KIVIRCIK ALİ KİMDİR?

İşte Kıvırcık Ali'nin zorlu hayat hikayesi... Eşi 3 haftalık hamile ve çocuğu babasız doğacak. O doğduğunda da babası öleli 40 gün olmuştu...

 5 solo albümü bulunan, bir trafik kazası sonrası hayatını kaybeden Kıvırcık Ali kim mi? Asıl Adı Ali ÖZÜTEMİZ olan, Kıvırcık Ali 11.10.1968 yılında Tokat'ın Turhal ilçesinin Erenli Köyü'nde, dokuz kardeşin en küçüğü olarak dünyaya geldi. Doğduğu gün babasının ölümünün 40 ekmeği verilmekteydi. Hal böyle iken dedesi "İşte oğlum geri döndü" der ve babasının ismi olan ALİ adını verir.

Babası kendi yöresinde Aşık ALİ olarak bilinen ve çok sevilen mahalli bir halk ozanıdır. Sanatçı büyüyüp okul çağlarına geldiği zaman türküler söylemeye başlar. Bağlamaya ve halk müziğine olan ilgisi, köye gelen ozanları ve dedeleri kapı aralarından dinleyerek başlamıştır.

BABASININ YADİGAR SAZINI ALIR

Bir kayanın üstünde türkü söylerken hayallere dalar ve bu esnada derinden bir ses duyar; "güccük güccük" diye, bu ses evin en küçüğü olmasından dolayı güccük ismini takan annesi Gülbahar hanıma aittir. Oğlunun bu durumunu fark eden Gülbahar hanım, elinden tuttuğu gibi eve götürür ve gözü gibi koruduğu bağlamayı sakladığı yerden çıkararak "al güccüğüm Ali'm babandan sana yadigar" deyip bağlamayı eline tutuşturur.

Sanatçı büyük bir sevinçle annesinin elini öperek bağlamayı alır. Hayatında ilk kez mutluluğun göz yaşlarını o an döker. Sevinci çok uzun sürmez ve bağlaması bir kaza sonucu kırılır. Onca yoksulluğa ve maddi imkansızlıklara rağmen, bu duruma üzüldüğünü gören eniştesi Mehmet ve en büyük abisi Sadık, fırtınalı karlı bir kış sabahı sanatçıyı da yanlarına alarak Turhal'ın yolunu tutarlar. Turhal'da bulunan Kılıç Saz Evi'ne giderek, yeni bir bağlama alırlar.

KİMLERİ ÖRNEK ALDI Mahzuni ŞERİF, Abdullah PAPUR, Ali KIZILTUĞ, Ali Ekber ÇİÇEK, Muhlis AKARSU, Rıza ASLANDOĞAN, Arif SAĞ, Musa EROĞLU ve Sebahat AKKİRAZ gibi büyük üstatları dinleyerek büyür ve örnek alır. Zamanın çoğunu bağlama çalarak geçiren sanatçı artık epey yol kat etmiş ve çevre köylerde de fark edilerek davet edilmeye başlanmıştır….

İlk okuldan sonra maddi imkansızlıklar ve yetersiz koşullardan dolayı okul hayatıma son vermek zorunda kaldım. İşte böyle başlayan öyküm büyük abim Sadık'ın da desteği ile 1983'te beni İstanbul'a kadar getirdi. Öyle değil midir? Yoksulluk Anadolu insanını hep gurbete düşürmemiş midir? Belki önce köyden bir kasabaya, sonra büyük kentlere ya da dünyanın dört bir bucağına… Yani benim deyimimle "Üçüncü gurbete" say say bitmez

3 YIL KONFEKSİYON ATOLYESİNDE ÇALIŞTIM

İstanbul Kasımpaşa'da Güngör Saz Evi ve yapım atölyesinde çalışmaya başladım. 1,5-2 yıl sürdü. Aynı zamanda Tepebaşı Gazinosunda düzenlenen ses yarışmasında Aşıklama dalında birincilik aldım. 1985 yılında ASM Müzik Kursu'na kayıt oldum. 3 ay süren solfej eğitiminden sonra aidatlarımı ödeyemediğim için ayrılmak zorunda kaldım.

