak istediğimi söyledim. İki bölüm rol aldım.

 

* Ajans aracılığıyla gitmek yerine, kendin gitmişsin cast direktörüne.

- Ajansa kayıt yaptırdığın zaman hem figüransın hem de aldığının paranın 4/1’ini sana veriyor. Yani pastanın büyük dilimini kendine alıyor.

 

* İlk kazandığın paraları nasıl değerlendirdin?

- Paramı yine oyunculuğa harcadım. Zaten büyük paralar değildi. Ayla Algan ve Vahide Gördüm Tiyatro Okulu’na kayıt yaptırdım. Daha çok Vahide Gördüm’den ders aldım. (Bir an önce iyileşir inşallah)

Bizde usta oyuncuya Allah’tan şifa diliyoruz.

MERCESTEN İNİNCE BABAM ŞOK OLDU

 

* Konservatuar eğitimini  komedi dalında almışsın. Fakat biz seni komik rollerde göremedik.

- Adanalıyız diye herhalde... Düşünsenize tarihte bile (Muhteşem Yüzyıl) kötü karakteri canlandırdım. Aslında oyuncu rol ayırt etmez ama komedi de daha başarılı olduğumu düşünüyorum.

 

* Oyunculuk büyük emek, tecrübe isteyen bir sanat. Bazıları için bu böyle değil...

- Sadece popülaritesi var diye herhangi bir filmde başrol oynayan insanlar var. Bunlardan bir tanesi de Çağatay Ulusoy. Best Model yarışmasında birinci olduktan hemen sonra “Adını Feriha Koydum” dizisinde başrol verildi.

 

* Tiyatroculara gereken değeri vermiyorlar mı?

- Mankenlerden sıra gelirse, biz de oyunculukta gereken değeri görmek istiyoruz.

 

* Önce ünlü olup, sonra oyuncu mu olmak gerekiyor...

- Ben de öyle yapıyorum işte...

 

* Babanla aranı Mahmut Tuncer düzeltmiş...

- Sağolsun Mahmut abi... Yazdığı ve oynadığı “Üç Kağıtçılar” filminin denemelerine girdim ve kazandım. Kader bu ya, film Adana’da çekilecekmiş. Mahmut abiye durumu anlattım, o da beni kırmadı, birlikte eve gittik. Mercedes’ten indiğimi gören babam şok oldu. Sonra da barıştık...

“ŞEYTAN AZAPTA GEREK”

 

* İyi dans ettiğini duyduk...

- Üniversite de Atatürk’ün dansı diye vals, bir de tango eğitimi aldım. Hatta bir çok arkadaşıma ders bile verdim.

 

* Bize de öğretir misin?

- Memnuniyetle...

 

* En son “Bizim Yenge” dizisinde rol aldın. Şu anda var mı herhangi bir projen?

- “Şeytan Azabta Gerek” adlı kısa film projem var. Çekimlerini de yapacak olan Kayra Production sponsorluğunda hayata geçireceğiz.

 

* Konusu nedir?

- Tamamen ben olacak yani komedi... Konusuyla ilgili şu kadar ipucu vereyim; şeytan türk topraklarına girince şok oluyor... Nasip olursa bu filmi uzun metrajlıda çekeceğiz.

 

* Oynadığın filmler belirli bir izleyici kitlesine sahip. Hayranlarından ilginç tepkiler aldın mı?

- Haahaaaa.... İstiklal’de yürürken, yaşlı bir amca ‘Sen benim padişahıma nasıl vurursun” diye üstüme yürüdü.

 

* Son olarak söylemek istediğiniz bir şey var mı?

- Sözlerime şiirle son vermek isterim.

Sen benim artık hiçbir şeyimsin

Aslında hala her şeyimsin....

Melih RAHMİ AKYOL KİMDİR?

Suriye asıllı olan Melih Rahmi Akyol, 13 Mart 1984 yılında Adana’da doğmuştur. 4 kardeşin en küçüğüdür. Çukurova Üniversitesi Konservatuar bölümünü bitirdikten sonra kendisini İstanbul’da bulmuş. Zorlu oyunculuk hayatı böylece başlamış oldu.

 

Oynadığı filmler:

2011   Bizim Yenge (Komedi)

2011   Muhteşem Yüzyıl (Murat Sultan-dönem)

2011   Yer Gök Aşk (Bekir-dönem)

2010-11         Akasya Durağı (Bora-komedi)

2010   Deli Saraylı (Yüzbaşı-dönem)

2010   Hayde Bre sinema filmi (Kapıcı Hasan-dram)

2010   Arka Sokaklar (Berfo-polisiye)

2009   Adanalı (Sercan-polisiye)

2008   Üç Kağıtçılar (Erdal-dram)

2005   Beyaz Gelincik (Doktor-dram)

2003   Kampüsistan (Melih-gençlik dizisi)

 

Yayın Tarihi: 2012-01-09 20:23:31