Oradan ayrıldıktan sonra da 3 yıl kadar konfeksiyon atölyelerinde çalıştım. Bu süreçte gece kulüplerinde, düğün salonlarında vb… bağlama çalarak, zor koşullarda hayata tutunma mücadelesi verdim." Gazino ve düğün salonlarında çalışmaya başladıktan sonra saçlarının uzun ve kıvırcık olmasından dolayı Kıvırcık Ali olarak anılmaya başlar ve 1988 de Şadıman Hanımla evlenir. Oğlu Eren ve kızı Ecemgül hayatına kocaman bir mutluluk getirirler.

Bugün bu evlilik sürüyor olmasa da Kıvırcık Alinin çocuklarına düşkünlüğü biliniyor. Ayrıca yokluğunu aratmayan Şadıman Hanımla da saygın bir ilişkisi var... 1990-91 yıllarında vatani görevini yapar. Askerden sonra artık kendi duygularını müzikal anlamda dile getirmeye başlayan sanatçı, besteleri kendisine ait olan ve zor koşullarda çalışıp kazandığı birikimi ile 1994-1998 yılları arasında 3 albüm yapar ama maddi imkansızlıklardan dolayı bu albümler piyasaya sürülemez.

1999 YILINDA İLK SOLO ALBÜMÜNÜ ÇIKARDI

1995'de İbrahim AKKAYA ve Mustafa YILMAZ ile birlikte Grup Turnalar'ı kurarlar. 1996'da ilk albümleri olan "Türkülerden Türkülere Yol Eyledik" adlı albümle profesyonelliğe adım atar. 1998'de ikinci albümleri olan "Türküler Kimliğimiz" i çıkartırlar. Bu albümde müziği Kıvırcık Ali'ye ait olan "Turnalar" adlı eser de yer alır.

SON TÜRKÜSÜ ÖLÜMÜ ANLATIYOR

Ali Özütemiz'in ' Hepimize Yeter Dünya 'adlı son albümünde seslendirdiği 'Nerdesin' türküsü sanki bugünü anlatıyordu. Havalimanına giderken Büyükçekmece'de geçirdiği trafik kazasında yaşamını yitiren ünlü Türkücü, sözü ve müziği kendisine ait olan 'Nerdesin' adlı türküde, "Izdırabı gül suyuna bandılar / Gülüm seni arar oldum nerdesin / Ayrılığı altın tasta sundular / Ölüm seni arar oldum nerdesin" diyordu.

YARDIMSEVER SANATÇI

Kıvırcık Ali'nin ölüm haberi sevenlerini yıktı. Ailesinin ve akrabalarının yaşadığı Avcılar Yeşilkent Mahallesi hüzne boğuldu. Bizzat yaptırdığı Er Mahmut Dede Cemevi önünde toplanan kalabalık, birbirine başsağlığı diledi. Adli Tıp Kurumundan alınan cenaze cemevine getirilirken, trafik durdu. Kalabalık cenaze aracı cemevi önüne yanaşmadan, tabutu omuzlara alıp taşıdı. Bu sırada cemevi önünden feryatlar yükseldi.

Kıvırcık Ali'nin cenazesi cemevine getirilirken, tabutun arkasından yanındakilerden aldığı destekle yürüyebilen genç kadın dikkat çekti. Aslı Özütemiz, Kıvırcık Ali'nin henüz geçen yıl evlendiği ikinci eşiydi. Ve Aslı 3 haftalık hamileydi. Sadece yeni eşi değil, ilk eşinden olma kızı Ecemsu da şoktaydı. Kıvırcık Ali'nin Ankara'da vatani görevini yapan oğlu Eren'in birliğinden izin alıp, İstanbul'a doğru yola çıkacağı öğrenildi.

Yayın Tarihi: 2011-01-11 20:16:00